faiz oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faiz oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Konut kredisi faizi yüzde 1'in altına inerse

14 Eylül 2009 Pazartesi

2 haftada 229 milyon TL’lik konut kredisi aldık. Bankaların faizleri yüzde 1’in altına indirmesiyle konut kredisine olan talep hızlanarak artıyor.

Konut kredisinde ağırlıklı olarak kısa vadeli faizlerin yüzde 1’in altına indiği 21-28 Ağustos haftasında 80 milyon TL’lik kredi artışı, rekabetin uzun vadelere yayıldığı 28 Ağustos-4 Eylül haftasında iyice hissedildi.

Söz konusu tarihler arasında bankalar toplam 148 milyon 810 bin TL’lik konut kredisi kullandırdı. Böylece faiz indirimi yarışının ilk iki haftasında vatandaşlar 228 milyon 750 bin TL’lik konut kredisi aldı. 28 Ağustos-4 Eylül haftasında konut kredilerinde yaşanan yüzde 0.34’lük artış son 3 ayın en hızlı yükselişi.

120 ay ve üzerindeki vadelerdeki kredi hacminde yaşanan 43 milyon 179 bin TL’lik azalış da hesaba katıldığında 1-120 ay vadelerde bankalar 271 milyon 929 bin TL’lik konut kredisi verdi. Tüketicilerin ortalama 100 bin TL’lik konut aldığı ve bunun yarısı kadar konut kredisi kullandığı varsayımına göre, faizlerin yüzde 1’in altına indiği son iki hafta yaklaşık 5 bin 438 adet ev satıldı.

Yüzde 70’i 37-60 ay vadeli

Konut kredilerinde iki haftada yaşanan 229 milyon TL’lik artışın vade yapısına bakıldığında, tüketicilerin ağırlıklı olarak 37-60 ay vadeli krediyi tercih ettikleri görülüyor.

Alınan kredilerin yüzde 69.88’i yani 159 milyon 843 bin TL’lik kısmı 37-60 ay vadeli olarak kullandırıldı. ev sahibi olmak isteyenlerin en fazla tercih ettiği ikinci vade seçeneği ise 13-36 ay. Bu vadede bankalar toplam 62 milyon 228 bin TL’lik kredi verdi. Konut kredilerinin toplamına bakıldığında, kredilerin yüzde 51.13’ü 61-120 ay vadeli olarak kullandırılmış.

Read more...

Faizler daha düşecek mi yoksa çıkacak mı?

28 Ağustos 2009 Cuma

Bazıları bas bas bağırıyor, Aman ha! Dikkat edin. Daha krizin bitip bitmediğini tam olarak bilmiyoruz. Evet dünya ekonomilerinde bir rahatlama var. Ama bu rahatlama sadece yaz rehaveti de olabilir. Yani ekonomik kriz daha bitmemiş olabilir. Önlemi elden bırakmayın; tedbirli olun...

Ertuğ YAŞAR / REFERANS GAZETESİ

Halbuki son günlerde konuştuğum bankacı ve sanayici arkadaşların havası hiç de öyle değil. Bir kere bankacılar hemen her proje için artık sizi dinlemeye başladılar. Bundan üç ay öncesine kadar kredi istiy... dediğiniz anda Yok, yok. Şimdi konuşmanın zamanı değil diye sizi nazikçe tersleyen bankacılar değiştiler.

Hani krediler tam gaz açıldı; her isteyene istediği kadar kurumsal kredi veriliyor noktasında falan da değiliz. Ama ellerinde yeterince kaynak olan (likiditesi olan) bankacılar bu kaynakları satmak (plase etmek) için sağlam ve güvenli projeler arıyorlar. Eğer proje iyiyse ve bir de teminat varsa, bankaların bu dönemde kredi vermemesi için bir neden kalmamıştır.

Şimdi iş adamı dostlarımız hemen soracaklar: Ya faizi?

Tamam mal (kredi) var da fiyatı (faizi) ne?

İşte bakın konut kredilerinde faiz aylık yüzde 1,00'in altına indi (en az 60 aylık krediyi düşünerek yazdık). Masrafları ve bir de bileşik faizi de hesaplarsanız, yıllık yüzde 13 ya da yüzde 14'ü bulur. Kurumsal kredilerde, eğer kredibiliteniz yüksek ve teminatınız da sağlam ise, bu faiz oranlarının altını bulmak da olasıdır.

Ama hep anlatmaya çalıştığımız gibi, nominal faiz (enflasyondan arındırılmamış faiz) pek anlamlı değildir. Beklenen enflasyon oranını kredi faizinden düşersek daha anlamlı olan reel faiz oranını buluruz.

Enflasyon beklentisi yıllık yüzde 6 olsa, hâlâ en az yüzde 6 reel faiz var demektir. Eğer enflasyon yüzde 5'e doğru inerse, reel faiz daha da yüksek çıkacaktır; ki yüzde 6 reel faiz bile iş yapacak girişimciler için oldukça yüksektir (hangi işten her şey çıktıktan sonra %10 kazanç elde edersiniz ki yüzde 6 ya da yüzde 7 reel faiz ödeyesiniz!)

Bu faiz indiriminden en çok son iki yılda konut kredisi almış kişiler yararlanacak gibi gözüküyor. Bankacı arkadaşlarla yaptığım sohbetlerden anlıyorum ki, gazeteler bir haftadır konut kredi faizleri çok düştü gazını verdikçe son iki yılda konut ve tüketici kredisi alan hemen herkes bankalara koşmuş! Herkesin derdi kredinin faizini düşürmek; yani krediyi düşük faiz ile yeniden yapılandırmak...

Üzüldüm bankacı arkadaşlara. Buna Frenkler zero sum game (sonucu sıfır olan oyun) diyorlar. Yani A bankası kredi müşterisi kazanıyor; ama bu müşteri yeni bir müşteri değil, B bankasından gelen müşteri! Faiz düşünce müşteri B bankasındaki kredisini kapatmak için A bankasından kredi alıyor.

Günün sonunda toplam kredi stoku değişmiyor; ama bankaların kazandığı para (aldığı faiz) düşüyor (durum gerçekten böyle olursa buna minus sum game sonucu eksi olan oyun bile denebilir...)

Yine de kimseler yanlış yapmasın! Ekonomik kriz bitmedi, bitmedi, bitmedi. Evet, işlerde iyileşme var; olumlu gelişmeler var; toparlanma var; ama kriz hala bitmedi! Şu anda yaşanan iyimserlik, bizce Batı piyasalarında yaz tatilinin getirdiği rehavetinin sonucudur. Hele bakalım bir eylül ayı gelsin; ekim ayı görülsün. Piyasalar ne tarafa hareket edecek o zaman çok daha rahat göreceğiz.

(Bizce az bir olasılık olsa bile), unutmayın ki bazı ekonomistler hala çift dipli durgunluk senaryolarından sıkça söz ediyorlar. İnşallah olmaz demekle de ne yazık ki bazı şeyler engellenemiyor. O nedenle piyasaların ve faizlerin Eylül ayı sonunda iki yöne de sert hareket edebileceğini düşünerek kararları almakta yarar olur diye düşünüyoruz.

Read more...

Kredi borçlusuna ikinci sürpriz

26 Şubat 2009 Perşembe

Halkbank, kredi taksitlerinden bunalan tüketicilere ikinci bir müjde vermeye hazırlanıyor.

Konut, taşıt, kredi kartı, tüketici kredisi gibi kredi ödemelerinden bunalanlar için başlatılan ‘dost kredi’nin yeni versiyonu hazırlanıyor. Banka 60 ay vadeli dost krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için çalışma başlattı.

Halk Bankası'nın Kurumsal ve Ticari Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Baktır ile 2008 yılını ve 2009 beklentilerini konuştuk…

Yurtdışı müteahhitlik firmalarına ‘teminat mektubu’ vererek destek olan banka, önümüzdeki dönem Türkiye’nin yoğun ticaret yaptığı birçok ülkede şube açma planları yapıyor…2009’da bankaların kredi verme konusunda büyük bir rekabet yaşayacakları tahmininde bulunan Baktır, bunun ‘kredibil’ müşteriler için büyük avantaj sağlayacağını söylüyor…

Dost krediyle başlayalım, bu uygulamanızdan kimler yararlanabiliyor?

Dost Kredi tüm tüketici, konut, taşıt kredileri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını kapsıyor. Nakit akışını ayarlayamayan tüketicilerin önümüzdeki dönem nakit akışını ayarlayabilmesini hedefleyerek bu krediyi çıkardık. Borçlar aylık 1.68 faizle, 60 ay vadeye yayılıyor. Şimdi bu krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için yeni bir çalışma başlattık.

Dost kredi borçluya nasıl bir soluklanma sağlıyor?

Örneğin 2 bin lira maaş alıyorsunuz; aylık bin 500 lira kredi borcu ödüyorsunuz. Kalan 500 lira ile de geçinmeye çalışıyorsunuz. Biz 60 ay vadeli bu kredi ile aylık taksit tutarını 400 ila 500 liraya düşürüyoruz; bin 500 lira da size kalıyor. Dolayısıyla borcunuzu öderken hem tasarruf yapma imkanınız doğuyor hem de ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam ediyorsunuz.

Biz hem üreten Türkiye’nin bankasıyız hem de bireysel bankacılıkta varız. Üretimi, hizmeti, ticareti finanse etmiyorsanız daha sonra kredi kartı ve tüketici kredisi verecek insan da bulamazsınız. Biz hem üretimi hem de tüketimi finanse ediyoruz.

Küresel krizin başlangıcı olan 15 Eylül sonrasını ayrı değerlendirmek kaydıyla 2008 sektör açısından nasıl geçti?

Bankacılık sektörü geçen yıl üç çeyrek koşup, son çeyrekte durdu. Ama bu reel sektördeki durmayla birlikte oldu. Halk Bankası ise 3 çeyrek koştu; son çeyrekte de yine büyüdü. Sektörün kredilerdeki büyüme oranı 2008 yılı için yüzde 20 olurken, banka olarak bizim kredi büyümemiz bu oranın epeyce üzerinde gerçekleşti. Yani krize rağmen, son çeyrekte sektörün kredi hacmi küçülürken; biz sektörün üzerinde büyüdük. Sektörde ve bizde aktiflerdeki büyüme ise hemen hemen aynı düzeyde oldu.

Krediler büyürken, sorunlu alacaklar da büyüdü mü?

Evet sektörde sorunlu alacaklar daha da arttı. Bir önceki yıla göre sorunlu alacakların artış oranı yüzde 30 oldu. Ama banka olarak bizim sorunlu alacaklar artış oranımız sektör ortalamasının altında kaldı. Yani hem müşteri sayımız hem de kredi hacmimiz sektörden fazla büyürken; sorunlu alacak miktarı sektörün altında artmış oldu. Bu oranları açıkça ifade edemiyorum; çünkü biz halka açık bir şirketiz ve 2008 yılı son çeyrek rakamları henüz kesinleşmedi.

15 Eylül’de başlayan kriz sektörde nasıl bir davranış değişikliğine neden oldu?

2008 bilançoları açıklanmaya başladı; geçen yıla göre karlılık oranlarında düşüşler oldu. Bu son derece doğal. Çünkü geçen yıl üç çeyrek koşan bankacılık sektörü son çeyrekte ciddi bir rekabete girdi. Bu rekabet ise mevduat, kaynak rekabetiydi. Mevduattaki maliyetlerin artması pasifteki yükümlülüğü artırdı. Dolayısıyla son çeyrek karlılık açısından birçok banka için zor geçti. Sektör yurtdışından taze kaynak gelmeyecek; vadesi gelen sendikasyonlar çevrilemeyecek korkusu yaşadı. Ancak korkulan olmadı.

2008 son çeyrek gelişmeleri sizi nasıl etkiledi?

Mevduat maliyetlerindeki artış en önemli gelişmeydi. Biz mevduatta pazar payımızı koruduk; yani bedavadan kamu bankasıyız diye mevduatımızda olağanüstü artışlar olmadı. Kredide 4.çeyrekte de büyümeyi sürdürdük. Sadece artan kurla büyümedik gerçek anlamda kredi artışı sağladık. Bizi etkileyen konu şu oldu; son çeyrekte hem kredi riski hem de vadeye bağlı fiyat riskleri yaşandı. Vadeye bağlı fiyat riski özellikle aktifte yaşandı. Mevduatın maliyetleri yukarı çıkarken; sizin geçmişte verdiğiniz kredilerin maliyeti aynı kaldığı için doğal olarak faiz marjları daraldı. Bu daralma bankaların karlılığını etkiledi.

Dolayısıyla bazı bankalar kredilerini geri çağırdı….

Biz banka olarak kredinin geri çağrılması bir yana ilave krediler verdik. Özellikle daralan pazar nedeniyle bu dönemde insanların bir şekilde nakit akışkanlığının bozulması ve insanların yükümlülüklerini yerine getirememesi durumu ortaya çıktı. Biz bunu çok önceden sezinleyerek karşılıklar yönetmeliğine de aykırı olmadan firmalarımızla konuştuk; vadesi gelenleri yeniden vadelendirdik. Vadesi gelmeyenler için de konuştuk; önümüzdeki dönem nakit akışlarını birlikte ortaya koyarak, gerekirse piyasa gerekirse banka borçlarını ödemesini sağlayarak onlara yeniden bir ödemesiz dönem hizmeti de vermiş olduk. Dolayısıyla piyasayı fonladık.

225 milyon euro’yu dağıtacak firma aranıyor…

Sendikasyonununuz yok ise nasıl kredi veriyorsunuz?

Öz kaynak ve mevduatlarımızın yanı sıra Avrupa Yatırım Bankası, Fransa Kalkınma Bankası, Dünya Bankası gibi yurtdışı kreditörlerden yaklaşık 12 ila 30 yıl vadeli temin ettiğimiz krediler var. 650 milyon euro seviyesindeki bu kaynağın 450 milyonunun dağıttık. 200-225 milyon euro kaynak ise hala elimizde ve bunu piyasaya aktarmak üzere aktif bir pazarlama startejisi yürütüyoruz.

Yani herkes kredi vermekten kaçarken, siz kredi verecek müşteri arıyorsunuz?

Bunlar yatırım kredilerinde 2 yıl ödemesiz 7 yıl vade; işletme kredilerinde ise 1 yıl ödemesiz 4 yıl vadeli olarak verdiğimiz krediler. Böyle bir ortamda firmalar için güzel bir ürün. Bunları aktif şekilde pazarlamak için dışarı çıktık. Hem firmalarımıza danışmanlık yapıyoruz hem de uygun koşullarda kredi veriyoruz.

Az önce saydığınız uluslar ararası kuruluşlardan yeni kaynak temin etmeyi düşünüyor musunuz?

Ciddi bağlantılarımız sürüyor. Onlar bize kredi kredi vermede istekliler; biz de alma konusunda ısrarlıyız. Önümüzdeki dönem kobilerimiz için ciddi miktarda yeni kaynaklar getireceğiz.

Banka rekabeti artacak

Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bir süre önce sektörün elinde 18 milyar likidite biriktiğini söyledi. Elde tutulan kaynak banka için maliyet anlamına gelir.

Bankalar kredi mi vermiyor yoksa talep mi azaldı?

Son 5 yılda dünya ekonomisindeki büyüme emtia fiyatlarını da yukarı çıkardı. ABD’de başlayan daralma ile emtia fiyatları hızla aşağı düştü. Bu 2009’da finansal ihtiyaçları belirleyen en önemli enstrüman olacak. Yani bir firma üretebilmek için ihtiyacı olan bin ton hammaddeye bin dolar öderken; bugün 400 dolar ödüyor. Yani finansman ihtiyacında yüzde 60 oranında düşme oldu. İkincisi de Pazar daraldı. Dolayısıyla bu iki çarpanın, finansman ihtiyacındaki azalma ve talep daralmasının etkisiyle reel sektörün kredi talebi artmıyor, azalıyor. Bu da 2009’da bankalar arasında çok ciddi rekabete neden olacak..

Rekabet artacağına göre bankaların kredi verme koşulları esneyecek mi?

Bankaların genel kabul gördüğü kriterleri sağlayan firmalar bankalar tarafından büyük rağbet görecek.

Yani rekabet kredibl müşteriler üzerinden yaşanacak?

İster küçük ister büyük olsun; pazarını, alacağını ve stokunu yönetebilen; yatırımlarını planlı şekilde yapabilen şirketler bu dönemde şanslı şirketler olacak.

2009 yılına ilişkin olası gelişmeler sizi korkutuyor mu?

Biz kişisel korkuyla değil, kurumun cesaretiyle hareket ediyoruz. Bilgi işlemle desteklenen öyle bir altyapı oluşturduk, öyle parametrelerimiz var ki, kurumsal cesaretimizi buradan alıyoruz. 2009’da şube açılışlarına ve buna paralel olarak personel almaya devam edeceğiz. Ancak açılışların yılın ikinci yarısından itibaren yoğunlaşmasını planlıyoruz. İlleri tek tek dolaşıyoruz, geri kaldığımız illerde şube sayısını artırıyoruz İstanbul başta olmak üzere üç ile önem veriyoruz.. 30 ila 50 yeni şube açmayı planlıyoruz. Pasta küçülse bile biz payımızı artırmaya çalışıyoruz. Bankanın halen yurtiçi ve yurtdışı 637 şubesi; 12 bin 838 çalışanı var.

2009 şirketler için nasıl bir yıl olacak?

Firmalar bu dönemi avantaja dönüştürebilirler. Aşağı inen enflasyon, düşük faiz, finansman giderlerini ciddi anlamda kontrol altına alabileceğiniz bir dönem olacak 2009. Dünyada da Türkiye’de de sorunun kaynağı psikolojik, negatif beklentiler. Bu pozitife döndüğünde her şey düzelmeye başlayacak. Bankalar bu dönemde doğru müşteriye doğru kaynak aktarmak zorundalar.

Bu kadar çok sayıda doğru müşteri var mı?

Yeteri kadar olduğu düşüncesindeyim. Son on gündür küçük bankalar dahi piyasaya girme mücadelesi veriyor, ellerinde likidite bol. Sorunlu kredi kısmen de yaşanmaya devam edecek ama elinizdeki likiditeyi doğru müşteriye aktarmak zorundasınız.

Yurtdışında iş yapan müteahhitlere teminat mektubu vermeye başladınız mı?

Türk Müteahhitler Birliği ile iyi niyet çerçevesinde ciddi görüşmemiz oldu. Son yıllarda aktif olduğumuz v önümüzdeki dönem daha aktif olmayı planladığımız bir sektör yurtdışı taahhüt sektörü. Firmanın kredibilitesine, projenin uygunluğuna ve muhatap ülkenin riskine bakarak teminat mektubu veriyoruz. Bu sektör için banka bünyesinde bir de inşaat finansman daire başkanlığı kurduk. Burayı daha aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Sektörün teminat sorunu çözülürse çok daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz.

Ziraat Bankası, Yunanistan’da iki şube açtı, sizin yurtdışı planlarınız nedir?

Yurtdışında şube açma konusunda çalışmalara başladık. KKTC, Bahreyn, Almanya ve İran’da varız ama özellikle Türkiye ile ilgili ticaretin geliştiği her yerde olmayı arzu ediyoruz. Dünya ile entegre olmayı istiyorsanız her yerde soluk almanız gerekir.

Read more...

Merkez bankalarından faiz indirimine devam

12 Aralık 2008 Cuma

Merkez Bankaları krizin ekonomileri durgunluğa sokma tehlikesine karşı faiz indirimine gidiyor. Dün İsviçre Merkez Bankası, gösterge faiz oranını 50 baz puan indirdi.

Merkez Bankası, böylece ekim ayında yüzde 2.5 olan faizini son iki ayda dördüncü kez indirerek, yüzde 1’den yüzde 0.5’e çekti.

Merkez Bankası Başkanı Jean-Pierre Roth, İsviçre ekonomisinin kötüleşeceği beklentisi göz önüne alındığında, daha fazla faiz indiriminin uygun gözüktüğünü söyledi.

Güney Kore Merkez Bankası da, gösterge faizini yüzde 3’e indirdi. Banka yaptığı açıklamada, ‘kredi sıkışıklığı dahil finansal piyasalardaki bozulmanın yanı sıra dünyadaki ekonomik yavaşlamanın sonucu, büyümenin büyük olasılıkla hızla düşeceğini’ belirterek, yüzde 4 olan faizini 100 baz puan indirerek yüzde 3’e çekti.

Bu arada Güney Afrika Merkez Bankası da son üç yılda ilk kez faiz indirimi yaptığı ve gösterge faizini 50 baz puan indirerek yüzde 11,5’e çekti.

Read more...

Gözler AMB ve BOE`nin faiz kararlarında

3 Kasım 2008 Pazartesi

Geçen hafta Norveç'ten Çin'e ve Hong Kong'dan ABD'ye, Slovakya'dan Kuveyt'e kadar birçok ülkeden gelen faiz indirimi açıklamaları ile koordineli faiz indirimlerinden 5'inci vitese geçildi.

Hafta sonunda ise Hindistan Merkez Bankası faizini sürpriz bir şekilde yüzde 8'den yüzde 7,5'e düşürdü. Bu hafta ise Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz kurullarını topluyor. AMB'nin faizini yüzde 3.25 e BoE'nin ise yüzde 4'e indirmesi beklenirken, her iki bankanın da önümüzdeki yılın ortasına kadar 2,5 puanlık bir indirim daha yapmış olacağı öngörülüyor.

Bu gerçekleşirse AMB tarihindeki en hızlı faiz gevşetme süreci olacak. JP Morgan ise küresel faiz oranlarının önümüzdeki seneye kadar yüzde 2.16 seviyesine düşerek 1990'ların ortasından bu yanaki en dip seviyesini göreceğini tahmin ediyor. Şu anda küresel faiz ortalaması yüzde 3.21 civarında.

Read more...

Ve FED faiz kararını açıkladı!!!

30 Ekim 2008 Perşembe

ABD Merkez Bankası (FED), yüzde 1,5 olan gösterge faiz oranını yüzde 1´e indirdi.

FED´in para politikası organı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) bugün yaptığı toplantıda, yüzde 1,5 olan faiz oranını yarım puan indirerek yüzde 1´e çekti.

FED, 30 Nisan´da yüzde 2´ye indirdiği gösterge faiz oranını, haziran, ağustos ve eylül aylarında yaptığı toplantılarda değiştirmemişti. Ancak FED, küresel finansal krizin bütün dünyayı etkilemeye başlaması üzerine 28-29 Ekim'de yapılacak olağan toplantısını beklemeden 8 Ekim'de faiz oranını yarım puan indirerek yüzde 1,5´e çekmişti.

FED ile birlikte 8 Ekim'de Avrupa Merkez Bankası (AMB), İngiltere Merkez Bankası, Kanada Merkez Bankası ve İsveç Merkez Bankası da (Riksbank) faiz oranlarını yarımşar puan indirmişti.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP