piyasalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
piyasalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Borsa 270 Puan Değer Kazandı

15 Şubat 2010 Pazartesi

Bugün, borsanın yükseliş günüydü. Pek de büyük bir yükseliş olmasa da, borsa en nihayetinde günü yükseliş ile kapattı.

Geçen haftayı, 51 bin 64 puandan kapatan İMKB, bu haftanın ilk günü dengeli bir seyir izledi. İkinci seansın sonlarına doğru ise, borsa yükselişe geçti. Küçük artışlarla, borsa toplamda 270 puanlık değer artışı yaşadı.

Bu artış ile birlikte, borsa günü 51 bin 334 puandan kapattı.

Hisse senetlerine gelince, toplam değer artışı, ortalama yüzde 0,53 oranında gerçekleşti.

Read more...

Piyasaların 2010 tahmini

21 Aralık 2009 Pazartesi

Türkiye ekonomisi ve piyasaları açısından geçmiş yılın muhasebesini yapmanın ve girmekte olduğumuz yeni yılın neler getirebileceğine değinmenin faydalı olacağını düşündüm.

Öncelikle, büyük ölçüde makro verilerin geriden gelmesine bağlı olarak, beklediğim gibi, 2009 yılının ekonomi açısından kötü, piyasalar açısından ise çok iyi bir yıl olduğunu söylemeliyim.

Bu nedenle, 2010 yılında olası bir yer değiştirme en büyük risk olarak karşımıza çıkmaktadır. Baz etkisi nedeniyle ekonominin 2010 yılında daha parlak görünmesi kesinken, her zaman geleceği satın alan piyasaların yine çok iyi bir yıl geçirmesi, 2011 ve sonrasına yönelik endişeleri giderecek ve beklentileri iyileştirecek gelişmelere bağlı olacaktır.

Koordinasyon zayıflıyor

Avrupa Birliği (AB) çıpasının zayıfladığı, Uluslararası Para Fonu (IMF) destekli programın baz senaryo olmaktan çıktığı ve siyasi riskler ile belirsizliklerin arttığı bir dönemde, 2011 yılı da normal koşullarda genel seçimlerin gerçekleşeceği bir yıl olarak planlanmışken, beklentilerin olumlu yönde korunabilmesi daha zor olacak gibi durmaktadır.

Küresel ekonomi açısından da, 2009 yılı depresyon ve deflasyon gibi uç senaryoların ortadan kalktığı, resesyondan çıkışın başladığı bir yıl olarak hatırlanacak iken, 2010 yılı, toparlanmanın devam ettiği, ekonomilerde çift dip (W) korkusunun azaldığı, ülkelerin ekonomik performanstaki ayrışmasının güçlendiği, bu doğrultuda da küresel koordinasyonun zayıfladığı bir yıl olmaya aday durmaktadır.

Zaten, küresel krizden çıkış sürecinde yeni bir aşamaya geçildiği, Dubai, Yunanistan ve Avusturya gibi ülkelerin kamu borcuna yönelik endişelerin ön plana çıkmasından da anlaşılmakta, aşırı mali ve parasal genişlemenin sınırına gelindiği algılamasını yaratarak, bu politikalardan çıkış stratejisinin uygulanmaya başlanması yönündeki baskıları artırmaktadır.

Emtiya fiyatları yükseldi

Burada da ayrışma ihtimali yüksek durmakta, borç sürdürülebilirliğine yönelik endişeleri kontrol altında tutabilen ülkeler, mali destekleri kalıcı toparlanmadan emin olana kadar koruyabilme, hatta yenilerini ekleme imkanına sahip olurken, bunu yapamayanlar ise, toparlanmayı zayıflatma riskini almak durumunda kalacaklardır.

Toparlanmanın gelişimine bakıldığında, 2009 yılında, küresel krizin patlak verdiği ABD ekonomisinin buradan çıkışının geç olacağı ve bu doğrultuda sıfır faiz politikasını uzun süre koruyacağı beklentisi ile, risk iştahının toparlanmasından en fazla zarar gören para birimlerinin başında ABD dolarının gelmesine yol açtığı, bu durumun başta altın olmak üzere tüm emtia fiyatlarını yukarı çektiği, hem tahvillerin hem de borsaların beraberce yükselebildiği gibi ana temaların piyasalara hakim olduğu bir yıl geçirdik.

Oysa, yakın dönem verilerine ve öncü göstergelerine baktığımızda, Euro Bölgesi ve Japonya'da toparlanmanın duraksadığı ve güç kaybettiğini izlemekte, buna karşılık ABD ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme tahminlerinin yükseltildiğini görmekteyim. Bu konuya salı günkü yazımda devam ederken, parite, kurlar, faiz ve borsaya ilişkin 2010 yılı beklentilerimi de aktaracağım.

Read more...

Piyasalar için önemli hafta

15 Aralık 2009 Salı

Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toğuç, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında bu haftanın, yönün tam olarak belirleneceği bir hafta olacağını bildirdi.

Toğuç, piyasalarda bu haftaki beklentilere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu hafta piyasaların yönünün belirlenmesi konusunda birkaç tane faktör olduğunu belirtti.

ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı'nın, çarşamba günü yapacağı konuşmanın ön planda olacağını dile getiren Toğuç, şunları kaydetti:

“O konuşmada, zaten ABD'de faiz oranlarının 2010 yılı boyunca sabit bırakılacağını biliyoruz ama, piyasalardaki ekstra paranın ne zaman çekileceğiyle ilgili önemli bir açıklama olacak. O da bütün piyasaların yönünü belirleyecek diye düşünüyoruz. Şu noktadan baktığımız zaman ABD'deki riskler daha az görünüyor. Avrupa tarafında artan riskler görünüyor.

Avrupa tarafında, özellikle Almanya ile ilgili kredi krizi beklentileri başladı. Yunanistan ile ilgili riskler fazla. Avrupa bölgesi ile ilgili riskler ve beklentiler daha kötüleşmeye başladı. Bunun sonucu olarak da avro-dolar paritesinde yeniden bir fiyatlama söz konusu olacaktır avro aleyhine. O da tabii ki doların değer kazanmaya avronun değer kaybetmeye başladığı bir trende girmeye başladığımızı gösteriyor. Böyle olunca TL'nin de dolar ve avro karşısında yeniden fiyatlandığı bir süreç olacak.”

Nurhan Toğuç, İMKB'de düzeltme hareketinin beklenmesi gerektiğini ifade ederek, bu düzeltme hareketinin bir-iki haftadır beklendiğini, ancak piyasaların yukarı yönlü seyrettiğini hatırlattı.

Bu risklerin fiyatlanacağı bir nokta olacağına değinen Toğuç, “O zaman bütün dünyada gelişmekte ülke sermaye piyasalarındaki para dolar borçlanarak yatırılmış paralardı. Oralarda bir miktar onların satılarak çıkıldığını görebiliriz. Bu da İMKB'de biraz daha aşağı seviyeleri tespit edecektir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Toğuç, DTP'nin kapatılmasına da değinerek, bu konuda bir takım belirsizlikler bulunduğunu, piyasanın olay netleşene kadar bekleyeceği kanısında olduklarını, piyasada çok sert düşüşler beklememek gerektiğini söyledi. Nurhan Toğuç, “Ama olumsuz haber akışının daha yoğun olduğu bir hafta diye düşünüyorum, temkinli olmak gerekiyor” dedi.

Bu hafta piyasaları etkileyecek en önemli gelişmenin FED Başkanı'nın konuşması olduğunu vurgulayan Toğuç, FED'in ekstra likiditeyi çekmesi durumunda bunun doların değerlenmesine ve bütün gelişmekte olan ülke para piyasalarından bir miktar paranın çıkmasına neden olacağını sözlerine ekledi...

Read more...

Piyasalar, şok yaşatabilir

26 Kasım 2009 Perşembe

Merkez Bankası'nın Finansal İstikrar Raporu'nda küresel piyasalarda yaşanabilecek yeni şokların finansal istikrara yönelik en önemli risk olduğuna dikkat çekilirken, diğer iki önemli risk olarak yüksek işsizlik ve beklenen yavaş yaşanabilecek ekonomik toparlanmayı işaret etti.

REFERANS GAZETESİ

Merkez Bankası, (MB), önümüzdeki dönemde finansal istikrara yönelik en önemli risklerin, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın beklenenden yavaş olması, yüksek işsizlik oranları ile küresel finansal piyasalarda yaşanabilecek yeni şoklar olduğuna dikkati çekti. Küresel kriz dolayısıyla bankaların sermaye yapılarını güçlü tutmalarının büyük önem taşıdığı vurgulanırken, bu çerçevede bankaların kârlarını bünyelerinde bırakmalarının olumlu bir gelişme olduğuna dikkat çekildi.

Kamu borçlanması sınırlanmalı

Buna karşılık raporda kamuya bazı uyarılar yapıldığı da dikkatlerden kaçmadı. Kriz nedeniyle 2009'da bütçe açığındaki artışı sonucunda, kamunun borçlanma gereğinin yükseldiğine dikkat çekildi.

Bütçe açıklarının önümüzdeki dönemlerde mali sürdürülebilirlik kaygılarını artırmasının engellenmesi için kısa vadedeki mali genişlemenin orta vadede telafi edilmesi gerektiğine dikkat çekilen FİR'de, Önümüzdeki dönemde kamu borçlanma gereksiniminin kontrol altına alınması ve borcun sürdürülebilirliğine ilişkin kaygıların engellenmesi için Orta Vadeli Program'da öngörülen tedbirlerin kararlılıkla uygulanması büyük önem arz etmektedir ifadelerine yer verildi.

Finansörler borç ödedi

Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu'nun ikinci sayısı yayımlandı. Raporda, düşen cari açığın finansman yapısının da kriz etkisiyle değişikliğe uğradığı vurgulandı. Önceki dönemlerde yurtdışından kaynakla cari açığı finanse eden özel sektörün, son dönemde borç geri ödemesine odaklandığı belirtilirken, doğrudan yatırımların cari açık finansmanındaki payının arttığına vurgu yapıldı.

Raporun dikkat çeken bir diğer önemli ayrıntısı, ülkeden portföy kaçışı yaşandığı dönemde net hata noksan kaleminde gerçekleşen yüksek artıştı. Merkez Bankası bu yüksek artışa sebep olarak, kur farkının yanında yurt içi bankacılık sistemi dışında tutulan efektif tasarrufun bankalara TL karşılığı satılmasını gösterdi. Ayrıca, 2009 yılında gerçekleşen doğrudan yatırım girişlerinin önemli kısmını 2008'de yapılan enerji sektörü özelleştirmelerine ilişkin ödemelerin oluşturduğu hatırlatıldı.

Kur riskini kriz sınırladı

2008 yılı sonuyla kıyaslandığında reel sektörün yurt dışındaki yabancı ticari bankalar ile diğer kuruluşlardan kullandığı kredilerde kayda değer bir değişim olmadığı görülürken, bu gelişmede, dış finansman imkanlarının daralması ve maliyetlerinin artmasının yanı sıra yurtiçi kredi piyasası ve iktisadi faaliyetteki daralmaya bağlı olarak gerek bankacılık sektörünün gerekse banka dışı kesimin dış finansman ihtiyacının azalması da rol oynadı.

Firmaların satış gelirlerinin düşmesine bağlı olarak faaliyet kârlılığının azaldığı ve ödeme güçlerinin zayıfladığına dikkat çekilirken, Türk Lirasının değerinin son dönemlerde istikrar kazanması, yabancı para kredileri ve açık pozisyonu yüksek firmaların ödeme güçlerinin daha fazla bozulmasını sınırladığı kaydedildi. Reel sektörün finansal borçlarının, 2009 yılı Eylül ayı itibarıyla 339,6 milyar lira olarak gerçekleştiği belirtilerken, bunun yaklaşık yüzde 61,1'i yabancı para cinsinden olduğu ve kurlardaki değişimlerin reel sektörün finansal yapısını önemli ölçüde etkilediği kaydedildi.

KGF, KOBİ kredisini artırır

Raporda, Türk bankacılık sektörünün güçlü yapısını koruduğu ve Türk bankalarının sermaye yapılarının son dönemlerdeki yüksek kârların da katkısıyla daha da güçlenmesinin kredi kullandırma kapasitelerini artırdığı kaydedildi.

Son aylarda konut kredilerinde başlayan ivmelenmenin önümüzdeki dönemde Kredi Garanti Fonu'na (KGF) verilen desteğin de devreye girmesiyle KOBİ kredilerinde de görülebileceği ve genel olarak kredilerde de kademeli bir iyileşme olmasının beklendiği vurgulandı. Bankaların tahsili gecikmiş alacakların (TGA) artmaya devam etmekte olduğu ancak, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın kademeli olacağı göz önüne alındığında, bu artışın bir süre daha devam edebileceğine dikkat çekildi.

Banka kârlarının formülü

Merkez Bankası'nın raporunda bankaların elde ettiği yüksek kârların matematiğine de yer verildi. Bankaların faizde yaşanan düşüşü kredilere aynı ölçüde yansıtmadığına dikkati çeken Merkez Bankası, banka kârlarındaki artışın önemli bir sebebi olarak da fonlama maliyetlerindeki azalışa rağmen uzun vadeli kredi maliyetlerinin aynı ölçüde indirilmemesini gösterdi.

Rapora göre bankaların mevduata ödediği faizde yaşanan düşüş, kredilerden aldığı faizdeki düşüşten çok daha keskin oldu. Kredi faizleri yüzde 22'lerden yüzde 18'lere geriledi. Mevduata ödediği faizler ise yüzde 16'lardan yüzde 10'lara geriledi.

Mali disiplin önemli

Önümüzdeki dönemde uygulanması gereken politikalar hakkında bilgi verilerken, bütçe açıklarının mali sürdürülebilirlik kaygılarını artırmasının engellenmesi için kısa vadedeki mali genişlemenin orta vadede telafi edilmesinin gerekli olduğuna dikkat çekildi.

Bu çerçevede, Orta Vadeli Programda 2010-2012 yıllarında kriz döneminde hızla artan bütçe açıklarını kademeli bir şekilde azaltmayı amaçlayan tutarlı bir çerçeve sunulduğu hatırlatıldı. Raporda, alınan parasal tedbirlerin orta vadede mali disiplin ve yapısal düzenlemelerle desteklenmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Temmettü ödenmemesi sermaye rasyosunu iyileştiriyor

Rapora göre, mevduat bankalarının 2008 yılı için ödenen temettü tutarları, 2007 sonuna göre yüzde 57,1 gerileyerek, 2 milyar TL oldu. 2007 yılı sonunda yüzde 34,6 olan mevduat bankalarının temettü ödeme oranı ise 2008 sonunda yüzde 16,6'ya geriledi. Yapılan bir analizde 2007 ve 2008 yılları kârından hiç temettü ödenmemesi veya bir kısmının ödenmesi durumlarının mevduat bankalarının birincil sermaye rasyolarının üzerinde yaratacağı etkiler incelendi.

Buna göre, 2008 yılı kârından temettü ödemesinin hiç yapılmaması durumunda, 2009 yılı eylül ayı itibarıyla mevcut yüzde 16,6 olan birincil sermaye rasyosunun yüzde 17'ye yükselirken, 2008 yılı karının yüzde 50'sinin temettü olarak dağıtılması durumunda ise yüzde 15,8'e indiğine dikkat çekildi.

Read more...

Piyasalara düzeltme geliyor

30 Eylül 2009 Çarşamba

Piyasalarda uzun süredir sözü edilen düzeltme hareketine yaklaşıldığı yorumları artıyor. Wall Street'in gözü üçüncü çeyrek bilançolarında olacak.

Wall Street'in uzun süredir sözü edilen düzeltme hareketine girmek üzere olabileceği yorumları yapılıyor.

Marketwatch'ta yer alan haberde, dün ABD piyasalarında yaşanan yükselişin yanıltıcı olmaması gerektriği vurgulanıyor ve yatırımcıların riskli hisselerden daha defansif kağıtlara doğru yönelmeye başladığı vurgulanıyor.

Hinsdale Yatırım Direktörü Paul Nolte, Piyasada finans sektöründen çıkış ve sağlık ve teknoloji sektörlerine yöneliş gözlemliyoruz. Piyaslardaki bu rotasyon düzeltmenin habercisi olabilir dedi.

Piyasanın daha dengeli bir hale geleceğini belirten Nolte, uzun vadeli yatırımcıların ufuktaki düzeltme hareketini yeniden pozisyon almak için kullanabileceklerini söyledi.

Bu haftanın sonlanmasıyla birlikte şirketler üçüncü çeyrek hesap defterlerini kapatacak ve Wall Street'in tüm dikkati bilançolara odaklanacak.

CNBC'ye konuşan, Bank of America-Merrill Lynch Baş Piyasa Stratejisti Joe Kuinlin, Üçüncü çeyrek kârlarının çok da güçlü olmayacağı yönündeki tahminleri anlayamıyorum. Birçok yatırımcı ABD ekonomisinin ne kadar üretken bir hale geldiğini göremiyor dedi.

S&P 500 şirketlerinin üçüncü çeyrek kârlarında yüzde 24.7'lik bir düşüş beklentisi olduğu kaydediliyor. Ancak bu çeyreğin olumlu yönde sürprizlere daha açık olduğu da vurgulanıyor.

Read more...

Emisyon hacmi azalıyor

26 Eylül 2009 Cumartesi

Dolaşımdaki kağıt para miktarını gösteren emisyon hacmi dün 1 milyar 296 milyon 341,4 bin lira azalarak 38 milyar 138 milyon 539,4 bin lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası verilerine göre emisyon hacmi, 23 Eylül Çarşamba günü 39 milyar 434 milyon 880,8 bin lira düzeyindeydi.

Bu arada, dün piyasadan interbank işlemleriyle 1 milyar 793 milyon 274,7 bin lira, açık piyasa işlemleriyle de 1 milyar 574 milyon 739,8 bin lira çekildi.

Read more...

FED’den piyasaları coşturan hamle

19 Mart 2009 Perşembe

ABD Merkez Bankası (FED), ABD ekonomisine 1,4 trilyon dolar nakit akışı sağlayacak.

FED, önümüzdeki 6 ay içinde hükümetten, 300 milyar dolara kadar uzun dönemli borç tahvili alacak.

Daha sonra da, tutsat kredileri için 850 milyardolarlık menkul kıymet satın alarak yeni kredi imkanı oluşturacak.

FED'in, 1960'lı yıllardan bu yana ilk kez devlet tahvili almaya başlayacağını açıklaması üzerine, dolar değer kaybetti, devlet tahvili faizi de düştü.

FED'in bu beklenmeyen hamlesi piyasalarda da olumlu yankı buldu. ABD borsaları yükselişe geçerken Dow Jones günü yüzde 1.2, S&P ve Nasdaq da yüzde 2'şer artışla noktaladı. Dow Jones bu yükselişle birlikte 9 Mart'taki dibinden bu yana yüzde 14 değer kazanmış oldu.

Read more...

Piyasalar FED`e ve verilere kilitlendi

15 Aralık 2008 Pazartesi

Küresel kredi krizinin hızının bir türlü kesilmemesi ve ABD'li otomotiv devlerini kurtaracak planın önüne sürekli engeller çıkması küresel piyasaların istikrarlı bir şekilde gerilemesine neden oluyor.

15-21 Aralık haftası, gerek açıklanması beklenen ekonomik veriler gerekse ABD Merkez Bankası'nın (FED) alacağı faiz kararı ile piyasaların nefesini kesecek.

FED'in salı günü açıklayacağı faiz kararı bu haftanın en merakla beklenen verisi. FED'in 50 baz puanlık indirimle faizi yüzde 0,5'e çekeceği tahmin ediliyor. Piyasalar, FED'in faiz kararının yanı sıra GM, Ford ve Chrysler ile ilgili atılacak adımı gözlüyor olacak. Hatta bazı analist ve uzmanlara göre otomotiv devlerinin durumu FED'in faiz kararından çok daha belirleyici olacak.

ABD'nin yeni başkanı Barack Obama'nın ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için 1 trilyon dolarlık paket açıklayacağı beklentisi yeni haftada piyasaların umutlanması için bir neden olarak görülüyor.

Çarşamba günü ise OPEC'in Cezayir'deki toplantısından üretim kesintisi kararı çıkması bekleniyor. Bu beklenti ile petrol fiyatları geçen hafta 5.47 dolar artarak haftayı 46.28 dolardan kapattı.

Ayrıca ABD'de haftalık işsizlik verileri ile salı günü Goldman Sachs'ın ve perşembe günü de Morgan Stanley'nin üçüncü çeyrek rakamlarının açıklanması bekleniyor. Bunun yanında yine ABD'de üretim verileri, yeni ev inşası verileri ve kasım ayı tüketici fiyatları endeksi açıklanacak...

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP