kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kredi kartı aidatı 3 yılda bir olacak

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Kredi kartlarının geçerlilik süresinde bir kez üyelik ücreti alınması gündemde. Alınan üyelik ücretinin üst sınırı da Merkez Bankası tarafından belirlenecek.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bankalar ve tüketiciler arasından en fazla anlaşmazlığa neden olan konuların başında gelen kredi kartı üyelik ücretine yeni düzen getiriyor.

Buna göre, bankalar kredi kartı sahibi müşterilerinden, kartın geçerlilik süresi boyunca bir kez üyelik ücreti alabilecek. Kartların geçerlilik süresi 3 yıldan az olmayacak.

Böylece bankalar 3 yılda bir kredi kartı üyelik ücreti alabilecek. Tüketici 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden vazgeçebilecek.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’na son şeklini verdi. TBMM’ye sevk edilmesi planlanan tasarıya göre, bankalar kredi kartı üyelik ücretini yıllık olarak alamayacaklar. Üyelik ücretinin üst sınırı Merkez Bankası tarafından belirlenecek. Yeni kanunun yürürlük tarihinden önce sözleşmesi imzalanan ve edinilen kredi kartları ise geçerlilik tarihinin bitiminden sonra yeni düzenlemeye tabi olacak.

Bankalar istedi, değişti

Sanayi Bakanlığı tüketici mevzuatına ilişkin tasarıyı ilk kez geçen yıl görüşe açmış ve talepler doğrultusunda yeniliğe gitmek için çalışma başlatmıştı. Tasarının görüşe açılan ilk halinde üyelik ücretinin sözleşme sırasında bir kez alınması hükmedilmişti. Ancak bankaların her kart için sadece bir kez aidat ödenmesine itiraz ettiği ve bu nedenle aidat ödemesinin geçerlilik süresi ile sınırlandırıldığı belirtildi.

Tüketici kredisini erken ödemeye ceza!

Tasarı ile tüketici kredileri de düzenlendi. Buna göre, tüketici 14 gün içinde hiç bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden vazgeçebilecek.

Cayma hakkını kullanan tüketici anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten anaparanın geri ödendiği tarihe kadar olan sürede tahakkuk eden faizi gecikme olmadan ve en geç cayma bildirimini kredi verene göndermesinden sonraki 30 gün içinde ödemekle yükümlü olacak.

Tasarıya göre, kredisini sözleşmesel faiz oranının sabit olduğu dönem içinde erken ödeyen tüketiciden tazminat alınabilecek. Bu uygulama şimdiye kadar sadece mortgage kredilerinde uygulanıyordu.

Söz konusu tazminat, erken ödeme ve kredi sözleşmesinin sona erme tarihi arasındaki sürenin bir yılı aşmaması durumunda erken ödenen kredi tutarının yüzde 0.5’ini, bir yılı aşması halinde ise erken ödenen kredi tutarının yüzde 1’ini geçmeyecek. Tazminat, tüketicinin erken ödemesi ile sözleşmenin sona erme tarihi arasındaki dönemde ödemesi öngörülen faizin tutarını aşmayacak.

Read more...

Sonunda bu da oldu!!!

10 Nisan 2009 Cuma

Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi olan Brezilya, IMF'den para almayıp, aksine kredi verecek.

Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega, IMF'nin, mali katkıda bulunma davetini kabul ettiklerini belirterek, Fon'a 4,8 milyar dolara kredi vereceklerini kaydetti.

Mantega, IMF'nin kendilerini “kredi veren ülke statüsü” vererek, sağlam bir ekonomiye sahip olduklarını teyit ettiğini vurguladı.

Brezilya, uyguladığı başarılı ekonomik program sonucunda, Aralık 2005'te, IMF'ye olan 15,5 milyar dolarlık borcunu tamamıyla kapatarak, bundan böyle IMF'den mali yardım almayacağını bildirmişti.

Read more...

Kredi borçlusuna ikinci sürpriz

26 Şubat 2009 Perşembe

Halkbank, kredi taksitlerinden bunalan tüketicilere ikinci bir müjde vermeye hazırlanıyor.

Konut, taşıt, kredi kartı, tüketici kredisi gibi kredi ödemelerinden bunalanlar için başlatılan ‘dost kredi’nin yeni versiyonu hazırlanıyor. Banka 60 ay vadeli dost krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için çalışma başlattı.

Halk Bankası'nın Kurumsal ve Ticari Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Baktır ile 2008 yılını ve 2009 beklentilerini konuştuk…

Yurtdışı müteahhitlik firmalarına ‘teminat mektubu’ vererek destek olan banka, önümüzdeki dönem Türkiye’nin yoğun ticaret yaptığı birçok ülkede şube açma planları yapıyor…2009’da bankaların kredi verme konusunda büyük bir rekabet yaşayacakları tahmininde bulunan Baktır, bunun ‘kredibil’ müşteriler için büyük avantaj sağlayacağını söylüyor…

Dost krediyle başlayalım, bu uygulamanızdan kimler yararlanabiliyor?

Dost Kredi tüm tüketici, konut, taşıt kredileri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını kapsıyor. Nakit akışını ayarlayamayan tüketicilerin önümüzdeki dönem nakit akışını ayarlayabilmesini hedefleyerek bu krediyi çıkardık. Borçlar aylık 1.68 faizle, 60 ay vadeye yayılıyor. Şimdi bu krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için yeni bir çalışma başlattık.

Dost kredi borçluya nasıl bir soluklanma sağlıyor?

Örneğin 2 bin lira maaş alıyorsunuz; aylık bin 500 lira kredi borcu ödüyorsunuz. Kalan 500 lira ile de geçinmeye çalışıyorsunuz. Biz 60 ay vadeli bu kredi ile aylık taksit tutarını 400 ila 500 liraya düşürüyoruz; bin 500 lira da size kalıyor. Dolayısıyla borcunuzu öderken hem tasarruf yapma imkanınız doğuyor hem de ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam ediyorsunuz.

Biz hem üreten Türkiye’nin bankasıyız hem de bireysel bankacılıkta varız. Üretimi, hizmeti, ticareti finanse etmiyorsanız daha sonra kredi kartı ve tüketici kredisi verecek insan da bulamazsınız. Biz hem üretimi hem de tüketimi finanse ediyoruz.

Küresel krizin başlangıcı olan 15 Eylül sonrasını ayrı değerlendirmek kaydıyla 2008 sektör açısından nasıl geçti?

Bankacılık sektörü geçen yıl üç çeyrek koşup, son çeyrekte durdu. Ama bu reel sektördeki durmayla birlikte oldu. Halk Bankası ise 3 çeyrek koştu; son çeyrekte de yine büyüdü. Sektörün kredilerdeki büyüme oranı 2008 yılı için yüzde 20 olurken, banka olarak bizim kredi büyümemiz bu oranın epeyce üzerinde gerçekleşti. Yani krize rağmen, son çeyrekte sektörün kredi hacmi küçülürken; biz sektörün üzerinde büyüdük. Sektörde ve bizde aktiflerdeki büyüme ise hemen hemen aynı düzeyde oldu.

Krediler büyürken, sorunlu alacaklar da büyüdü mü?

Evet sektörde sorunlu alacaklar daha da arttı. Bir önceki yıla göre sorunlu alacakların artış oranı yüzde 30 oldu. Ama banka olarak bizim sorunlu alacaklar artış oranımız sektör ortalamasının altında kaldı. Yani hem müşteri sayımız hem de kredi hacmimiz sektörden fazla büyürken; sorunlu alacak miktarı sektörün altında artmış oldu. Bu oranları açıkça ifade edemiyorum; çünkü biz halka açık bir şirketiz ve 2008 yılı son çeyrek rakamları henüz kesinleşmedi.

15 Eylül’de başlayan kriz sektörde nasıl bir davranış değişikliğine neden oldu?

2008 bilançoları açıklanmaya başladı; geçen yıla göre karlılık oranlarında düşüşler oldu. Bu son derece doğal. Çünkü geçen yıl üç çeyrek koşan bankacılık sektörü son çeyrekte ciddi bir rekabete girdi. Bu rekabet ise mevduat, kaynak rekabetiydi. Mevduattaki maliyetlerin artması pasifteki yükümlülüğü artırdı. Dolayısıyla son çeyrek karlılık açısından birçok banka için zor geçti. Sektör yurtdışından taze kaynak gelmeyecek; vadesi gelen sendikasyonlar çevrilemeyecek korkusu yaşadı. Ancak korkulan olmadı.

2008 son çeyrek gelişmeleri sizi nasıl etkiledi?

Mevduat maliyetlerindeki artış en önemli gelişmeydi. Biz mevduatta pazar payımızı koruduk; yani bedavadan kamu bankasıyız diye mevduatımızda olağanüstü artışlar olmadı. Kredide 4.çeyrekte de büyümeyi sürdürdük. Sadece artan kurla büyümedik gerçek anlamda kredi artışı sağladık. Bizi etkileyen konu şu oldu; son çeyrekte hem kredi riski hem de vadeye bağlı fiyat riskleri yaşandı. Vadeye bağlı fiyat riski özellikle aktifte yaşandı. Mevduatın maliyetleri yukarı çıkarken; sizin geçmişte verdiğiniz kredilerin maliyeti aynı kaldığı için doğal olarak faiz marjları daraldı. Bu daralma bankaların karlılığını etkiledi.

Dolayısıyla bazı bankalar kredilerini geri çağırdı….

Biz banka olarak kredinin geri çağrılması bir yana ilave krediler verdik. Özellikle daralan pazar nedeniyle bu dönemde insanların bir şekilde nakit akışkanlığının bozulması ve insanların yükümlülüklerini yerine getirememesi durumu ortaya çıktı. Biz bunu çok önceden sezinleyerek karşılıklar yönetmeliğine de aykırı olmadan firmalarımızla konuştuk; vadesi gelenleri yeniden vadelendirdik. Vadesi gelmeyenler için de konuştuk; önümüzdeki dönem nakit akışlarını birlikte ortaya koyarak, gerekirse piyasa gerekirse banka borçlarını ödemesini sağlayarak onlara yeniden bir ödemesiz dönem hizmeti de vermiş olduk. Dolayısıyla piyasayı fonladık.

225 milyon euro’yu dağıtacak firma aranıyor…

Sendikasyonununuz yok ise nasıl kredi veriyorsunuz?

Öz kaynak ve mevduatlarımızın yanı sıra Avrupa Yatırım Bankası, Fransa Kalkınma Bankası, Dünya Bankası gibi yurtdışı kreditörlerden yaklaşık 12 ila 30 yıl vadeli temin ettiğimiz krediler var. 650 milyon euro seviyesindeki bu kaynağın 450 milyonunun dağıttık. 200-225 milyon euro kaynak ise hala elimizde ve bunu piyasaya aktarmak üzere aktif bir pazarlama startejisi yürütüyoruz.

Yani herkes kredi vermekten kaçarken, siz kredi verecek müşteri arıyorsunuz?

Bunlar yatırım kredilerinde 2 yıl ödemesiz 7 yıl vade; işletme kredilerinde ise 1 yıl ödemesiz 4 yıl vadeli olarak verdiğimiz krediler. Böyle bir ortamda firmalar için güzel bir ürün. Bunları aktif şekilde pazarlamak için dışarı çıktık. Hem firmalarımıza danışmanlık yapıyoruz hem de uygun koşullarda kredi veriyoruz.

Az önce saydığınız uluslar ararası kuruluşlardan yeni kaynak temin etmeyi düşünüyor musunuz?

Ciddi bağlantılarımız sürüyor. Onlar bize kredi kredi vermede istekliler; biz de alma konusunda ısrarlıyız. Önümüzdeki dönem kobilerimiz için ciddi miktarda yeni kaynaklar getireceğiz.

Banka rekabeti artacak

Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bir süre önce sektörün elinde 18 milyar likidite biriktiğini söyledi. Elde tutulan kaynak banka için maliyet anlamına gelir.

Bankalar kredi mi vermiyor yoksa talep mi azaldı?

Son 5 yılda dünya ekonomisindeki büyüme emtia fiyatlarını da yukarı çıkardı. ABD’de başlayan daralma ile emtia fiyatları hızla aşağı düştü. Bu 2009’da finansal ihtiyaçları belirleyen en önemli enstrüman olacak. Yani bir firma üretebilmek için ihtiyacı olan bin ton hammaddeye bin dolar öderken; bugün 400 dolar ödüyor. Yani finansman ihtiyacında yüzde 60 oranında düşme oldu. İkincisi de Pazar daraldı. Dolayısıyla bu iki çarpanın, finansman ihtiyacındaki azalma ve talep daralmasının etkisiyle reel sektörün kredi talebi artmıyor, azalıyor. Bu da 2009’da bankalar arasında çok ciddi rekabete neden olacak..

Rekabet artacağına göre bankaların kredi verme koşulları esneyecek mi?

Bankaların genel kabul gördüğü kriterleri sağlayan firmalar bankalar tarafından büyük rağbet görecek.

Yani rekabet kredibl müşteriler üzerinden yaşanacak?

İster küçük ister büyük olsun; pazarını, alacağını ve stokunu yönetebilen; yatırımlarını planlı şekilde yapabilen şirketler bu dönemde şanslı şirketler olacak.

2009 yılına ilişkin olası gelişmeler sizi korkutuyor mu?

Biz kişisel korkuyla değil, kurumun cesaretiyle hareket ediyoruz. Bilgi işlemle desteklenen öyle bir altyapı oluşturduk, öyle parametrelerimiz var ki, kurumsal cesaretimizi buradan alıyoruz. 2009’da şube açılışlarına ve buna paralel olarak personel almaya devam edeceğiz. Ancak açılışların yılın ikinci yarısından itibaren yoğunlaşmasını planlıyoruz. İlleri tek tek dolaşıyoruz, geri kaldığımız illerde şube sayısını artırıyoruz İstanbul başta olmak üzere üç ile önem veriyoruz.. 30 ila 50 yeni şube açmayı planlıyoruz. Pasta küçülse bile biz payımızı artırmaya çalışıyoruz. Bankanın halen yurtiçi ve yurtdışı 637 şubesi; 12 bin 838 çalışanı var.

2009 şirketler için nasıl bir yıl olacak?

Firmalar bu dönemi avantaja dönüştürebilirler. Aşağı inen enflasyon, düşük faiz, finansman giderlerini ciddi anlamda kontrol altına alabileceğiniz bir dönem olacak 2009. Dünyada da Türkiye’de de sorunun kaynağı psikolojik, negatif beklentiler. Bu pozitife döndüğünde her şey düzelmeye başlayacak. Bankalar bu dönemde doğru müşteriye doğru kaynak aktarmak zorundalar.

Bu kadar çok sayıda doğru müşteri var mı?

Yeteri kadar olduğu düşüncesindeyim. Son on gündür küçük bankalar dahi piyasaya girme mücadelesi veriyor, ellerinde likidite bol. Sorunlu kredi kısmen de yaşanmaya devam edecek ama elinizdeki likiditeyi doğru müşteriye aktarmak zorundasınız.

Yurtdışında iş yapan müteahhitlere teminat mektubu vermeye başladınız mı?

Türk Müteahhitler Birliği ile iyi niyet çerçevesinde ciddi görüşmemiz oldu. Son yıllarda aktif olduğumuz v önümüzdeki dönem daha aktif olmayı planladığımız bir sektör yurtdışı taahhüt sektörü. Firmanın kredibilitesine, projenin uygunluğuna ve muhatap ülkenin riskine bakarak teminat mektubu veriyoruz. Bu sektör için banka bünyesinde bir de inşaat finansman daire başkanlığı kurduk. Burayı daha aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Sektörün teminat sorunu çözülürse çok daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz.

Ziraat Bankası, Yunanistan’da iki şube açtı, sizin yurtdışı planlarınız nedir?

Yurtdışında şube açma konusunda çalışmalara başladık. KKTC, Bahreyn, Almanya ve İran’da varız ama özellikle Türkiye ile ilgili ticaretin geliştiği her yerde olmayı arzu ediyoruz. Dünya ile entegre olmayı istiyorsanız her yerde soluk almanız gerekir.

Read more...

Türkiye`ye 342,8 milyon avro kredi

17 Aralık 2008 Çarşamba

Dünya Bankası İcra Derektörleri Kurulu bugün, Türkiye'ye kullandıracağı, 342,8 milyon avro (yaklaşık 500 milyon dolar) tutarındaki 2. Rekabetçilik ve İstihdam Sektörü Geliştirme Politika Kredisi'ni (CEDPL-2) onayladı.

Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, CEDPL kredi dizisi, Türk Hükümetinin büyümeyi geliştirme ve istihdam oluşturma amacıyla giriştiği yasal, kurumsal ve yapısal gelişim programını destekliyor.

Onayla ikincisi kullanılacak kredi dizisi, “yatırım ortamı”, “finansal sektör”, “istihdam ve beceriler” alanlarında uygulanmakta olan politikaların desteklenmesine yönelik 2007 yılından buyana uygulanmakta olan politikaların desteklenmesinde kullanılıyor.

Yatırım ortamının iyileştirilmesi, “yeni araştırma ve geliştirme kanunu, gümrük idaresi reformu, Tapu Kanunu'nun değiştirilmesi ve özelleştirmenin daha da ilerletilmesini” içeriyor.

Finansal sektör alanındaki düzenlemeler, “yerli ve yabancı tasarrufların harekete geçirilmesine yardımcı olacak yeni sigorta kanunu ve sermaye piyasalarında kurumsal yönetişimi geliştirmeye yönelik yeni yönetmelikleri” kapsıyor.

“İstihdam ve beceriler” alanı ise “Türkiye'de iş fırsatlarının geliştirilmesine yönelik daha geniş kapsamlı bir strateji kapsamında iş gücü piyasası reformunun ilk aşamasını” oluşturuyor.

Değişken marjlı avro cinsinden olan CEDPL-2 kredisi, 12 yılı geri ödemesiz dönem olmak üzere 23,5 yıl vadeli bulunuyor.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Ulrich Zachau, yazılı açıklamada, kredi ile ilgili Türkiye'nin programının, uluslararası rekabetçiliği ve özel sektör yatırımlarının koşullarının iyileştirilmesi ve özellikle kayıtlı sektörde olmak üzere istihdam yaratmayı amaçladığını belirtti.

Bu programın şu an yaşanan küresel ekonomik kriz ve finansal çalkantı döneminde özel bir önem kazandığına işaret eden Zachau, açıklamasında şunları kaydetti:

“Dünya Bankası, bu programı oldukça olumlu karşılamaktadır. Bu programı, İkinci Rekabetçilik ve İstihdam Sektörü Geliştirme Politika Kredisi ile desteklemekten memnuniyet duyuyoruz ve dünyanın başka bölgelerinde olduğu gibi Türkiye'deki insanların ve işletmelerin de özel zorluklar ile karşı karşıya olduğu bu dönemde güçlü ortaklığımızı sürdürmeyi umut ediyoruz.”

Read more...

Kredi kartında inanılmaz promosyon!

8 Eylül 2008 Pazartesi

08.09.2008
Kredi kartında inanılmaz promosyon!



Garanti Bankası kredi kartı Bonus, uygulayacağı bir kampanyayla, kart sahiplerini ev sahibi yapmaya hazırlandığını açıkladı.

VATAN GAZETESİ

Garanti Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Elvan Bilge, kampanya kapsamında, her 10 günde bir Bonus Card kullanıcısının ev sahibi olacağını bildirdi. Bilge, kampanyaya tüm Bonus kullanıcılarının rahatlıkla katılabilmesi ve yapılan her alışverişte ev kazanma şanslarının daha da yükselmesi için, çekiliş hakkının 50 YTL gibi düşük bir harcamaya verilmesinin planlandığını kaydetti.

10 günde bir ev

Önümüzdeki günlerde başlayacak kampanyayla ilgili bilgi veren Elvan Bilge, Bonus Card’ın, çok tercih edilen kredi kartı olmasının yanı sıra Türkiye’nin sevilen markaları arasında ilk sıralarda olduğunu belirtti.

Elvan Bilge, son kampanyayla, kart sahiplerine ev armağan etmeye hazırlandıklarını ifade ederek, şu bilgileri verdi: Bonus Card sahipleri, her 10 günde bir İstanbul’da 1 ev vermeyi düşündüğümüz kampanya kapsamında, Bonus üyesi işyerlerinden yapacakları 50 YTL gibi düşük tutarlı bir alışveriş karşılığında çekilişe katılabilecek. Yaptıkları harcamanın toplamına göre kazanma şanslarını artırabilecek. Yakında başlayacak reklamlarımızla, kart sahiplerini ayrıntılı olarak bilgilendireceğiz. Gerçekleştireceğimiz kampanyayla, sektörde her zaman olduğu gibi takip edileceğimizi düşünüyoruz.

Read more...

İngiltere`de konut sektörüne can suyu

2 Eylül 2008 Salı

02.09.2008
İngiltere'de hükümet, durgun emlak piyasasını canlandırmak için ilk kez ev alacak olan ve belli bir gelirin altında bulunan kişilere, alacakları evin değerinin yüzde 30'una kadar varan faizsiz kredi vermeye hazırlanıyor.

AA

Son bir yıldır sürekli düşüş yaşanan, buna rağmen pek çok ailenin bir türlü dahil olamadığı emlak piyasasını canlandırmak isteyen hükümetin, ekonomi danışmanlarının tavsiyelerinin de etkisiyle, 5 yıl süreli ve sıfır faizli kredi uygulamasını gündemine aldığı belirtildi.

Verilecek kredinin, emlak piyasasına girmeye hazırlanan aileler için evlerinin peşinatını karşılamada kullanılması hedefleniyor.

Yıllık geliri 60 bin sterlinin altında olan ailelerin ev satın almalarının mümkün olamayacağı kanısına varan hükümetin, bu uygulama sırasında inşaat sektöründen de destek alacağı bildirildi.

Uygulamayla emlak piyasasında güvenin yeniden oluşturulması ve İngiliz ekonomisinde toparlanma sağlanarak hükümete verilen desteğin artırılmasının hedeflendiği yorumları yapılıyor.

Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin sözcüleri ise uygulamayı kısa süreli bir canlandırma planı olarak yorumladı. Muhalefet sözcüleri, piyasada gerçek bir canlanma ve güvenin ise palyatif önlemlerle değil, ancak ekonomik göstergelerdeki gerçek bir düzelme ile mümkün olabileceğini belirtti.

İngiltere'de ev fiyatları son bir yılda, 1990'ların başında yaşanan krizin ardından ilk kez bu kadar hızlı bir düşüş yaşıyor. İngiliz ekonomisi, buna artan petrol fiyatları ve küresel kredi krizinin de eklenmesiyle gerçek bir kriz görüntüsü veriyor.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP