G-7 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
G-7 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2009`da piyasalar nasıl olacak?

29 Aralık 2008 Pazartesi

2008 yılı, yaşanan ekonomik kriz ve piyasalardaki deprem nedeniyle tarihe geçecek. 2009 ise daha çok yaraların tamir edilmeye çalışıldığı “pansuman” bir yıl olacak. Krizin üssü ABD’de yeni başkan Obama “gerçek tedaviyi” benimserse, piyasalar, dibi yılın ilk yarısında görüp, hızlı bir “dirilişe” imza atabilir.

Ali AĞAOĞLU / VATAN GAZETESİ

2008 yılı tüm “küre” için zorlu geçti. Darbe almamış olan pek az. Bu darbelerin bazıları az, bazıları çok hasara neden oldu. Etkileri yeni yılda da hissedilecek. 2008 yılının açmış olduğu yaraların tamir edilmeye çalışıldığı, bir “pansuman” yılı olacak gibi görünüyor. Yeni yılın neler getireceğini tam olarak kestirmek hayli zor. Belki de “kesinlikle” söylenebilecek tek şeyin; 2009’un “Küresel Resesyonla Mücadele Yılı” olacağıdır!

Paket açıklanacak!

2008’in hem ekonomik “düzende” hem de “ruhlarda” yaratmış olduğu yıkım o kadar büyük ki, tamiri kısa zamanda olamayacak. Yaşanan travmaların etkisi; arada coşkulu ralliler bile olsa da (ki olacaktır!); kolay kolay silinmeyecek gibi.

Amerika’nın tercihi, yılın nasıl geçeceğini belirleyecek! 2008 yılında herkesi “sıradan kurtarmaya çalışan” ABD; aynı tercihini (kanser teşhisine rağmen “yanık” tedavisini) sürdürürse kriz kısa zamanda çözülemeyecektir. Sorunun kaynağına inmeden; bu yıl olduğu gibi; geçici çözümlerle (pansumanlarla) idare etmeye çalışırlarsa, önümüzdeki yıl da yine sancılı geçecektir.

Yok eğer Obama cesur davranıp; “iyi” ile “kötüyü” birbirinden ayırıp, iyilerle yoluna devam edecek olursa; yani “gerçek tedaviyi” benimserse krizin en derin noktasını (dibi) ilk çeyrekte; bilemediniz en fazla ikinci çeyrekte görüp, hızlı bir “dirilişe” bile şahit olabiliriz.

İMKB yaralarını sarabilecek mi?

Türkiye ile ilgili 2009 beklentilerine gelince... Hükümetin yüzde 4’lük büyüme hedefi hayal olarak kalacaktır!

Rusya; ilk çeyrekte devalüasyonu “hızlandırmazsa”; Türkiye önemli bir ticari partneriyle olan hacmini kaybedebilir!

Avrupa bölgesindeki resesyonun “uzaması” Türk ihracatçılarının işini zorlaştıracaktır!

Türk ihracatçıları; uluslararası navlun fiyatlarındaki rekor düşüşlerden sonra; Çin’in sert ve adil olmayan rekabetini her alanda ve her piyasada “enselerinde” hissedecekler! Hatta Türkiye sınırlarında bile...

Yerel seçimlerden çok önce (muhtemelen Şubat başında) IMF ile anlaşma imzalanacak! Ancak bu anlaşma tek başına bir çözüm olamayacaktır. Anlaşma sonrasında piyasalarda kısa süreli bir bahar havası yaşansa bile, hemen ardından “kürenin” gerçekleri yeniden öne çıkacaktır.

Dolarda 1.75 YTL seviyesi önemli

G-7 Bölgesi faizlerini “sıfıra” yakınlaştırırken, T.C. Merkez Bankası da gecelik faizleri en az 250 baz puan daha indirir. Türk Hazine bonoları gözde yatırım aracı olmaya devam edecektir!

Faiz indirimleri kurları; “küredeki” gelişmelerden daha az etkileyecektir. Dolar/YTL kurlarının ama şu ama bu sebeple; 1.75’lerin üzerine geçilmesi (ki önümüzdeki yıl için 1.45-1.75 “makûl aralık” olacaktır) durumunda; 2.05’lerin konuşulduğu gergin günler yaşanabilir! Dünyada yeni dipler görülürken; İMKB 100’de de en düşük 0.9 cent seviyesi (endeks karşılığı YTL kurlarına bağlı) görülebilir. Yeni dipler görüldükten sonra; üçüncü veya dördüncü çeyrekte 38.600 seviyeleri test edilirse, bu da beni şaşırtmayacaktır!

“Küreye” dair birkaç “nokta tahmin”

* Borsalardaki dipler, 2009 yılının ilk çeyreğinde görülebilir
* Dolar, euro karşısında yılın ilk çeyreği veya yarısında; 1.15-1.20 aralığına kadar değer kazanabilir, ardından 1.50 seviyesinin üzerine çıkar. Yeni rekor bu sene zor!
* Altın; borsalarda yeni dipler görülürken 900 dolarların üzerine çıksa da hemen ardından 600-650 dolarları test edebilir. 2010 başlarındaki muhtemel “enflasyona geçiş döneminde” de yeniden 1.000 dolarlara doğru bir hareket görülebilir.
* Petrol 35 doların altında fazla kalamayacak, ikinci çeyrekte 60 dolarları görebilir!

Dow Jones’ta 6.850-7.200 aralığı görülebilir

Hangisi tercih edilirse edilsin, 2009’da ABD borsalarında yeni dip(ler) görülecek! Ama Ocak ayının ikinci yarısında, ama yılın 2. çeyreğinde... Zamanlama ve seviye; yukarıdaki “pansuman/gerçek tedavi” tercihine bağlı olacak. Seviye olarak benim öngörüm Dow Jones’ta 6.850-7.200 aralığı; S&P’de ise 700 (+/- 20 puan) seviyeleri.

2008’de alınan ve alınacağı “vaad edilen” önlemler (ancak dipler görüldükten sonra) yılın ikinci yarısından itibaren etkisini gösterecektir. Gelişmiş ekonomiler resesyonla mücadele ederken, 0 (sıfır) faiz politikası küreye hakim olacak gibi görünüyor. Bu arada “faiz” önümüzdeki yıl en fazla duyulacak finansal terim olacak! Ama merkez bankaları, ama bonolar, ama şirket borçlanmaları nedeniyle “faizi” daha sık duyacağız!

Emtia fiyatları düştü ama...

Yılın ilk yarısında deflasyon nedeniyle; emtialar başta olmak üzere tüm “kürede” fiyatlar düşerken, 2010’a yaklaşıldığında ya da girerken yeniden “enflasyon” tartışıyor olabiliriz! Japonya’nın son 15 yılda yaşadıkları ve Karl Marx bu yıl en fazla okunanlar arasında olacak!

Çin iç talebi canlandırmak için elinden geleni yaparken; elindeki üretim fazlasını “satabilmek” adına dünyadaki diğer üreticilerle (Türkiye’da dahil) “sert ve adil olmayacak” bir rekabete girecek! Navlun ücretlerinin rekor seviyede düşmesi Çin’in işini kolaylaştırırken, uzaklık dezavantajı önemli ölçüde azaltacak. Gelişmekte olan ülkeler büyüme konusunda G-7’lerden daha şanslı ve başarılı olacaklar, ancak onlar değil dünyayı, kendilerini bile doğru dürüst kurtaramayacaklar!

Gelişmekte olan ülkeler arasında “rekabetçi devalüasyonlar” yarışı yaşanabilir! Herkes daha fazla ihracat yapabilmek için kendi para birimlerini devalüe ederken, dolar başta olmak üzere, euro ve diğer “major” para birimleri “haketmedikleri” değerlere yükselebilirler.

Read more...

Türkiye, G-7 ülkeler grubuna girebilir

14 Ekim 2008 Salı

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, Türkiye'nin bölgesinde, ekonomik ve siyasi istikrar açısından önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Robert Zoellick, Dünya Bankası -IMF Sonbahar toplantıları çerçevesinde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, bölgesinde istikrara yönelik çok önemli girişimlerde bulunduğunu ve bu konuda başarılı da olduğunu kaydetti.

Zoellick, Türkiye'nin konumu itibarıyla stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu da vurguladı.

YAPISAL REFORMLAR BAŞARILI

Türkiye'nin, son yıllarda önemli bir ekonomik dönüşüm sağladığını belirten Zoellick, özellikle mali sektörde gerçekleştirdiği yapısal reformlar nedeniyle, sağlam ve dayanıklı bir finansal sisteme sahip olduğunu söyledi.

Zoellick, Türkiye'nin, yapısal reformlardaki başarısı nedeniyle, Dünya Bankası'nın gerekli teknik ve mali desteği verdiğini, bu desteğin, yapısal reformların uygulanmasını kolaylaştıracağını vurguladı.

DÜNYA BANKASI, EN ÇOK PROGRAM KREDİSİNİ TÜRKİYE'YE KULLANDIRIYOR

Edinilen bilgiye göre, Dünya Bankası, yıllık bazda, dünyadaki en büyük miktardaki program kredisini Türkiye'ye kullandırıyor. Yetkililer, Türkiye'nin bu miktarda bir kredi alabilmesinde, daha önce aldığı proje ve program kredilerindeki başarısının önemli rol oynadığını vurguluyorlar.

Dünya Bankası'ndan 6,2 milyar dolar kredi alan Türkiye, bu yıl da 2,7 milyar dolarlık bir program kredisi almayı planlıyor.

Dünya Bankası ile yürütülen ve 2008-2011 yıllarını kapsayan 6,2 milyar ABD doları tutarındaki Ülke İşbirliği Stratejisi kapsamında 2008 yılı içinde Dünya Bankası'ndan proje finansmanı amacıyla sağlanan kredilerin tutarı 800 milyon ABD dolarına ulaştı.

Bütçe finansmanında kullanılmak üzere 2008 yılında sağlanan program kredisi tutarı ise 400 milyon ABD doları oldu. Yıl sonuna kadar Banka'dan bütçe finansmanında kullanılmak üzere 1,3 milyar ABD doları tutarında program kredisi sağlanacak.

Ayrıca, 2008 yılı sonuna kadar Dünya Bankasından KOBİ'lerin finansman ihtiyaçları için kullanılmak üzere Hazine garantisi altında 150 milyon ABD doları tutarında bir proje kredisi sağlanması planlanıyor. Böylece, ülke işbirliği stratejisi kapsamında Dünya Bankası;ndan 2008 yılı içinde sağlanacak finansman tutarının 2,7 milyar dolar olacak.

Banka, reform uygulama performansını yeterli bulmadığı ülkelere yeterli miktarda program ve proje kredisi vermiyor.

Program kredileri, proje kredilerine göre daha zor koşullarda alınan krediler olarak biliniyor.

TÜRKİYE, YENİ G-7 ÜLKELER GRUBUNA GİREBİLİR

Bu arada Türkiye'nin, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick tarafından G-7'lere ilave olarak önerilen yedi üyeli yeni gruba katılma şansı bulunduğu öğrenildi.

Zoellick'in, yeni önerdiği yedi ülkenin oluşturacağı grubun üyelerinin sabit olmayacağı ve performansa göre, dünya ekonomisinde önemli rol oynayan ülkelerin de, bu “dünya ekonomisini yönlendirme grubu” çerçevesinde bulunan ülkelere dahil olabileceğini söylediği belirtiliyor.

Yetkililer, Türkiye'nin de stratejik önemi itibarıyla, değişimli olarak faaliyet gösterecek olan bu girişime dahil edilebileceğine dikkat çekiyorlar.

Zoellick, küresel finansal krizin, diğer gelişmekte olan ülkelerin de küresel ekonomik kararlara dahil olması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, en çok sanayileşmiş 7 ülkeden kurulu G-7'nin artık işe yaramadığını savunarak, bunun yerine, içinde 7 önemli gelişmekte olan ülkenin de bulunduğu yeni bir örgütün oluşturulmasını önermişti.

Robert Zoellick, yaptığı konuşmada, dünya ekonomisine yön vermesini önerdiği yeni örgütte yer alacak G-7'ye ek olarak 7 ülke olarak Çin, Hindistan, Rusya, Suudi Arabistan, Brezilya, Meksika ve Güney Afrika;yı saymıştı.

ABD'deki finans krizinin, G-7'den daha fazla sayıda ülke arasında daha fazla işbirliğini gerektirdiğini anlatan Zoellick, “G-7 işe yaramıyor. Değişik bir zamanda, yeni bir gruba ihtiyacımız var” şeklinde konuşmuştu.

G-7, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve Kanada;dan oluşuyor.

Zoellick, yeni girişimin, ülkelerin kamusal ve özel kurumların güçlerinin birleştirilmesiyle çok güçlü bir yapının oluşacağını söylemişti. Zoellick, önerdiği grubun oluşturulması durumunda bunun, dünyanın gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 70'ini oluşturacağına da dikkat çekmişti.

Zoellick, bu grubun düzenli aralıklarla toplanmasını ve ortaya çıkan yeni küresel ekonomik sorunları belirleyen ve çözümler öneren IMF ve Dünya Bankası ile işbirliği yapması gerektiğini de kaydetmişti.

Türk yetkililerin, dünyanın en önde gelen canlı ekonomilerinden olan, G20 içinde aktif bir durumda bulunan ve IMF tarafından da kotası artırılan Türkiye'nin de böyle bir girişim içinde yer alması yönündeki itirazı, gelişmiş ülke statüsüne yeni yükselen Güney Kore tarafından da desteklendi. Güney Kore'nin, G20'nin, yeni bir oluşum yerine, daha aktif bir grup olarak çalışmasını ya da Türkiye'nin bu yeni irişim içinde bulunması gerektiği görüşünde olduğu belirtiliyor.

Read more...

MERKEZ BANKALARI KRİZE EL ATIYOR!

15 Eylül 2008 Pazartesi

ABD'li yatırım bankası Lehman Brothers'ın iflas başvurusunda bulunması ve Bank of America'nın Merrill Lynch'i satın alacağını açıklaması, ABD Merkez Bankası (FED) ile diğer merkez bankalarını çeşitli önlemler almaya itti.

FED, 90 yıllık tarihinde ilk kez nakit kredi karşılığında hisse senedi kabul etmek dahil acil önlemler alacağını açıkladı. G-7'nin sanayileşmiş ülkelerinin diğer merkez bankaları da piyasaları izlediklerini ve harekete geçmeye hazır olduklarını bildirdi.

Japonya Merkez Bankasından bir yetkili, “FED ve diğer ülkelerden yetkililerle temas halinde mali piyasalardaki koşulları izliyoruz” dedi.

AMB'DEN 30 MİLYAR AVRO

Avrupa Merkez Bankası (AMB), “avro para piyasasının düzgün işlemesi için katkıda bulunmaya hazır olduğunu” bildirdi.

AMB, piyasaların sakinleşmesi için mali sisteme 30 milyar avro (42,6 milyar dolar) enjekte ettiğini açıkladı.

İngiltere Merkez Bankası da “gerekli olursa harekete geçeceğini” kaydetti. İngiltere Merkez Bankası 5 milyar sterlin değerinde (yaklaşık 9 milyar dolar) üç günlük ihale açtı.

İsviçre Merkez Bankası para piyasalarına gecelik faiz oranı yüzde 1,9'dan olmak üzere “esnek ve bolca” likidite sağlayacağını bildirdi.

Almanya Merkez Bankası Bundesbank, Almanya'daki bankaların Lehman Brothers'ın yarattığı tehlikeyi “yönetebileceğini”, içeride ve dışarıdaki bankacılık kurumlarıyla temas halinde olduğunu belirtti.

Avustralya Merkez Bankası da bugün günlük para piyasası operasyonunda piyasaya 2,1 milyar Avustralya doları (1,7 milyar ABD doları) sürerken, bu miktarın piyasanın ihtiyacından 828 milyon Avustralya doları daha fazla olduğu belirtildi.

Bu arada dünyanın en büyük bankalarından 10'u 70 milyar dolarlık acil yardım fonu oluşturmaya karar verdi. Fona katılacak bankalardan herhangi biri fonun üçte birini kullanabilecek.

Read more...

İşte OECD`nin yeni büyüme hızı tahminleri

3 Eylül 2008 Çarşamba

Çarşamba , 3 Eylül 2008

İşte OECD`nin yeni büyüme hızı tahminleri

Merkezi Paris'te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), G-7'nin Avrupalı zengin üye ülkeleri ve Japonya için öngördüğü ekonomik büyüme hızı tahminlerini düşürürken, ABD için öngördüğü oranı bir miktar artırdı

OECD, ihracat oranlarının artması ve vergilerin düşürülmesinin, ABD'nin büyüme hızı için yaptığı tahminlerin artmasına yol açtığını açıkladı.

Haziran ayında ABD'de yüzde 1.2 oranında ekonomik büyüme tahmini yapan OECD, bu oranı son gelişmeler çerçevesinde yüzde 1.8'e çıkardı.

OECD, bununla birlikte daha önce ortalama yüzde 1.7 büyüme hızı beklediği Japonya için tahminini yüzde 1.2'ye düşürdü.

OECD, euro kullanan 15 AB ülkesinde ortalama ekonomik büyüme oranını yüzde 1.3 olarak belirledi. OECD tahminlerine göre, AB'nin önemli ülkeleri ve aynı zamanda G-7 ülkesi olan Fransa, Almanya ve İtalya'da büyüme hızı yılın ikinci yarısında bir miktar gerileyecek.

Yine OECD tahminlerine göre, petrol fiyatları ve eşya fiyatlarında istikrar sağlanması halinde, enflasyon oranı da üye ülkelerde düşme eğilimi gösterecek.

OECD, euro kullanan 15 AB ülkesinde ortalama ekonomik büyüme oranını yüzde 1.3 olarak belirledi. OECD tahminlerine göre, AB'nin önemli ülkeleri ve aynı zamanda G-7 ülkesi olan Fransa, Almanya ve İtalya'da büyüme hızı yılın ikinci yarısında bir miktar gerileyecek.

Yine OECD tahminlerine göre, petrol fiyatları ve eşya fiyatlarında istikrar sağlanması halinde, enflasyon oranı da üye ülkelerde düşme eğilimi gösterecek.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP