Dünya Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türkiye`de yoksulluk artacak

26 Şubat 2009 Perşembe

Dünya Bankası, Türkiye'de 2008-2010 döneminde yoksulluğun artacağı uyarısında bulundu.

Hacer BOYACIOĞLU / REFERANS GAZETESİ

Türk bürokrasisine bir sunum yapan Dünya Bankası'nın önümüzdeki 2 yıl içinde özellikle gençler, çocuklar ve yaşlılarda yoksulluğun artacağı, tarım dışı sektörlerde kayıtdışı çalışmanın da artacağı tespitinde bulunduğu belirtildi. Banka, 2009'un ikinci yarısından veya 2010'un ikinci yarısından itibaren ekonominin düzelmeye başlayacağı yönünde iki alternatifli senaryo üzerinden çalışmalarını yürütüyor.

Ekonomik düzelme 2010'un ikinci yarısına sarkabilir

Edinilen bilgilere göre, Dünya Bankası heyeti ekonomi bürokrasisine yaşanan küresel kriz ve bundan sonraki olası gelişmeler hakkında bir brifing verdi. Banka yetkilileri tarafından yapılan sunumda iki ayrı senaryo üzerinden bilgiler aktarıldı. Buna göre bankanın iyimser ve kötümser iki senaryosu bulunuyor. İyimser senaryoda, ekonomik iyileşmenin 2009 yılının ikinci yarısından ikibaren başlayacağı varsayılıyor. Kötümser senaryoda ise, ekonomik iyileşmenin 2010 yılının ikinci yarısından itibaren başlayacağı kabul ediliyor.

Sunuma göre, Türkiye'de yoksulluk ve kayıtdışı çalışma ekonomik gelişmelere bağlı olarak sıkıntılı bir sürece girecek. Bankanın özellikle 2008-2010 döneminde Türkiye'de yoksulluğun artacağı saptamasında bulunduğu belirtildi. Buna bağlı olarak tarım dışı istihdamda da kayıtdışı çalışan sayısında artış yaşanabilecek. Banka yaşanabilecek olumsuzlukların etkisini azaltmak için, sosyal projelere ağırlık verilmesini ve bu projelerin artırılmasını talep etti.

Sosyal programların hedeflerinin bu dönemde önemli olacağını kaydeden banka, bu kapsamda uygulanan şartlı nakit desteğinin olumlu bir proje olduğunu belirtti. Bu projenin özellikle kapsamının genişletilmesini talep eden banka, iş arayanlar ve mesleksizler için de yeni yaklaşımların gündeme getirilmesini ve iş edinmeye dönük projelerin ağırlık kazanmasını talep etti.

Read more...

Türkiye`ye 342,8 milyon avro kredi

17 Aralık 2008 Çarşamba

Dünya Bankası İcra Derektörleri Kurulu bugün, Türkiye'ye kullandıracağı, 342,8 milyon avro (yaklaşık 500 milyon dolar) tutarındaki 2. Rekabetçilik ve İstihdam Sektörü Geliştirme Politika Kredisi'ni (CEDPL-2) onayladı.

Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, CEDPL kredi dizisi, Türk Hükümetinin büyümeyi geliştirme ve istihdam oluşturma amacıyla giriştiği yasal, kurumsal ve yapısal gelişim programını destekliyor.

Onayla ikincisi kullanılacak kredi dizisi, “yatırım ortamı”, “finansal sektör”, “istihdam ve beceriler” alanlarında uygulanmakta olan politikaların desteklenmesine yönelik 2007 yılından buyana uygulanmakta olan politikaların desteklenmesinde kullanılıyor.

Yatırım ortamının iyileştirilmesi, “yeni araştırma ve geliştirme kanunu, gümrük idaresi reformu, Tapu Kanunu'nun değiştirilmesi ve özelleştirmenin daha da ilerletilmesini” içeriyor.

Finansal sektör alanındaki düzenlemeler, “yerli ve yabancı tasarrufların harekete geçirilmesine yardımcı olacak yeni sigorta kanunu ve sermaye piyasalarında kurumsal yönetişimi geliştirmeye yönelik yeni yönetmelikleri” kapsıyor.

“İstihdam ve beceriler” alanı ise “Türkiye'de iş fırsatlarının geliştirilmesine yönelik daha geniş kapsamlı bir strateji kapsamında iş gücü piyasası reformunun ilk aşamasını” oluşturuyor.

Değişken marjlı avro cinsinden olan CEDPL-2 kredisi, 12 yılı geri ödemesiz dönem olmak üzere 23,5 yıl vadeli bulunuyor.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Ulrich Zachau, yazılı açıklamada, kredi ile ilgili Türkiye'nin programının, uluslararası rekabetçiliği ve özel sektör yatırımlarının koşullarının iyileştirilmesi ve özellikle kayıtlı sektörde olmak üzere istihdam yaratmayı amaçladığını belirtti.

Bu programın şu an yaşanan küresel ekonomik kriz ve finansal çalkantı döneminde özel bir önem kazandığına işaret eden Zachau, açıklamasında şunları kaydetti:

“Dünya Bankası, bu programı oldukça olumlu karşılamaktadır. Bu programı, İkinci Rekabetçilik ve İstihdam Sektörü Geliştirme Politika Kredisi ile desteklemekten memnuniyet duyuyoruz ve dünyanın başka bölgelerinde olduğu gibi Türkiye'deki insanların ve işletmelerin de özel zorluklar ile karşı karşıya olduğu bu dönemde güçlü ortaklığımızı sürdürmeyi umut ediyoruz.”

Read more...

IMF ile hemen anlaşma imzalanmalı

10 Aralık 2008 Çarşamba

Dünya Bankası Türkiye eski Direktörü Andew Vorking, Türkiye’nin krizin ikincil etkilerinden korunması için istihdam piyasasında esneklik sağlayacak reformlar yapması ve gerektiğini söyledi

Dünya Bankası Türkiye eski Direktörü Andew Vorking, Türkiye’nin krizin ikincil etkilerinden korunması için istihdam piyasasında esneklik sağlayacak reformlar yapması ve gerektiğini söyledi

Dünya Bankası Türkiye eski Direktörü Andrew Vorking, Türkiye’nin, piyasalarda yeniden güven sağlaması ve krizin ikincil etkilerinden etkilerinden etkilenmemesi için bazı önlemler alması gerektiğini söyledi.

Vorking, bu anlamda Türkiye’nin IMF ile hemen bir anlaşma yapmasının önemli olduğuna dikkat çekerek, “ABD Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Merkez Bankası gibi kurumlarla likidite konusunda işbirliği sağlaması, istihdam piyasasında esneklik sağlayıcı reformları gerçekleştirmesi de önem taşıyor” diye konuştu.

IMF’nin bir çıpa olması açısından önemine dikkat çeken Vorking, fon ile Türkiye arasındaki görüşmelerin en hassas dönemde olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin, doğru politikalar uygulamasına rağmen, küresel şartlardan kaynaklanan bir yatırımcı güven kaybının olduğuna dikkat çeken Vorking, bu nedenle, ekonomik programın, IMF’ye çıpa edilmesinin, yatırımcı güveninin yeniden sağlanmasında en net yollardan biri olduğunu ifade etti.

‘Geç kalmadan önlem alın’

Yerli ve yabancı yatırımcıların yatırım kararlarında öngörülebilirlik aradıklarına dikkati çeken Vorking, Türkiye ekonomosiyle uluslararası kuruluşları yakından takip eden bir kişi olarak, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak herhangi bir anlaşma modelinin Türkiye’nin öngörülebilirliğini artıracağını anlattı.

Böylesine çalkantılı bir küresel mali ortamda yapılacak anlaşmanın, Türkiye’deki piyasaları ve hükümet politikasını daha öngörülebilir bir hale giterceğini kaydeden Vorkingk, bu nedenle bir anlaşmanın gecikmeden yapılması gerektiğini savundu. Andrew Vorking, ABD ve Avrupa’daki durgunluğun geçeceğini ancak bunun birkaç yıl alabileceğini kaydetti.

Türkiye’nin, önleyici ve cesur adımları şimdi atmasının piyasalarda çok olumlu bir hava estireceğinin de altını çizen Andrew Vorking, gecikmiş önlemlerin etkisinin de daha az etkili olacağını ifade etti.

Asıl etkiler sonradan görülecek

Küresel finansal ve ekonomik durumun, son aylarda daha da kötüleştiğini belirten Dünya Bankası Türkiye eski Direktörü Vorking, ABD’de başlayan konut ve bankacılık krizinin ikincil etkilerinin henüz reel ekonomide tam olarak görülmediğini, bunun asıl etkilerinin daha sonraki aylarda görüleceğini anlattı.

Andrew Vorking, küresel finansal krizin, Türkiye gibi ülkelerdeki ikinci etkisinin reel ekonomi üzerinde olacağını belirtirken, Türkiye gibi ülkelerdeki bu ikincil etkilerin, yatırımcı güvenin zayıflaması, ticaretin azalması, işsizlik artması ve üretimin de düşmesi şeklinde görülebileceğine de dikkat çekti.

Türkiye 2001’den farklı

Andrew Vorking, küresel ekonomik krizin ikincil etkileri ne olursa olsun bundan sonra Türkiye’nin daha önce olduğu gibi bir kriz yaşamayacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye, 2001’deki gibi bir krizi artık yaşamaz, çünkü o krizden çıkardığı dersler sonucu aldığı yapısal önlemler, ekonomiyi daha az kırılgan hale getirdi.

Ancak, bundan sonra da yapısal önlemleri almaya devam ederek, krizin ikincil etkilerinden daha az etkilenebilir. Böylece yarım kalmış yapısal reformları da IMF programıyla tamamlayabilir.”

Read more...

Dünya Bankası`ndan Türkiye`ye kriz uyarısı

3 Kasım 2008 Pazartesi

DB Başkan Yardımcısı Shigeo Katsu, dünyayı etkisi altına alan küresel krizin Türkiye için hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olacağını söyledi

Shigeo Katsu, Sanko Holding'e ait Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi Narlı beldesindeki Çimko Çimento Fabrikası'nda düzenlediği basın toplantısında, dünyayı etkisi altına alan küresel krizin Türkiye'yi de mutlaka etkileyeceğini bildirdi.

Dünyada şu anda büyük bir kriz yaşandığını ve hiçbir ülkenin bu krizden kurtulamayacağını ifade eden Katsu, Türkiye de bundan kaçamayacak. Türkiye artık dünyayla entegre olmuş, dünyaya ihracat yapan bir ülke. Dünyada büyüme bakımından bir yavaşlama olacağı kesin. Tüm dünyada etkisini gösteren küresel kriz Türkiye'yi de etkileyecek. Büyüme başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de yavaşlayacaktır, bu kesin dedi.

Finans piyasalarında finans sektörünü yönetenlerin kredi verme konusunda endişeli olduğunu belirten Katsu, Artık insanlar finans kuruluşlarından kredi alamıyor. Bu, donma noktasına geldi. Türkiye'de de bunun olumsuz etkileri olacaktır diye konuştu.

Katsu, dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin olumsuz etkilerinin yanısıra Türkiye açısından olumlu etkilerinin de olabileceğini belirterek, dünyada enerji fiyatlarınun düşme eğilimine girdiğini, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin bu konuda olumlu etkileneceğini kaydetti.

Türk hükümetiyle dünyadaki ekonomik krizi her boyutuyla masaya yatırdıklarını ve bu konuda uzun süre çalışmalar yaptıklarını ifade eden Katsu, Biz burada yapmış olduğumuz çalışmalarda şunu gördük ki hükümet, 2001 yılında yaşanan mali krizden ders çıkartarak mali sektörde ciddi yapılanmaya gitmiş. Bankalarla ilgili ciddi önlemler alınmış. Hükümet şu anda krizi çok ciddi bir biçimde izlemektedir. Hükümetin krizin olumsuz etiklerini en aza indirmek için gerekli önlemleri aldığını gördüm. Bundan sonra da yine gerektiğinde gerekli önlemleri alacaklardır dedi.

Çimento fabrikasını gezen Katsu'ya, Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu tarafından tesise ilişkin bilgi verildi. Konukoğlu, fabrikanın Dünya Bankası kredisiyle yaptırıldığını ve 18 ay gibi kısa bir sürede tamamlandığını bildirdi.

Fabrikada Katsu ile birlikte incelemelerde bulunan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek de gazetecilere, fabrikanın kuruluşunun bir başarı öyküsü olduğunu anlattı.

Şimşek, fabrikanın, yaşanan ekonomik kriz ve sıkıntılara karşın 18 ay gibi kısa bir sürede meydana getirildiğine dikkati çekti. Şimşek, Buradan binlerce insan ekmek yiyecek, işsiz insanlara istihdam imkanı oluşturulmuştur. Böyle bir fabrikanın yapılmış olmasından memnuniyet duydum dedi.

Katsu ve Şimşek'in çimento fabrikasındaki incelemelerine, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ile ilçe belediye başkanları ve bürokratlar da katıldı.

Read more...

Türkiye, G-7 ülkeler grubuna girebilir

14 Ekim 2008 Salı

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, Türkiye'nin bölgesinde, ekonomik ve siyasi istikrar açısından önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Robert Zoellick, Dünya Bankası -IMF Sonbahar toplantıları çerçevesinde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, bölgesinde istikrara yönelik çok önemli girişimlerde bulunduğunu ve bu konuda başarılı da olduğunu kaydetti.

Zoellick, Türkiye'nin konumu itibarıyla stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu da vurguladı.

YAPISAL REFORMLAR BAŞARILI

Türkiye'nin, son yıllarda önemli bir ekonomik dönüşüm sağladığını belirten Zoellick, özellikle mali sektörde gerçekleştirdiği yapısal reformlar nedeniyle, sağlam ve dayanıklı bir finansal sisteme sahip olduğunu söyledi.

Zoellick, Türkiye'nin, yapısal reformlardaki başarısı nedeniyle, Dünya Bankası'nın gerekli teknik ve mali desteği verdiğini, bu desteğin, yapısal reformların uygulanmasını kolaylaştıracağını vurguladı.

DÜNYA BANKASI, EN ÇOK PROGRAM KREDİSİNİ TÜRKİYE'YE KULLANDIRIYOR

Edinilen bilgiye göre, Dünya Bankası, yıllık bazda, dünyadaki en büyük miktardaki program kredisini Türkiye'ye kullandırıyor. Yetkililer, Türkiye'nin bu miktarda bir kredi alabilmesinde, daha önce aldığı proje ve program kredilerindeki başarısının önemli rol oynadığını vurguluyorlar.

Dünya Bankası'ndan 6,2 milyar dolar kredi alan Türkiye, bu yıl da 2,7 milyar dolarlık bir program kredisi almayı planlıyor.

Dünya Bankası ile yürütülen ve 2008-2011 yıllarını kapsayan 6,2 milyar ABD doları tutarındaki Ülke İşbirliği Stratejisi kapsamında 2008 yılı içinde Dünya Bankası'ndan proje finansmanı amacıyla sağlanan kredilerin tutarı 800 milyon ABD dolarına ulaştı.

Bütçe finansmanında kullanılmak üzere 2008 yılında sağlanan program kredisi tutarı ise 400 milyon ABD doları oldu. Yıl sonuna kadar Banka'dan bütçe finansmanında kullanılmak üzere 1,3 milyar ABD doları tutarında program kredisi sağlanacak.

Ayrıca, 2008 yılı sonuna kadar Dünya Bankasından KOBİ'lerin finansman ihtiyaçları için kullanılmak üzere Hazine garantisi altında 150 milyon ABD doları tutarında bir proje kredisi sağlanması planlanıyor. Böylece, ülke işbirliği stratejisi kapsamında Dünya Bankası;ndan 2008 yılı içinde sağlanacak finansman tutarının 2,7 milyar dolar olacak.

Banka, reform uygulama performansını yeterli bulmadığı ülkelere yeterli miktarda program ve proje kredisi vermiyor.

Program kredileri, proje kredilerine göre daha zor koşullarda alınan krediler olarak biliniyor.

TÜRKİYE, YENİ G-7 ÜLKELER GRUBUNA GİREBİLİR

Bu arada Türkiye'nin, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick tarafından G-7'lere ilave olarak önerilen yedi üyeli yeni gruba katılma şansı bulunduğu öğrenildi.

Zoellick'in, yeni önerdiği yedi ülkenin oluşturacağı grubun üyelerinin sabit olmayacağı ve performansa göre, dünya ekonomisinde önemli rol oynayan ülkelerin de, bu “dünya ekonomisini yönlendirme grubu” çerçevesinde bulunan ülkelere dahil olabileceğini söylediği belirtiliyor.

Yetkililer, Türkiye'nin de stratejik önemi itibarıyla, değişimli olarak faaliyet gösterecek olan bu girişime dahil edilebileceğine dikkat çekiyorlar.

Zoellick, küresel finansal krizin, diğer gelişmekte olan ülkelerin de küresel ekonomik kararlara dahil olması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, en çok sanayileşmiş 7 ülkeden kurulu G-7'nin artık işe yaramadığını savunarak, bunun yerine, içinde 7 önemli gelişmekte olan ülkenin de bulunduğu yeni bir örgütün oluşturulmasını önermişti.

Robert Zoellick, yaptığı konuşmada, dünya ekonomisine yön vermesini önerdiği yeni örgütte yer alacak G-7'ye ek olarak 7 ülke olarak Çin, Hindistan, Rusya, Suudi Arabistan, Brezilya, Meksika ve Güney Afrika;yı saymıştı.

ABD'deki finans krizinin, G-7'den daha fazla sayıda ülke arasında daha fazla işbirliğini gerektirdiğini anlatan Zoellick, “G-7 işe yaramıyor. Değişik bir zamanda, yeni bir gruba ihtiyacımız var” şeklinde konuşmuştu.

G-7, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve Kanada;dan oluşuyor.

Zoellick, yeni girişimin, ülkelerin kamusal ve özel kurumların güçlerinin birleştirilmesiyle çok güçlü bir yapının oluşacağını söylemişti. Zoellick, önerdiği grubun oluşturulması durumunda bunun, dünyanın gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 70'ini oluşturacağına da dikkat çekmişti.

Zoellick, bu grubun düzenli aralıklarla toplanmasını ve ortaya çıkan yeni küresel ekonomik sorunları belirleyen ve çözümler öneren IMF ve Dünya Bankası ile işbirliği yapması gerektiğini de kaydetmişti.

Türk yetkililerin, dünyanın en önde gelen canlı ekonomilerinden olan, G20 içinde aktif bir durumda bulunan ve IMF tarafından da kotası artırılan Türkiye'nin de böyle bir girişim içinde yer alması yönündeki itirazı, gelişmiş ülke statüsüne yeni yükselen Güney Kore tarafından da desteklendi. Güney Kore'nin, G20'nin, yeni bir oluşum yerine, daha aktif bir grup olarak çalışmasını ya da Türkiye'nin bu yeni irişim içinde bulunması gerektiği görüşünde olduğu belirtiliyor.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP