bireysel kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bireysel kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kredi borçlusuna ikinci sürpriz

26 Şubat 2009 Perşembe

Halkbank, kredi taksitlerinden bunalan tüketicilere ikinci bir müjde vermeye hazırlanıyor.

Konut, taşıt, kredi kartı, tüketici kredisi gibi kredi ödemelerinden bunalanlar için başlatılan ‘dost kredi’nin yeni versiyonu hazırlanıyor. Banka 60 ay vadeli dost krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için çalışma başlattı.

Halk Bankası'nın Kurumsal ve Ticari Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Baktır ile 2008 yılını ve 2009 beklentilerini konuştuk…

Yurtdışı müteahhitlik firmalarına ‘teminat mektubu’ vererek destek olan banka, önümüzdeki dönem Türkiye’nin yoğun ticaret yaptığı birçok ülkede şube açma planları yapıyor…2009’da bankaların kredi verme konusunda büyük bir rekabet yaşayacakları tahmininde bulunan Baktır, bunun ‘kredibil’ müşteriler için büyük avantaj sağlayacağını söylüyor…

Dost krediyle başlayalım, bu uygulamanızdan kimler yararlanabiliyor?

Dost Kredi tüm tüketici, konut, taşıt kredileri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını kapsıyor. Nakit akışını ayarlayamayan tüketicilerin önümüzdeki dönem nakit akışını ayarlayabilmesini hedefleyerek bu krediyi çıkardık. Borçlar aylık 1.68 faizle, 60 ay vadeye yayılıyor. Şimdi bu krediye 3 ay ödemesiz dönem eklemek için yeni bir çalışma başlattık.

Dost kredi borçluya nasıl bir soluklanma sağlıyor?

Örneğin 2 bin lira maaş alıyorsunuz; aylık bin 500 lira kredi borcu ödüyorsunuz. Kalan 500 lira ile de geçinmeye çalışıyorsunuz. Biz 60 ay vadeli bu kredi ile aylık taksit tutarını 400 ila 500 liraya düşürüyoruz; bin 500 lira da size kalıyor. Dolayısıyla borcunuzu öderken hem tasarruf yapma imkanınız doğuyor hem de ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam ediyorsunuz.

Biz hem üreten Türkiye’nin bankasıyız hem de bireysel bankacılıkta varız. Üretimi, hizmeti, ticareti finanse etmiyorsanız daha sonra kredi kartı ve tüketici kredisi verecek insan da bulamazsınız. Biz hem üretimi hem de tüketimi finanse ediyoruz.

Küresel krizin başlangıcı olan 15 Eylül sonrasını ayrı değerlendirmek kaydıyla 2008 sektör açısından nasıl geçti?

Bankacılık sektörü geçen yıl üç çeyrek koşup, son çeyrekte durdu. Ama bu reel sektördeki durmayla birlikte oldu. Halk Bankası ise 3 çeyrek koştu; son çeyrekte de yine büyüdü. Sektörün kredilerdeki büyüme oranı 2008 yılı için yüzde 20 olurken, banka olarak bizim kredi büyümemiz bu oranın epeyce üzerinde gerçekleşti. Yani krize rağmen, son çeyrekte sektörün kredi hacmi küçülürken; biz sektörün üzerinde büyüdük. Sektörde ve bizde aktiflerdeki büyüme ise hemen hemen aynı düzeyde oldu.

Krediler büyürken, sorunlu alacaklar da büyüdü mü?

Evet sektörde sorunlu alacaklar daha da arttı. Bir önceki yıla göre sorunlu alacakların artış oranı yüzde 30 oldu. Ama banka olarak bizim sorunlu alacaklar artış oranımız sektör ortalamasının altında kaldı. Yani hem müşteri sayımız hem de kredi hacmimiz sektörden fazla büyürken; sorunlu alacak miktarı sektörün altında artmış oldu. Bu oranları açıkça ifade edemiyorum; çünkü biz halka açık bir şirketiz ve 2008 yılı son çeyrek rakamları henüz kesinleşmedi.

15 Eylül’de başlayan kriz sektörde nasıl bir davranış değişikliğine neden oldu?

2008 bilançoları açıklanmaya başladı; geçen yıla göre karlılık oranlarında düşüşler oldu. Bu son derece doğal. Çünkü geçen yıl üç çeyrek koşan bankacılık sektörü son çeyrekte ciddi bir rekabete girdi. Bu rekabet ise mevduat, kaynak rekabetiydi. Mevduattaki maliyetlerin artması pasifteki yükümlülüğü artırdı. Dolayısıyla son çeyrek karlılık açısından birçok banka için zor geçti. Sektör yurtdışından taze kaynak gelmeyecek; vadesi gelen sendikasyonlar çevrilemeyecek korkusu yaşadı. Ancak korkulan olmadı.

2008 son çeyrek gelişmeleri sizi nasıl etkiledi?

Mevduat maliyetlerindeki artış en önemli gelişmeydi. Biz mevduatta pazar payımızı koruduk; yani bedavadan kamu bankasıyız diye mevduatımızda olağanüstü artışlar olmadı. Kredide 4.çeyrekte de büyümeyi sürdürdük. Sadece artan kurla büyümedik gerçek anlamda kredi artışı sağladık. Bizi etkileyen konu şu oldu; son çeyrekte hem kredi riski hem de vadeye bağlı fiyat riskleri yaşandı. Vadeye bağlı fiyat riski özellikle aktifte yaşandı. Mevduatın maliyetleri yukarı çıkarken; sizin geçmişte verdiğiniz kredilerin maliyeti aynı kaldığı için doğal olarak faiz marjları daraldı. Bu daralma bankaların karlılığını etkiledi.

Dolayısıyla bazı bankalar kredilerini geri çağırdı….

Biz banka olarak kredinin geri çağrılması bir yana ilave krediler verdik. Özellikle daralan pazar nedeniyle bu dönemde insanların bir şekilde nakit akışkanlığının bozulması ve insanların yükümlülüklerini yerine getirememesi durumu ortaya çıktı. Biz bunu çok önceden sezinleyerek karşılıklar yönetmeliğine de aykırı olmadan firmalarımızla konuştuk; vadesi gelenleri yeniden vadelendirdik. Vadesi gelmeyenler için de konuştuk; önümüzdeki dönem nakit akışlarını birlikte ortaya koyarak, gerekirse piyasa gerekirse banka borçlarını ödemesini sağlayarak onlara yeniden bir ödemesiz dönem hizmeti de vermiş olduk. Dolayısıyla piyasayı fonladık.

225 milyon euro’yu dağıtacak firma aranıyor…

Sendikasyonununuz yok ise nasıl kredi veriyorsunuz?

Öz kaynak ve mevduatlarımızın yanı sıra Avrupa Yatırım Bankası, Fransa Kalkınma Bankası, Dünya Bankası gibi yurtdışı kreditörlerden yaklaşık 12 ila 30 yıl vadeli temin ettiğimiz krediler var. 650 milyon euro seviyesindeki bu kaynağın 450 milyonunun dağıttık. 200-225 milyon euro kaynak ise hala elimizde ve bunu piyasaya aktarmak üzere aktif bir pazarlama startejisi yürütüyoruz.

Yani herkes kredi vermekten kaçarken, siz kredi verecek müşteri arıyorsunuz?

Bunlar yatırım kredilerinde 2 yıl ödemesiz 7 yıl vade; işletme kredilerinde ise 1 yıl ödemesiz 4 yıl vadeli olarak verdiğimiz krediler. Böyle bir ortamda firmalar için güzel bir ürün. Bunları aktif şekilde pazarlamak için dışarı çıktık. Hem firmalarımıza danışmanlık yapıyoruz hem de uygun koşullarda kredi veriyoruz.

Az önce saydığınız uluslar ararası kuruluşlardan yeni kaynak temin etmeyi düşünüyor musunuz?

Ciddi bağlantılarımız sürüyor. Onlar bize kredi kredi vermede istekliler; biz de alma konusunda ısrarlıyız. Önümüzdeki dönem kobilerimiz için ciddi miktarda yeni kaynaklar getireceğiz.

Banka rekabeti artacak

Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bir süre önce sektörün elinde 18 milyar likidite biriktiğini söyledi. Elde tutulan kaynak banka için maliyet anlamına gelir.

Bankalar kredi mi vermiyor yoksa talep mi azaldı?

Son 5 yılda dünya ekonomisindeki büyüme emtia fiyatlarını da yukarı çıkardı. ABD’de başlayan daralma ile emtia fiyatları hızla aşağı düştü. Bu 2009’da finansal ihtiyaçları belirleyen en önemli enstrüman olacak. Yani bir firma üretebilmek için ihtiyacı olan bin ton hammaddeye bin dolar öderken; bugün 400 dolar ödüyor. Yani finansman ihtiyacında yüzde 60 oranında düşme oldu. İkincisi de Pazar daraldı. Dolayısıyla bu iki çarpanın, finansman ihtiyacındaki azalma ve talep daralmasının etkisiyle reel sektörün kredi talebi artmıyor, azalıyor. Bu da 2009’da bankalar arasında çok ciddi rekabete neden olacak..

Rekabet artacağına göre bankaların kredi verme koşulları esneyecek mi?

Bankaların genel kabul gördüğü kriterleri sağlayan firmalar bankalar tarafından büyük rağbet görecek.

Yani rekabet kredibl müşteriler üzerinden yaşanacak?

İster küçük ister büyük olsun; pazarını, alacağını ve stokunu yönetebilen; yatırımlarını planlı şekilde yapabilen şirketler bu dönemde şanslı şirketler olacak.

2009 yılına ilişkin olası gelişmeler sizi korkutuyor mu?

Biz kişisel korkuyla değil, kurumun cesaretiyle hareket ediyoruz. Bilgi işlemle desteklenen öyle bir altyapı oluşturduk, öyle parametrelerimiz var ki, kurumsal cesaretimizi buradan alıyoruz. 2009’da şube açılışlarına ve buna paralel olarak personel almaya devam edeceğiz. Ancak açılışların yılın ikinci yarısından itibaren yoğunlaşmasını planlıyoruz. İlleri tek tek dolaşıyoruz, geri kaldığımız illerde şube sayısını artırıyoruz İstanbul başta olmak üzere üç ile önem veriyoruz.. 30 ila 50 yeni şube açmayı planlıyoruz. Pasta küçülse bile biz payımızı artırmaya çalışıyoruz. Bankanın halen yurtiçi ve yurtdışı 637 şubesi; 12 bin 838 çalışanı var.

2009 şirketler için nasıl bir yıl olacak?

Firmalar bu dönemi avantaja dönüştürebilirler. Aşağı inen enflasyon, düşük faiz, finansman giderlerini ciddi anlamda kontrol altına alabileceğiniz bir dönem olacak 2009. Dünyada da Türkiye’de de sorunun kaynağı psikolojik, negatif beklentiler. Bu pozitife döndüğünde her şey düzelmeye başlayacak. Bankalar bu dönemde doğru müşteriye doğru kaynak aktarmak zorundalar.

Bu kadar çok sayıda doğru müşteri var mı?

Yeteri kadar olduğu düşüncesindeyim. Son on gündür küçük bankalar dahi piyasaya girme mücadelesi veriyor, ellerinde likidite bol. Sorunlu kredi kısmen de yaşanmaya devam edecek ama elinizdeki likiditeyi doğru müşteriye aktarmak zorundasınız.

Yurtdışında iş yapan müteahhitlere teminat mektubu vermeye başladınız mı?

Türk Müteahhitler Birliği ile iyi niyet çerçevesinde ciddi görüşmemiz oldu. Son yıllarda aktif olduğumuz v önümüzdeki dönem daha aktif olmayı planladığımız bir sektör yurtdışı taahhüt sektörü. Firmanın kredibilitesine, projenin uygunluğuna ve muhatap ülkenin riskine bakarak teminat mektubu veriyoruz. Bu sektör için banka bünyesinde bir de inşaat finansman daire başkanlığı kurduk. Burayı daha aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Sektörün teminat sorunu çözülürse çok daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz.

Ziraat Bankası, Yunanistan’da iki şube açtı, sizin yurtdışı planlarınız nedir?

Yurtdışında şube açma konusunda çalışmalara başladık. KKTC, Bahreyn, Almanya ve İran’da varız ama özellikle Türkiye ile ilgili ticaretin geliştiği her yerde olmayı arzu ediyoruz. Dünya ile entegre olmayı istiyorsanız her yerde soluk almanız gerekir.

Read more...

Tüketici borçlu, biriktiremiyor

4 Şubat 2009 Çarşamba

İngiliz Aviva’nın tüketici davranış araştırmasına göre, Türk tüketicilerinin yüzde 51’i maddi güç yetersizliği, yüzde 40’ı ise mevcut borçları nedeniyle birikim yapamıyor. Borç oranlarında ise yüzde 36’yla kredi kartı ilk sırada yer alıyor.

İngiliz Aviva’nın global kriz nedeniyle gelecek kaygıları artan tüketiciler arasında yaptırdığı araştırmaya göre, insanlar kısa vadeli planlar yapıyor, mali hassasiyete sahip ve birikimlerini riskten uzak yatırım araçlarına yöneltiyor. The Futures Company, Aviva için ‘Tüketici Birikim Tutumları’ araştırmasını 25 ülkeden 100 bin kişiyle yaptı.

Araştırmanın Türkiye’deki sonuçlarına bakıldığında, Türk tüketicisinin yüzde 36’sının kredi kartı borcu, yüzde 22’sinin yakın çevresine borcu, yüzde 10’unun kredi borcu ve yüzde 3’ünün mortgage kredi borcu bulunuyor.

Türk tüketicisi, bireysel kredi ve mortgage kredileri oranlarında AB ülkelerinin çok gerisinde kalıyor. Sigorta konusunda da Türkler, AB ülkelerine göre geride. AB ülkelerinde yüzde 67 olan otomobil veya ev sigortası oranı, Türkiye’de yüzde 22 seviyelerinde. AB ülkelerinde yüzde 39 olan hayat sigortası sahipliği ise Türkiye’de yüzde 4’lerde bulunuyor

Yüzde 62 birikim yapmak istiyor

Türk tüketicilerinin birikim yapamama nedenlerinin başında yüzde 51’lik oranla maddi güç yetersizliği geliyor. Tüketicilerin yüzde 40’ı ise borç nedeniyle birikim yapamıyor. Toplu parayı değerlendirmede de Türkler, AB ülkelerindeki tüketicilerden ayrılıyor. Eline toplu bir para geçmesi durumunda Türklerin yüzde 39’u emeklilik için biriktireceğini, yüzde 35’i ev alacağını, yüzde 29’u da iş kuracağını belirtiyor. AB tüketicilerinin yüzde 29’u evini yenileyeceğini, yüzde 24’ü de kredi borcunu azaltacağını ifade ediyor.

Para biriktirme davranışında, Türklerin yüzde 62’si, AB tüketicilerinin ise yüzde 40’ı para harcamak yerine biriktirme eğiliminde.

Türkiye’de, tüketicilerin yüzde 34’ü birikimlerini bankada tutmak veya yatırım yapmak yerine elde bulundurmanın daha iyi olduğunu düşünüyor. Bu oran AB ülkelerinde ise yüzde 17 seviyesinde.

Emeklilik konusunda Türklerin yüzde 76’sı, yaşlıların geçimini sağlamanın devletin sorumluluğu olduğunu düşünüyor. Buna rağmen, yüzde 70’i devletin emeklilikte kendisine yeterli maaş vereceğine inanmıyor.

Bankaya, akrabaya, arkadaşa...

- Türk tüketicisinin yüzde 36’sının kredi kartı borcu,
- Yüzde 22’sinin yakın çevresine borcu,
- Yüzde 10’unun kredi borcu ,
- Yüzde 3’ünün mortgage kredi borcu var.

Satın alma endeksi kıpırdadı ve ocakta yüzde 32.9’a çıktı
ABN Amro’nun hazırladığı rapora göre, aralıkta yüzde 32.6 olan Türkiye Satın Alma Yönetici Endeksi (PMI), ocakta üst üste 4 aylık düşüşten sonra yüzde 32.9’a yükseldi. Raporda, üretim, yeni siparişler ve istihdam alanlarında belirgin düşüşler yaşanırken, girdi fiyatlarının Haziran 2005 tarihinden bu yana ilk defa düşmesi sonucunda ürün fiyatlarının rekor düzeyde azaldığı belirtildi.

Girdi stokları azaldı

ABN Amro ve Markit tarafından yayınlanan, Türkiye imalat sektörünün durumu hakkında bilgi vermek üzere tasarlanmış bir gösterge olan PMI’nın ocak verileri, imalat sektöründe 1 yıl önce gözlenmeye başlanan ciddi gerileme eğiliminin devam ettiğini gösterdi.

Ocak ayı PMI araştırma verileri, Türk imalat sektöründe büyük bir atıl kapasite ortaya çıktığını gösteriyor. Firmaların girdi alımlarını rekor düzeyde azaltmaları ise genel görünümün önümüzdeki aylarda da pek iç açıcı olmayacağına işaret olarak yorumlandı. Girdi stoklarında daha önce görülmemiş büyüklükte bir azalma olurken, nihai ürün stoklarında aralık ayının rekor düzeyine yakın bir gerileme gözlendi.

Türk imalatçılarının araştırma tarihinde gözlenen en büyük oranda işçi çıkardıkları ocak ayıyla birlikte işgücündeki azalmanın 12 aydır devam ettiğine dikkat çeken PMI, firmaların fazla işgücünün işten çıkarılmasının yanı sıra ücretsiz izinlerin de maliyetleri azaltmakta kullanılan başlıca yöntemlerden biri olduğunu belirttiklerini kaydetti.

Raporda, hem girdi hem de ürün fiyatlarının azalmasından görülebileceği üzere, ocakta Türk imalat sektöründe yaygın bir deflasyonist baskının varlığından söz edilebileceği ifade ediliyor.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP