ABD Merkez Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD Merkez Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Merkez Bankası, faiz indirir mi?

17 Aralık 2009 Perşembe

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bu yılın son toplantısını yarın yapacak.

Para Politikası Kurulunun toplantısına ilişkin piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında bir değişime gidilmeyeceği yönünde.

Para Politikası Kurulu toplantısına, Kurul Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan Yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez, Mehmet Yörükoğlu, İbrahim Turhan ile kurul üyesi Turalay Kenç ve Abdullah Yavaş'ın katılması bekleniyor.

Para Politikası Kurulu toplantısı, yarın saat 10.00-19.00 arasında iki aşamalı olarak yapılacak. İlk aşamaya, Merkez Bankası yetkilileri ve uzmanları ile Hazine Müsteşarlığı yetkilileri katılacak.

Aynı gün gerçekleşecek ikinci aşamada ise sadece Para Politikası Kurulu üyeleri toplanacak ve görünüme ilişkin son değerlendirmeler yapıldıktan sonra oylamaya geçilecek.

Oylamadan sonra Para Politikası Kurulu üyeleri, gerekçeye temel teşkil edecek kısa metni oluşturacak. Karar, gerekçesiyle birlikte aynı gün saat 19.00'a kadar Merkez Bankası tarafından basın duyurusuyla açıklanacak.

Para Politikası Kurulu toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 8 iş günü içinde yayımlanacak.

FAİZ KARARLARI

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 2009 yılında bugüne kadar on bir toplantı gerçekleştirdi. Kurul, 2009 yılı içerisinde yaptığı toplantılarda, gecelik borçlanma ve borç verme faiz oranlarını 8,50 puan düşürmüştü.

Kurul, 19 Kasım tarihinde yaptığı son toplantısında, borçlanma faiz oranını yüzde 6,75'ten yüzde 6,50'ye, borç verme faiz oranı ise yüzde 9,25;ten yüzde 9;a çekmişti.

Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 2,75'ten yüzde 2,50'ye, borç verme faiz oranı ise yüzde 12,25'ten yüzde 12'ye indirildi.

Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 8,25'ten yüzde 8'e düşürülmüştü.

Read more...

Borsadaki düşüşün nedeni dolar mı?

3 Kasım 2009 Salı

Borsa, son günlerde yeniden düşüşe geçti. Özellikle Türkiye'de yılın rekorlarını kırmasının ardından borsada yaşanan bu düşüş, "neden aramaları"nı da beraberinde getirdi.

Uzmanlar, bu haftada piyasanın temkinli bir seyir izleyeceğini, bu haftanın düzeltme haftası olduğunu belirtiyorlar.

ABD Bankası'nın açıklayacak olduğu faiz kararlarıyla ilgili de açıklama yapan uzmanlar, bu kararda da piyasalardaki düzelmenin vurgulanacağını bildirdi.

Ekonomistler, borsadaki düşüşü dolara bağlarken, dolardaki artışın devam edeceğini de sözlerine eklediler.

Özellikle Türk yatırımcı ve uzmanlar, endeksteki düşüşün sürebileceğini söylerken, Borsanın 44 bin altını da görmesinin doğal olabileceği yorumunu yaptılar.

Kısacası, doların yükselişine göre İMKB de azalacak.

Read more...

Merkez Bankası, indirimde ısrarcı

21 Ekim 2009 Çarşamba

JP Morgan tarafından yayınlanan bir mini raporda TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz'ın bugün yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Bu açıklamaların ardından TCMB'nin faiz oranlarını bir sonraki toplantısında son kez 0.25 puan daha indireceği ve bunun ardından beklemeye çekileceği yönündeki beklentinin korunduğu ifade edildi. Bununla birlikte JP Morgan faiz oranlarının birden fazla kez 0.25 puan indirilmesi riski olduğunu ve faizlerin yüzde 6.5 yerine yüzde 6 seviyesinde durdurulabileceğini belirtti.

JP Morgan'ın raporunda şu ifadelere yer verildi:

- Düzenlenen bir basın konferansında konuşan TCMB Başkanı Yılmaz, Banka'nın dezenflasyon süreci konusundaki güvenini yineledi ve bununla birlikte talep düzeyinde görülen artışa dikkat çekti.

- Başkan'ın açıklamaları TCMB'nin geçtiğimiz haftalarda yayınladığı politika dökümanları ile paralellik arz etti. (PPK toplantısı sonrası açıklamalar ve enflasyon raporu gibi)

MB BAŞKANI DURMUŞ YILMAZ'IN AÇIKLAMALARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

- Bu şartlar altında mevcut para politikası beklentimizi değiştirmek için bir neden göremiyoruz.

- Banka'nın Kasım ayındaki toplantısında faiz oranlarını çeyrek puan indirmesi ve bundan sonra bu zamana kadar yapılmış olan indirimlerin ekonomi üzerindeki etkilerini gözlemlemeye geçmesini bekliyoruz.

- Bununla birlikte açıklamaların tonu, 0.25 puandan fazla indirimler yapılması riskini artırıyor. Banka bizim halen beklediğimiz gibi yüzde 6.5 oranından sonra faiz indirimlerine son vermek yerine yüzde 6 seviyesine kadar inmeyi tercih edebilir.

- TCMB'nin göndereceği sinyallere bağlı olarak faiz oranlarına dair tahminimizi değiştirmeye hazır bekliyoruz. Önümüzdeki salı günü açıklanacak olan çeyreklik dönem enflasyon raporu bu açıdan önemli bir enstrüman olacak.

Read more...

İşte Fed'in faiz kararı

24 Eylül 2009 Perşembe

ABD Merkez Bankası (Fed) yüzde 0-0,25 aralığındaki gösterge faiz oranını değiştirmedi. Fed'in para politikası organı Federal Açık Piyasa Komitesi'nin dün başlayan toplantısı, bugün sona erdi.

Banka, yüzde 0 ile yüzde 0,25 aralığında bulunan gösterge faiz oranını değiştirmeme kararı aldı. Fed, 16 Aralık 2008 tarihinde yüzde 0 ile yüzde 0,25 aralığına çektiği gösterge faiz oranını o tarihten bu yana değiştirmedi.

Fed, yaptığı açıklamada, ABD ekonomisinin ciddi bir gerilemeden sonra düzelme yolunda olduğunu ve tutsat (mortgage) faizlerini düşürmek amacıyla, tutsat finans kuruluşları tarafından ihraç edilen tahvil ve menkul kıymetleri alım imkanı sağlayan 1,45 trilyon dolarlık tutsat programını yavaşlatacağını bildirdi.

Fed'in uzun bir süre faiz oranlarını olağanüstü düşük seviyelerde tutmaya devam edeceği yinelenen açıklamada, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin Ağustos ayındaki toplantısından bu yana aldığı bilgi, ekonomi faaliyetin ciddi bir gerilemeyi takiben düzeldiğini gösteriyor denildi.

Açıklamada, Fed konut piyasasına destek için Fannie Mae, Freddie Mac ve Ginnie Mae'nin ihraç ettiği tahvil ve menkul kıymet alımıyla ilgili 1,45 trilyon dolarlık programı 2010 yılının ilk çeyreğine kadar uzattığını, ancak opsiyonları açık tutmaya devam edeceğini kaydetti.

Fed, tahvil ve menkul kıymet alımıyla ilgili bu programı bu yılın sonunda tamamlamayı amaçlıyordu. Fed, ayrıca enflasyonun bir süre daha düşük kalamasını beklediğini de bildirdi.

Read more...

FED’den piyasaları coşturan hamle

19 Mart 2009 Perşembe

ABD Merkez Bankası (FED), ABD ekonomisine 1,4 trilyon dolar nakit akışı sağlayacak.

FED, önümüzdeki 6 ay içinde hükümetten, 300 milyar dolara kadar uzun dönemli borç tahvili alacak.

Daha sonra da, tutsat kredileri için 850 milyardolarlık menkul kıymet satın alarak yeni kredi imkanı oluşturacak.

FED'in, 1960'lı yıllardan bu yana ilk kez devlet tahvili almaya başlayacağını açıklaması üzerine, dolar değer kaybetti, devlet tahvili faizi de düştü.

FED'in bu beklenmeyen hamlesi piyasalarda da olumlu yankı buldu. ABD borsaları yükselişe geçerken Dow Jones günü yüzde 1.2, S&P ve Nasdaq da yüzde 2'şer artışla noktaladı. Dow Jones bu yükselişle birlikte 9 Mart'taki dibinden bu yana yüzde 14 değer kazanmış oldu.

Read more...

FED`in kararı euroyu uçurdu

17 Aralık 2008 Çarşamba

ABD Merkez Bankası'nın sert faiz hamlesi doları euro karşısında son 2.5 ayın dibine itti.

Euro/dolar paritesi FED'in faizleri 0.75 puan düşürmesi ile 1.40 seviyesinin üzerine çıktı.

FED'DEN BÜYÜK FAİZ SÜRPRİZİ! Tıklayın...

Parite sabah saatleri itibariyle 1.40-1.41 bandında hareket ediyor. Dolar euro karşısında bu düşük seviyeleri en son 30 Eylül'de görmüştü.

Öte yandan dolar Japon Yeni karşısında da 88.73 ile Ağustos 1995'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.

YILSONU HEDEFİ 1.45

Yatırım bankası Goldman Sachs, FED'in faiz kararına paralel olarak, 12 aylık euro/dolar parite beklentisini 1.30'dan 1.45'e çekti.

Bankanın analisti Jens Nordvig, doların euro karşısında yüzde 5.5 değer kaybedebileceğini ve paritenin 12 ay içerisinde 1.45'e yükselebileceğini kaydetti. Nordvig, zayıf dolar dinamiklerinin yeniden baş göstermeye başladığını, bu nedenle tahminlerini değiştirdiklerini belirtti.

İÇERİDE DE YÜKSELDİ

İstanbul serbest piyasada dolar 1,5500 YTL, euro 2,1600 YTL'den güne başladı.

Serbest piyasada dünkü kapanışta doların satış fiyatı 1,5610 YTL, euronun satış fiyatı ise 2,1450 YTL olmuştu.

BORSALAR COŞTU

FED'in faizleri beklentilerin üzerinde bir hamle ile 0.75 puan indirmesi ve yüzde 0.25'e çekmesi borsalarda çok olumlu algılandı. Borsalardaki yükselişte Goldman Sachs'ın dördüncü çeyrek zararının beklendiği kadar büyük olmaması sonrasında banka hisselerine gelen alımlar da etkili oldu.

Dow Jones günü yüzde 4.2 oranında artışla tamamlarken, Nasdaq yüzde 5.4, S&P 500'de yüzde 5.1 değer kazandı.

Read more...

Ekonomik kriz hız kaybediyor mu?

1 Kasım 2008 Cumartesi

Dünya borsalarında son günlerde yaşanan ve nispeten önceki haftalara nazaran sakin bir görüntü, bir süredir etkisini sürdüren finansal krizin atlatılmak üzere olduğu kanısını giderek artırmaktadır.

Oysa yaşanan bu sakinlik kanımızca geçicidir. Bu sakinliğin gerisinde piyasalarda sorunlu olan kuruluşlara özellikle devlet yetkililerinin vermiş olduğu parasal destek ve taahhütler vardır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin bir bölümü şu anda ülkelerinde bazı özel sektör kuruluşlarına taahhüt borçlusu konuma gelmişlerdir. Bu ülkeler sorunlu kuruluşlara sermaye katkısı ve sermaye artırımı sözü vermişlerdir.

Yaşanan krizin mali boyutu hakkında değişik rakamsal veriler dile getirilmektedir. Ancak yaşanan krizin dünya çapında mali portresinin 2.5 trilyon dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. Bu miktarın nasıl ve nereden sağlanacak kaynaklarla finanse edileceği ise henüz aydınlığa kavuşmamıştır.

Krizin doğuşuna neden olan dolar bazlı sorunlar giderek artarken bir süreliğine doların diğer konvertibil paralar nezdinde de değeri artmıştır. Bu artışın dayanağı yoktur ve dolayısıyla geçicidir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde hazırlanan destek programının nasıl ve hangi kaynaklardan sağlanacak parasal gelirlerle karşılanacağı konusu ise bu satırların kaleme alındığı ana kadar belli değildir. Muhtemelen başkanlık seçiminden sonra bu durum yeni başkanın başta gelen gündemi haline dönüşecektir.

Avrupa Birliği'nde krizin ilk aşamasında özel kesime aktarılan ve aktarılması düşünülen parasal desteklerin ise aynı şekilde yakın bir gelecekte tartışma konusu haline dönüşmesi beklenmektedir.

Krizin ana kaynağı olan ve bir anlamda üzerinde yazılı rakamsal değerler olmasına rağmen bir anda değeri düşen kâğıtların eski değerlerine yani üzerinde yazılı değerlere ulaşması artık mümkün değildir.

Gerçekte varlığa dayalı menkul kıymet borsaları artık eski ihtişamlı görüntüsünü yitirmiş bulunmaktadır. Bir başka anlatımla finans piyasalarında hayali kazanç sağlayan kâğıtlar değerini yitirmiştir. Bundan dolayı ortaya çıkan zararın finansmanı için acilen üretilen çözüm yollarının maliyeti ise henüz tam olarak belirlenmemiştir. Bu çöküşün yol açtığı işsizlik, talep durgunluğu gibi olgular ise yeni bir dengenin oluşmasına neden olacaktır.

Ancak kur paritelerinde ortaya çıkan değişimler yine para kazandırmaktadır. Bu durum gözlerden ve dikkatlerden kaçmamaktadır.

Konuyu ülkemiz açısından örnekleyecek olursak, geçen günlerde dolar ülkemizde 1.70 YTL'ye alıcı bulurken, bu kur 1.50'li alanlara doğru gerilemiştir. Doların 1.70 olduğu gün bir milyon dolar piyasaya süren bir kişi perşembe günü en az 1.149.000 dolar alma olasılığına kavuşmuştur. Yani ülkemizde yaşanan kur oynaklığı bir milyon dolara birkaç gün içerisinde 149 bin dolar kazandırmıştır. Bu kazanç vergiye tabi değildir.

Olayı ülkemiz açısından irdeleyecek olursak, bize göre doların 1.70 ila 1.50'li kurlar arasında dolaşması, borsanın bir miktar yükselmesi ekonomimiz açısından herhangi bir anlam ifade etmemektedir.

Gelişmeler ne yönde olursa olsun ülkemizin başında cari işlemler açığı olarak görülen bir risk alanı vardır.

Bir de bunun yanında son yaşanan ekonomik olaylardan dolayı tedirginlik ve duraksamanın yarattığı piyasa sığlaşması karşımıza çıkmaktadır.

İster istemez daralan dünya ekonomisinden ülkemize düşen pay da azalacaktır.

Türkiye dünya üzerinde yaşanan olumsuz ekonomik gelişmelerden kurtulmak zorundadır.

Dünya ekonomisinin bundan bir yıl önceki seviyesine ulaşması ve eski canlılığını kazanması mümkün değildir. Türkiye'nin de geçen yıl sürdürmüş bulunduğu ekonomi ve para politikası artık geçmişteki durumu muhafaza etme şansına sahip değildir.

Gerçekte dünya bir önemli değişim daha yaşamaktadır. Başta Birleşik Amerika yönetimi olmak üzere krizden etkilenen ülkelerde mevcut siyasi yöneticilerin ekonomi üzerindeki yönlendirme olanakları artık giderek yok olmaya başlamıştır. Dolayısıyla yaşanan ekonomik olaylar siyasileri yönlendirir hale gelmiştir.

Bu bağlamda ekonomiyi artık bir anlamda para kümeleri yönetir hale gelmiş, izlenen para politikaları ekonominin yönlendiricisi olmuştur.

Yaşanan krizin artık etkisini kaybettiği veya hafiflediğini söylemek yanlıştır.

Söz konusu krizin altında henüz farkına varılmaya başlanan parasal şişkinlik ve bağımlılık vardır.
Bu şişkinlik ve bağımlılık sürdüğü sürece yeni değişimlere muhatap olmak kaçınılmaz bir sebep sonuç ilişkisi olarak karşımıza çıkacaktır.

Geçen günlerde Greenspan'in açıkça ifade ettiği (bir anlamda itiraf) gibi söz konusu olan, bir sistemin çöküşüdür.

Read more...

Ve FED faiz kararını açıkladı!!!

30 Ekim 2008 Perşembe

ABD Merkez Bankası (FED), yüzde 1,5 olan gösterge faiz oranını yüzde 1´e indirdi.

FED´in para politikası organı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) bugün yaptığı toplantıda, yüzde 1,5 olan faiz oranını yarım puan indirerek yüzde 1´e çekti.

FED, 30 Nisan´da yüzde 2´ye indirdiği gösterge faiz oranını, haziran, ağustos ve eylül aylarında yaptığı toplantılarda değiştirmemişti. Ancak FED, küresel finansal krizin bütün dünyayı etkilemeye başlaması üzerine 28-29 Ekim'de yapılacak olağan toplantısını beklemeden 8 Ekim'de faiz oranını yarım puan indirerek yüzde 1,5´e çekmişti.

FED ile birlikte 8 Ekim'de Avrupa Merkez Bankası (AMB), İngiltere Merkez Bankası, Kanada Merkez Bankası ve İsveç Merkez Bankası da (Riksbank) faiz oranlarını yarımşar puan indirmişti.

Read more...

Gözler FED`de! Faz indirimi gelecek mi?

29 Ekim 2008 Çarşamba

ABD Merkez Bankası (Fed) gösterge faiz oranını görüşmek içintoplanıyor.

Fed Başkanı Bernanke ve meslektaşlarının, finansal koşulları, ekonomiyi değerlendirmek ve faiz oranı konusunda karar vermek için bugün yapacakları toplantı iki gün sürecek. Fed, kararını bugün açıklayacak.

Fed'in toplantıda bu ay içinde faiz oranını ikinci kez indireceğine kesin gözüyle bakılırken, Wall Street'teki bazı yatırımcılar ve ekonomistler Fed'in faiz oranını yarım puan indirerek yüzde 1'e çekeceği, bazıları ise bu kesintinin çeyrek puan olacağı tahmininde bulunuyor.

Fed, düşük borçlanma maliyetlerinin, ekonominin canlanmasına yol açacak harcamaları yapması için insanları ve iş adamlarını ikna edeceğini, ayrıca düşük faiz oranlarının yanı sıra finansal sistemi destekleyecek diğer tedbirlerin, kredinin yeniden daha fazla serbest akışına yardımcı olacağını umuyor.

Bu ay başında Fed ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) ile diğer merkez bankaları eşgüdüm içinde faiz oranlarını yarımşar puan indirmişti. Bu indirimden sonra Fed'in gösterge faiz oranı yüzde 1,5 olmuştu. Fed bir sonraki toplantısını 16 Aralıkta yapacak.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP