borsa yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
borsa yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Borsa, bayram öncesi 188 puan düştü

27 Kasım 2009 Cuma

Bayram öncesi son işlem gününde endeksi 188 puan düşerek günü 45 bin 350 puandan kapattı.

Hisse senetlerine de düşüş yansıdır. İşlem gören hisse senetleri, yüzde 0,41 oranında değer kaybetti.

Borsa, salı günü işleme yeniden açılacak.

Read more...

Borsada düşüşe devam: -823

19 Kasım 2009 Perşembe

Borsa, uzun süren düşüşlü günlerine bir yenisini de bugün ekledi. Bugün, borsa 823 puanlık büyük bir düşüş yaşadı. Bu düşüş ile birlikte hisse senetleri de düştü.

Borsada yaşanan düşüşün sebebi olarak siyaset ve güncel konularda yaşanan gelişmeler gösterildi.

Borsa, 823 puanlık düşüşün ardından 46 bin 418 puandan günü kapattı.

Hisse senetleri de düştü. Borsadaki 823 puanlık düşüşün ardından hisse senetleri de ortalama bazda yüzde 1,74 oranında düştü.

Read more...

Bu iddialar borsayı uçurdu

7 Ekim 2009 Çarşamba

1- İngiliz gazetesi Independent, Körfez ülkelerinin petrol ticaretinde kullanılmak üzere dolar yerine yeni bir para sepeti oluşturulması için Rusya, Çin, Japonya ve Fransa ile gizli görüşmeler yaptığını yazdı. Ardından dolar tüm dünyada değer kaybetti. Altının onsu 1044 doları aşarak rekor kırarken haber, adı geçen ülkelerce yalanlandı.

2 - Erdoğan’ın IMF’yle bağımsız gelir idaresi konusunda anlaşmazlığın çözüldüğüne dair açıklamasının ardından piyasada Stand-by anlaşmasının yakın olduğu ve 50 milyar doları bulacak bir kredinin masaya geldiği konuşulmaya başlandı. Bu haberlerle Borsa yüzde 3.17 yükselerek 21 ayın zirvesine çıktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Wall Street Journal (WSJ) gazetesi ile yaptığı söyleşide IMF programı ile ilgili önemli açıklamaları dikkat çekmişti. Erdoğan, “Bizim yaptığımız kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almaktır. IMF’nin vergi otoritesinin tamamen siyasetten arındırılması isteğine de bu yüzden karşı çıktım. Bu konuda vergi otoritesiyle el ele çalışmak zorundayız” derken, IMF’nin vergi idaresinin bağımsızlığı talebine ilişkin ihtilafın da çözüldüğünü vurgulamış ve yeni IMF programının yakında olmasını istediğini de belirtmişti. Bu sözlerin ardından IMF ile ihtiyati stand-by şeklinde bir anlaşmanın en geç Kasım ayı içinde yapılabileceğine dair beklentinin kuvvetlenmesi, hatta 45-50 milyar dolar civarında bir rakamdan söz edilmesi piyasaları adeta uçurdu.

Bu iyimserlik havasından en çok pay alan yer ise İMKB oldu. Borsa’da hisseler günü yüzde 3.17’lik artışla kapatırken, 21 ayın zirvesine çıkan endeks 2009 yılının rekorunu kırdı. Borsa’da özellikle bankacılık hisselerine gelen yoğun talep dikkat çekti.

Yurtdışı da moral verdi

Geçen hafta ABD’den gelen olumsuz verilerle sarsılan yurtdışı piyasaların yeniden tırmanışa geçmesi de İMKB’deki alımları hızlandırdı. Büyük ekonomiler arasında ilk kez Avustralya Merkez Bankası’nın faiz artırımına gitmesi, tüm dünyada “işler düzeliyor” şeklinde yorumlandı. Fransa Borsası yüzde 2.59, Almanya Borsası yüzde 2.70, Londra Borsası ise yüzde 2.26 yükseldi. Rus Borsası’nda artış yüzde 3.54 olurken Wall Street de günün ilk dakikalarında yüzde 1.5 değer kazandı.

IMF kredisi bütçe açığını kapatır özel sektöre kaynak olur

IMF ile anlaşmanın, düşük maliyeti nedeniyle büyük olasılıkla stand-by düzenlemesi şeklinde olacağı, alınacak kaynağın, 2010 ve 2011 yılındaki bütçe açığının finansmanı ile özel sektöre kaynak aktarmada kullanılacağı belirtiliyor. Yetkililer, bu yılın finansman ihtiyacının 10 milyar dolar düzeyinde seyredeceğini, 2009 yılı ile ilgili bir sorunun olmayacağını ancak gelecek yıldan itibaren yüksek bütçe açığının, iç borçlanma açısından finansman ihtiyacını artıracağını vurguluyor.

Türkiye’nin, Meksika’nın da aldığı gibi 25-30 milyar SDR (Özel Çekme Hakkı-yaklaşık 50 milyar dolar) çekebilme imkanının bulunduğunu, yeni kota artışının da buna olumlu etkide bulunacağı belirtiliyor.

Türkiye’nin, cari açığının sorun olmadığını, ithalatın da ihracattan daha hızlı azaldığını vurgulayan yetkililer, bu nedenle dış finansman değil, iç finansmanın öne çıkacağını, bütçe açığının yüksek olacağı bir ortamda, iç borçlanma maliyetlerinin yükselmemesi ve ekonomik büyüme ile istihdamın artırılması amacıyla özel sektöre daha çok fon sağlama imkanının ön plana çıkacağını, bu çerçevede de IMF kaynağının önem kazanacağını ifade ediyor.

‘Türkiye en parlak örneklerden biri’

HSBC, gelişmekte olan piyasalara yönelik kapsamlı ekonomik araştırmaları kapsayan HSBC Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ni (EMI) hayata geçirdi.

Küresel finansal bilgi hizmetleri şirketi Markit tarafından üretilen satın alma yönetici endeksi (PMI) verileri kullanılarak hesaplanan EMI’de gelişmekte olan piyasaların üretim hacminin son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştığı, istihdamın son 12 aydır ilk defa artış gösterdiği ve endeksin ikinci çeyrekte 50.7’den üçüncü çeyrekte 55.3’e yükselmesi kilit bulguları oluşturuyor. HSBC EMI’ye göre, geçen yılın ikinci çeyreğinden bu yana gelişmekte olan piyasalar imalat ve hizmet üretim hacminde en güçlü çeyreklik artışı gösterdi. Endeksin hayata geçirilmesi nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan HSBC Holdings Grup Başkanı Stephen Green, HSBC EMI’nin, gelişmekte olan piyasaların ekonomik sağlığının önemli bir fotoğrafını çektiğini söyledi. Green, Türkiye’ye ilişkin bir soru üzerine, “Türkiye, bizim stratejimizi nasıl geliştirdiğimize dair en parlak örneklerden birini teşkil etmektedir” dedi.

Read more...

Ekonomide 2023 hedefleri

6 Ekim 2009 Salı

Dersine çalışan ekonomi kurmaylarımız, yukarıda açıkladığınız 2. balon dönemin bir benzerini kanımca daha denetim altında tutulanını inşaa etme amacındalar. İstanbul Finans Merkezi hedefi de bu büyük amacın bir parçası. Şimdi diyebilirsiniz ki Türkiye Wall Street e meydan mı okuyor? Hayır ama bir nevi bulanık suda balık avlıyor. Obama acemi, bir çok dertle boğuşan ABD , çalışıp çabalayan Türkiye yi ''Nasıl olsa bir gün elime düşecek o zaman geldiğinde ümüğünü sıkarım...'' düşüncesiyle kendi işine yoğunlaşmışken; Türkiye bir taraftan ekonomik altyapısını hukuki ve fiziki şartların iyileştirilmesiyle güçlendirirken, bir taraftan da dış politikada ön şartsız iyi ilişkiler içinde bulunduğu komşularıyla (90' lı yıllarda nerdeyse tamamıyla savaşın eşiğine geldiğimiz) ekonomik ilişkilerini güçlendirmektedir.

Kendi içinde güven ve istikrarı sağlayacak olan bir Türkiye bölgesindeki sermayeyi de bünyesine çekecek ve Balkanlar ve Orta Doğu nun finans merkezi olacaktır. 2023 yılında bölgesel bir ekonomik güç olan Türkiye devam eden yıllarda yeni hedefini belirleyebilir. Unutmayalım ki 2001 in üzerin den 8 yıl geçti IMF yine Türkiye ye geliyor fakat bu sefer turist olarak

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP