dünya borsaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya borsaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Borsalara Moral Veren Haber

1 Mart 2010 Pazartesi

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük ekonomi gazetelerinden birisi olan The Wall Street Journal gazetesinin bir haberi, tüm borsalarda rahatlamaya yol açtı, birçok ülke borsası, moral kazandı. Gelelim haberin ayrıntılarına...


Ekonomiyi yakından takip edenler bilir; Yunanistan, yaklaşık 1 ay önce, bir borç krizinde olduğunu tüm dünyaya duyurmuş, Yunanistan ile ilgili açıklanan rakamlar, tüm dünya borsalarında paniğe sebep olmuştu. Birçok borsa, Yunanistan ile ilgili gelişmeler nedeniyle, negatif bir seyir izlemişti, bu olumsuzluk, neredeyse tüm ülkelerin borsalarına yansımıştı. Yunanistan haberinin içselleştirilmesinden sonra, Yunanistan'ın bu krizden nasıl kurtarılabileceği tartışılmış, Avrupa Birliği ülkeleri, toplantı üzerine toplantı yaparak Yunanistan'a destek aramıştı.

Yapılan mali toplantıların birçoğu sonuçsuz kalmış, Yunanistan Başbakanı da, Yunanistan'ın yalnız bırakıldığından dert yanmıştı.

İşte bu borsa haberlerinden sonra, bugün borsalara moral veren haberi The Wall Street Journal gazetesi verdi. Almanya ve Fransa hükümetlerinin öncülüğünde hazırlanan bir paketten bahseden The Wall Street Journal, bu paket ile birlikte Yunanistan'ı krizden kurtarmak amaçlanacağını yazdı.

Tam olarak netleşmeyen bu paket ile birlikte Yunanistan ekonomisinin rahatlayacağı konuşulmakta. Tabii bu haber tüm dünya borsalarında pozitif etki yarattı.

Yunan ekonomistler, Cuma gününe kadar son kararların alınıp uygulamaya geçilmesini umuyorlar.

Read more...

Ekonomisi Problemli 3 Ülke

9 Şubat 2010 Salı

Perşembe günü başlayan ve bu hafta da devam eden mini krizde, oklar 3 ülkeyi gösteriyor. Yunanistan, Portekiz ve İspanya borsaları, alarm veriyor ve bu alarm diğer tüm Avrupa ülkeleri borsalarında ve Türkiye borsasında paniğe yol açıyor. Söz konusu ülkelerin ekonomisindeki kırılganlığın seyri, önümüzdeki günlerdeki borsa hareketlerini de belirleyecek cinsten.


Yunanistan, olası bir iflasa karşı önlemlerini aladursun, Yunanistan'da hisse senetleri bulunduran yatırımcılar, olası bir iflasta uğrayacakları zararı hesaplıyor. Yetkililer ise Yunanistan'ın düze çıkabilmesi için 54 milyar avroya ihtiyaç duyduğunu ve Yunanistan'ın isterse bu miktarı, borç olarak alabileceğini belirtiyor. Yunanistan hükümeti ise ekonomik problemleri aşmak için kemer sıkma politikalarına başvuracak ve yeni vergiler getirecek.

Portekiz de durumu vahim olan ülkeler arasında. Sosyalist azınlık, krizi aşmak için kamu harcamalarının azaltılmasını teklif etti; ancak muhalefet, bu öneriyi kabul etmedi. Muhalefet, özer bölgelerdeki yönetimlerin daha da borçlanmasını ise kabul etti. Ayrıca, GSHY'nin de geçen yıla oranla, yüzde 76'dan yüzde 85'e çıkacağı tahmin ediliyor. Bu da Portekiz ekonomisi için tehlike çanlarının çaldığını ispatlar nitelikte.

İspanya da Yunanistan'a benzer bir borç krizi yaşıyor. İspanya'da bütçe açığı da çok büyük oranlarda. İspanya ekonomisinin, Yunanistan ve Portekiz'e göre daha büyük olması, bu ülkedeki hassasiyeti de arttırıyor.

Kısacası, bu 3 ülke, Avrupa borsalarında ve genelde dünya borsalarında paniğe yol açtı.

Bu hafta, dünya ekonomisi için çok kritik.

Read more...

Ülkeleri Borsa Korkusu Sardı

6 Şubat 2010 Cumartesi

Son 2 günde yaşanan borsalardaki düşüşün yanı sıra, Avrupa'yı başka bir korku da sarmaya başladı. Yunanistan'da uzun süredir devam eden borçlanma ve bu borçları ödeyememe durumu, borsadaki son gelişmelerin ardından diğer Avrupa ülkelerinde de korkuya neden oldu. Birçok Avrupa ülkesi, Yunanistan'ın başına gelenlerin kendilerinin de başına gelebileceğinden korkar oldu. Özellikle İspanya, İtalya ve Portekiz'de bu endişe, daha uç boyutlarda. Türkiye'deki olumsuz havanın ve borsa seyrindeki düşüşün nedenleri arasında, bu korku havası da gösterilebilir.

ABD cephesi: Amerika Birleşik Devletleri'nde işten çıkarmalar tüm hızıyla devam ediyor. İşsizlik, son ayların en düşük seviyesinde. ABD'de yatırım yapmaktan kaçınan birçok ülke ortaya çıktı. ABD piyasası, Avrupa'daki ekonomik sorunlardan da ağır biçimde etkilendi.

Avrupa Cephesi: Özellikle İspanya ve Portekiz, birçok Avrupa ülkesini ekonomik yönden olumsuz etkilemekte. Son 2 gündür Avrupa borsalarındaki düşüş, yüzde 5'lere yaklaştı. Yunanistan'da alınan ekonomik önlemlere karşı, birkaç gün sonra büyük bir grev düzenlenecek. Bu şekilde devam ederse, Yunanistan'ın Euro bölgesinden atılma ihtimali konuşulabilir.

Asya Cephesi: Yabancı yatırımcılar, Asya borsalarında satış yapmayı uygun görmeye başladılar. ABD ve Avrupa'dan gelen kötü ekonomik haberler, Asya borsaları için de kabus halini aldı. Cuma günü, yüzde 2'nin üzerinde düşüşler meydana geldi. Gerileme, Tayvan Borsası'nda gerileme yüzde 5'lere yaklaştı.

Türkiye Cephesi: Türkiye'de de durum bilindik. Son 2 gündür borsadaki düşüşün en büyük sebebi, Dünyadaki hareketler şüphesiz ki. İki gün içerisinde İMKB, yüzde 4 oranında değer kaybetti.

Read more...

Garip bir borsa iddiası

24 Aralık 2009 Perşembe

Dünya borsalarının ayın hareketlerine göre inip çıktığı iddia edildi

İddiayı ortaya atan ise dünyanın 28 ülkesinde 70 ofisi bulunan ve 12 bin 700 çalışanıyla 216 milyar Avustralya doları değerinde portföy yöneten Avustralyalı finans şirketi Macquaire.

Macquarie Securities, ayın borsalar üzerindeki etkilerini gözlemlemek için dünyanın en önemli 5 finans merkezindeki 14 analistini görevlendirerek 32 borsayı mercek altına aldı. Ayın borsalar üzerinde gerçekten etkili olduğu konusunda bir rapor hazırlayan analistler, ay takvimine göre her ay başının öncesindeki iki gün ve sonrasındaki iki günün, o ay boyunca hisse piyasalarında en büyük kazancın sağlandığı zaman olduğu sonucuna vardı.

Panik aynı gün başladı...

Macquarie Securities konuyla ilgili hazırladığı raporda, “Birçok endeksi 1988’den bu yana inceledik. Baktığımız 32 borsa endeksinin tümü ay takvimine göre aybaşlarında ortalamanın üzerinde artış gösteriyor” denildi.
Asya-Pasifik’teki bir diğer finans şirketi CLSA ise müşterilerine gönderdiği notta küresel krizlerin ayın hareketleri tarafından haber verildiğini yazdı. CLSA, son krize 2008 yazında girildiğini ancak piyasada paniğin ay takvimine göre 7. ayın 27. günü başladığını; 1857, 1907, 1929, 1987 ve 1997 krizlerinde de paniğin aynı gün başladığını tespit ettiklerini iddia etti.

Read more...

Dünya Borsalarında durum (8 Eylül)

9 Eylül 2009 Çarşamba

DÜNYA BORSALARI
Son%
DOW JONES9.496,660,59
FTSE 1004.947,300,29
XETRA DAX5.481,730,33
BOVESPA57.748,801,94
NIKKEI 22510.393,200,70

Read more...

Dünya Borsaları - Son Durumlar

7 Eylül 2009 Pazartesi

DÜNYA BORSALARI
Son%
DOW JONES9.439,751,02
FTSE 1004.851,701,14
XETRA DAX5.384,431,57
BOVESPA56.671,801,73
NIKKEI 22510.187,10-0,27

Read more...

Ekonomik kriz hız kaybediyor mu?

1 Kasım 2008 Cumartesi

Dünya borsalarında son günlerde yaşanan ve nispeten önceki haftalara nazaran sakin bir görüntü, bir süredir etkisini sürdüren finansal krizin atlatılmak üzere olduğu kanısını giderek artırmaktadır.

Oysa yaşanan bu sakinlik kanımızca geçicidir. Bu sakinliğin gerisinde piyasalarda sorunlu olan kuruluşlara özellikle devlet yetkililerinin vermiş olduğu parasal destek ve taahhütler vardır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin bir bölümü şu anda ülkelerinde bazı özel sektör kuruluşlarına taahhüt borçlusu konuma gelmişlerdir. Bu ülkeler sorunlu kuruluşlara sermaye katkısı ve sermaye artırımı sözü vermişlerdir.

Yaşanan krizin mali boyutu hakkında değişik rakamsal veriler dile getirilmektedir. Ancak yaşanan krizin dünya çapında mali portresinin 2.5 trilyon dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. Bu miktarın nasıl ve nereden sağlanacak kaynaklarla finanse edileceği ise henüz aydınlığa kavuşmamıştır.

Krizin doğuşuna neden olan dolar bazlı sorunlar giderek artarken bir süreliğine doların diğer konvertibil paralar nezdinde de değeri artmıştır. Bu artışın dayanağı yoktur ve dolayısıyla geçicidir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde hazırlanan destek programının nasıl ve hangi kaynaklardan sağlanacak parasal gelirlerle karşılanacağı konusu ise bu satırların kaleme alındığı ana kadar belli değildir. Muhtemelen başkanlık seçiminden sonra bu durum yeni başkanın başta gelen gündemi haline dönüşecektir.

Avrupa Birliği'nde krizin ilk aşamasında özel kesime aktarılan ve aktarılması düşünülen parasal desteklerin ise aynı şekilde yakın bir gelecekte tartışma konusu haline dönüşmesi beklenmektedir.

Krizin ana kaynağı olan ve bir anlamda üzerinde yazılı rakamsal değerler olmasına rağmen bir anda değeri düşen kâğıtların eski değerlerine yani üzerinde yazılı değerlere ulaşması artık mümkün değildir.

Gerçekte varlığa dayalı menkul kıymet borsaları artık eski ihtişamlı görüntüsünü yitirmiş bulunmaktadır. Bir başka anlatımla finans piyasalarında hayali kazanç sağlayan kâğıtlar değerini yitirmiştir. Bundan dolayı ortaya çıkan zararın finansmanı için acilen üretilen çözüm yollarının maliyeti ise henüz tam olarak belirlenmemiştir. Bu çöküşün yol açtığı işsizlik, talep durgunluğu gibi olgular ise yeni bir dengenin oluşmasına neden olacaktır.

Ancak kur paritelerinde ortaya çıkan değişimler yine para kazandırmaktadır. Bu durum gözlerden ve dikkatlerden kaçmamaktadır.

Konuyu ülkemiz açısından örnekleyecek olursak, geçen günlerde dolar ülkemizde 1.70 YTL'ye alıcı bulurken, bu kur 1.50'li alanlara doğru gerilemiştir. Doların 1.70 olduğu gün bir milyon dolar piyasaya süren bir kişi perşembe günü en az 1.149.000 dolar alma olasılığına kavuşmuştur. Yani ülkemizde yaşanan kur oynaklığı bir milyon dolara birkaç gün içerisinde 149 bin dolar kazandırmıştır. Bu kazanç vergiye tabi değildir.

Olayı ülkemiz açısından irdeleyecek olursak, bize göre doların 1.70 ila 1.50'li kurlar arasında dolaşması, borsanın bir miktar yükselmesi ekonomimiz açısından herhangi bir anlam ifade etmemektedir.

Gelişmeler ne yönde olursa olsun ülkemizin başında cari işlemler açığı olarak görülen bir risk alanı vardır.

Bir de bunun yanında son yaşanan ekonomik olaylardan dolayı tedirginlik ve duraksamanın yarattığı piyasa sığlaşması karşımıza çıkmaktadır.

İster istemez daralan dünya ekonomisinden ülkemize düşen pay da azalacaktır.

Türkiye dünya üzerinde yaşanan olumsuz ekonomik gelişmelerden kurtulmak zorundadır.

Dünya ekonomisinin bundan bir yıl önceki seviyesine ulaşması ve eski canlılığını kazanması mümkün değildir. Türkiye'nin de geçen yıl sürdürmüş bulunduğu ekonomi ve para politikası artık geçmişteki durumu muhafaza etme şansına sahip değildir.

Gerçekte dünya bir önemli değişim daha yaşamaktadır. Başta Birleşik Amerika yönetimi olmak üzere krizden etkilenen ülkelerde mevcut siyasi yöneticilerin ekonomi üzerindeki yönlendirme olanakları artık giderek yok olmaya başlamıştır. Dolayısıyla yaşanan ekonomik olaylar siyasileri yönlendirir hale gelmiştir.

Bu bağlamda ekonomiyi artık bir anlamda para kümeleri yönetir hale gelmiş, izlenen para politikaları ekonominin yönlendiricisi olmuştur.

Yaşanan krizin artık etkisini kaybettiği veya hafiflediğini söylemek yanlıştır.

Söz konusu krizin altında henüz farkına varılmaya başlanan parasal şişkinlik ve bağımlılık vardır.
Bu şişkinlik ve bağımlılık sürdüğü sürece yeni değişimlere muhatap olmak kaçınılmaz bir sebep sonuç ilişkisi olarak karşımıza çıkacaktır.

Geçen günlerde Greenspan'in açıkça ifade ettiği (bir anlamda itiraf) gibi söz konusu olan, bir sistemin çöküşüdür.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP