TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Merkez Bankası Faiz Kararı

17 Şubat 2010 Çarşamba

Merakla beklenen faiz kararlarını, Merkez Bankası, en sonunda açıkladı. Açıklanan faiz oranlarına göre, kısa vadeli faiz oranlarında herhangi bir değişiklik olmadı.


Gecelik faiz oranları, borçlanma sırasında yüzde 6,5, borç verme sırasında ise yüzde 9 olarak uygulanacak.

Son dönemde açıklanan verilerle ilgili de bir açıklama yapan Merkez Bankası Kurulu, açıklanan iktisadi verilerin olumlu havanın bir ispatı niteliğinde olduğunu söyledi.

Aynı açıklamada işsizlik rakamlarına da değinildi. İstihdam oranının, geçen senelere göre arttığını ancak hala işsizlik oranının çok yüksek seviyelerde olduğunu söyleyen Merkez Bankası, bu konuyla ilgili adım atılması gerektiğini ve istihdam oranlarının iyiden iyiye arttırılması gerektiğini belirtti.

Ayrıca, enflasyon rakamlarının, Merkez Bankası'nın politikalarını etkileyebileceği, açıklanan her rakamın Merkez Bankası'nın duruşunu değiştirebileceği de açıklanan konular arasında.

Read more...

Merkez Bankası faiz kararı

21 Kasım 2009 Cumartesi

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, kısa vadeli faiz oranlarını 0,25 puan indirdi. Buna göre, gecelik faiz oranları, borçlanmada yüzde 6,50, borç vermede ise yüzde 9,00 olarak uygulanacak.

Merkez Bankasından yapılan açıklamaya göre, Para Politikası Kurulu, bugünkü toplantısında, banka bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo Ters Repo Pazarı'nda uygulanmakta olan kısa vadeli faiz oranlarının indirilmesine karar verdi.

Buna göre, gecelik borçlanmalarda faiz oranı yüzde 6,75'den yüzde 6,25'e, borç verme faiz oranı ise yüzde 9,25'den yüzde 9,00'a çekildi.

Para Politikası Kurulunun açıklamasında, son dönemde açıklanan verilerin, Kurulun iktisadi faaliyette gözlenmekte olan toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına ilişkin görüşünü teyid ettiği belirtilerek, dış talep ve yurt içi yatırım talebinin zayıf seyrini sürdürdüğü ifade edildi.

Bunun yanı sıra, tüketim talebinin ikinci çeyrekte sergilediği kayda değer yükselişten sonra daha zayıf bir seyir izlediği bildirilen açıklamada, şöyle denildi: "İstihdam koşullarının kalıcı olarak iyileşmesinin uzun zaman alacağı anlaşılmaktadır. 2010 yılının ortalarına kadar baz etkisi nedeniyle enflasyonda dönemsel artışlar gözlenebilecekse de, yurt içi kaynak kullanımının ve dolayısıyla enflasyonun düşük seyrini koruyacağı tahmin edilmektedir.

Bu çerçevede Kurul, para politikasına dair Enflasyon Raporunda sunulan görünümün değişmediğini ifade etmiştir. 2008 yılı Kasım ayından bu yana sürdürülen faiz indirimlerinin etkisi ve küresel risk algılamalarındaki iyileşmenin desteği ile kredi piyasasında olumlu gelişmeler gözlenmeye başlamıştır. Bununla birlikte, küresel ekonomideki sorunların henüz tam olarak giderilememiş olduğunu ve toparlanmanın gücüne ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini dikkate alan Kurul, para politikasının aşağı yönlü esnekliğini uzun bir süre koruması yönündeki görüşünü teyid etmiştir.

Kurul, bundan sonraki faiz kararlarının verilere ve gelişmelere bağlı olacağını belirtmiştir. Enflasyon görünümüne ilişkin açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin, Kurulun geleceğe yönelik duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır."

Faiz kararları

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 2009 yılında bugüne kadar 10 toplantı gerçekleştirdi. Kurul, 2009 yılı içerisinde yaptığı toplantılarda gecelik borçlanma ve borç verme faiz oranlarını 8,25 puan düşürmüştü.

Kurul 15 Ekim tarihinde yaptığı son toplantısında, borçlanma faiz oranı yüzde 7,25'ten yüzde 6,75'e, borç verme faiz oranı ise yüzde 9,75'ten yüzde 9,25'e çekmişti.

Geç likidite penceresi uygulaması çerçevesinde, bankalararası para piyasasında saat 16.00 - 17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 3,25'ten yüzde 2,75'e, borç verme faiz oranı ise yüzde 12,75'ten yüzde 12,25'e indirildi.

Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 8,75'ten yüzde 8,25'e düşürülmüştü.

Read more...

Döviz rezervlerinde yükseliş

6 Kasım 2009 Cuma

Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, Ekim ayı sonu itibariyle bir haftada 349 milyon dolar artarak 71 milyar 540 milyon dolara çıktı.

Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri, 23 Ekim tarihi itibariyle 71 milyar 191 milyon dolar idi.

23 Ekimde 74 milyar 918 milyon dolar olan Merkez Bankasının toplam rezervleri ise 30 Ekimde itibarıyla 75 milyar 267 milyon dolara çıktı. Söz konusu rezervin 3 milyar 727 milyon doları altından oluştu.

DÖVİZ MEVDUAT HESAPLARI

Bankalardaki toplam döviz mevduat hesapları, 23 Ekim tarihi itibarıyla 123 milyar 359 milyon dolardan 122 milyar 872 milyon dolara indi.

23 Ekim tarihi itibariyle yurt içi döviz tevdiat hesapları 102 milyar 451 milyon dolardan 101 milyar 704 milyon dolara inerken, yurt dışı döviz tevdiat hesapları toplamı 6 milyar 52 milyon dolardan 6 milyar 337 milyon dolara çıktı.

DIŞ BORÇ ÖDEMELERİ

Türkiye, 1 - 4 Kasım tarihleri arasında 164 milyon dolar dış borç ödemesi yaptı.

Dış borç ödemesinin, 122,73 milyon doları Hazine, 2,22 milyon doları genel ve katma bütçeli idarelerin dokümantasyon, kitap bedeli, katılma payı, üyelik aidatı gibi ödemeleri ile MSB ve savunma sanayi ödemeleri gibi kalemler ve 0,89 milyon doları da Merkez Bankası ödemesinden oluştu.

Ocak ayında 999,74 milyon dolar, Şubatta 984,90 milyon dolar, Martta 1 milyar 330,32 milyon dolar, Nisanda 802,07 milyon dolar, Mayısta 367,40 milyon dolar, Haziranda, 1 milyar 988,53 milyon dolar, Temmuzda 542,92 milyon dolar, Ağustosta 588,08 milyon dolar, Eylülde 1 milyar 947,07 milyon dolar ve Ekim ayında da 673,49 milyon dolar dış borç ödemesinde bulunan Türkiye, yılbaşından bu yana 8 milyar 5,09 milyon doları Hazine olmak üzere toplam 10 milyar 388,52 milyon dolar ödemede bulundu.

Türkiye, 2008 yılında 11 milyar 92,47 milyon doları Hazineye olmak üzere toplam 15 milyar 727,48 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirmişti..

Read more...

Merkez Bankası, indirimde ısrarcı

21 Ekim 2009 Çarşamba

JP Morgan tarafından yayınlanan bir mini raporda TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz'ın bugün yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Bu açıklamaların ardından TCMB'nin faiz oranlarını bir sonraki toplantısında son kez 0.25 puan daha indireceği ve bunun ardından beklemeye çekileceği yönündeki beklentinin korunduğu ifade edildi. Bununla birlikte JP Morgan faiz oranlarının birden fazla kez 0.25 puan indirilmesi riski olduğunu ve faizlerin yüzde 6.5 yerine yüzde 6 seviyesinde durdurulabileceğini belirtti.

JP Morgan'ın raporunda şu ifadelere yer verildi:

- Düzenlenen bir basın konferansında konuşan TCMB Başkanı Yılmaz, Banka'nın dezenflasyon süreci konusundaki güvenini yineledi ve bununla birlikte talep düzeyinde görülen artışa dikkat çekti.

- Başkan'ın açıklamaları TCMB'nin geçtiğimiz haftalarda yayınladığı politika dökümanları ile paralellik arz etti. (PPK toplantısı sonrası açıklamalar ve enflasyon raporu gibi)

MB BAŞKANI DURMUŞ YILMAZ'IN AÇIKLAMALARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

- Bu şartlar altında mevcut para politikası beklentimizi değiştirmek için bir neden göremiyoruz.

- Banka'nın Kasım ayındaki toplantısında faiz oranlarını çeyrek puan indirmesi ve bundan sonra bu zamana kadar yapılmış olan indirimlerin ekonomi üzerindeki etkilerini gözlemlemeye geçmesini bekliyoruz.

- Bununla birlikte açıklamaların tonu, 0.25 puandan fazla indirimler yapılması riskini artırıyor. Banka bizim halen beklediğimiz gibi yüzde 6.5 oranından sonra faiz indirimlerine son vermek yerine yüzde 6 seviyesine kadar inmeyi tercih edebilir.

- TCMB'nin göndereceği sinyallere bağlı olarak faiz oranlarına dair tahminimizi değiştirmeye hazır bekliyoruz. Önümüzdeki salı günü açıklanacak olan çeyreklik dönem enflasyon raporu bu açıdan önemli bir enstrüman olacak.

Read more...

haftalık fon yorumu ve beklentiler

10 Eylül 2008 Çarşamba

B Tipi Fonlar: ABD'de haftasonu sıkıntıdaki iki mortgage şirketine devletin el koyması piyasaları rahatlatan bir gelişme oldu.Yurtiçinde ise enflasyon rakamları açıklandı ...

B Tipi Fonlar:

Ağustos ayı TÜFE enflasyonu beklentilerin oldukça altında, -%0.24 olarak gerçekleşti. ÜFE ise aylık bazda %2.34 gibi yüksek bir oranda azaldı. İki endeksteki azalışta da temel neden petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüş oldu. Yıllık enflasyon TÜFE'de %11.77'ye, ÜFE'de ise %14.67'ye geriledi. Diğer taraftan, TCMB başkanı Durmuş Yılmaz yaptığı konuşmada, Banka'nın Eylül ayından itibaren ölçülü faiz indirimi de dahil tüm seçenekleri göz önüne alacaklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde MB'nın faiz indirimlerine başlama olasılığı artarken bu beklentiyle tahvil-bono faizlerinde enflasyona paralel gerileme görülebilir. Bu hafta yurtiçinde 2. çeyrek büyüme verisi ve yurtdışı verileri piyasada takip edeceğimiz gelişmeler olacak.

A Tipi Fonlar:

Geçtiğimiz hafta hem yurtdışı hem de yurtiçi piyasalar satış baskısı altındaydı. ABD'de "daha en kötüsü görülmedi" düşüncelerinin ve buna paralel olarak resesyon kaygılarının artması bu satış baskısının en büyük nedeniydi. Ancak haftasonunda ABD hükümetinin piyasalara güven veren açıklamaları ve adımlarından sonra geçtiğimiz hafta satıcılı seyreden Dow endeksinde bu hafta toparlanma bekleniyor. Mortgage krizine şirketlere el koyarak müdahale eden hükümet hisse senedi piyasalarına da güven verdi. IMKB'de yurtdışı piyasalara bağlı hareketin devam etmesi beklenebilir. Özellikle faiz indirimi sürecine girilebileceği beklentilerinin IMKB'nin global piyasalardan olumlu yönde ayrışmasına neden olabilir. Yine de global çalkantılar tam olarak durulmuş değil. Paritelerdeki ve borsalardaki hareketi yakından takip etmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.

Read more...

Yabancıların bildiği bir şey mi var?

9 Eylül 2008 Salı

Bayrama 22 gün var, yabancının 112 Milyon YTL alımı var. Bayrama daha çok var ama yabancının bu kadar hisse almasının ne anlamı var? İMKB’de 6 Ağustos’tan bu yana en yüksek işlem hacminin dün gerçekleşmesinin bir değil, birçok anlamı olmalı.

Gökhan USKUAY / TURKISH YATIRIM

Dünya’da finansal kriz varsa; Fannie Mae ve Fanni Mac’e el konulmuşsa; bu kadar Türk bankacılık sektöründe alımlarının yoğunlaşması neyi ifade eder? Dün ABD %2,59 yükselirken, Brezilya % 2,35 düşmedi mi? Dün Japonya %3,54 artarken, dünyada en fazla değer kaybeden borsa %4,09 ile Çin olmamış mıdır? Geçen hafta ve dün Gelişmekte olan ülkeler çökmedi mi? Rusya, Çin, Brezilya’dan zarar yazan hedge fonlar, Türkiye primli kaldığı için satmayacaklar mı?

Bu yabancının yine bildiği, bizim bilmediğimiz bir şey mi var yoksa? Yoksa, yoksa, yoksa Türkiye ayrışıyor mu? Evet, Türkiye ayrışıyor. Tıpkı, tıpkı 2006 Mayıs’ta ayrıştığı gibi. 2006 Mayıs ayında Bovespa/İMKB eşitliği bir sonucunu verirdi. 09.09.08 tarihinde bakıldığında ise bir nokta yirmi altı sonucunu vermektedir. Yüzdesel bir farkla Bovespa %26 oranında bizden bir ayrışma gerçekleştirmiştir.

Bunun farkın sebebi; Brezilya yer altı kaynakları olan ve yer altı kaynaklarını dünyaya ihracat ederken; Türkiye’nin yer altı kaynaklarını ithalat etmesidir. Birinin dış ticaret fazlası rekor kırarken, diğerin dış ticaret açığı rekoru kırmasıdır %26 fark. Bu yüzden ABD %2,59 yükselse bile Bovespa %2,35 düşmesi şaşırtmamalıdır. Bu yüzden Japonya %3,54 artarken, Çin %4,09 değer kaybı şaşırtmamalıdır. Rusya, Türkiye’den daha ucuz ve kelepir durumdayken sınırlı tepkisi şaşırtmamalıdır. Artık dünyada Brezilya, Rusya ve Çin havaları çalmamaktadır.

Konjonktür bu kez Türkiye’nin arkasındadır. Brezilya, Rusya ve Çin’de yazılan zararlar Türkiye’de karlı pozisyonlarla mı realize edilecek? Tartışması yakın zamanda, yerini “Yoksa Brezilya, Rusya ve Çin’den çıkan paraların bir kısmı Türkiye’ye mi geliyor?” tartışması alabilir. Türkiye, geçen sene enerji-emtia ve gıda fiyatları yükselirken bile 2007 Eylül’de %7.17 enflasyon seviyesini görmüştür. Şu anda enflasyon rakamı %11,77’dir.

Sadece enerji ve gıda maliyetli enflasyon %7,69 seviyesindedir. Bir senede petrol fiyatlarının yarattığı hasar ortadır. Geçen sene açıklanan Eylül ayı yıllık enflasyon rakamı, bu sene sadece enerji ve gıda enflasyonudur.

TCMB, analistlerin tahminlerindeki gibi 2009’un ilk çeyreğine kadar faizi indirmediğini varsayalım. Petrolde 80 $’a rakamı yüksek bir ihtimalle 2009’un ilk çeyreğine kadar gerileyecek. O zaman 2009 ilk çeyreğinde Türkiye ya eksi büyüme yada eksi enflasyonla karşılaşır. TCMB yıl sonunda baz senaryosunda petrolü 140 $ bekliyordu. İyimser senaryosunda 100 $ bekliyordu.

Yılsonuna 4 ay var ve petrol fiyatları şimdiden 100$ oldu. Hatırlanacağı üzere Ağustos ayı rakamları sonrasında faiz indiriminin artık Türkiye’nin bir hikayesi olacağını belirtmiştik. TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz, ölçülü faiz indirimi olasılığını Eylül ayında görüşüleceğinin açıklamasına neden yukarıdaki tablodur.

Sadece gerçekleşecek faiz indirimleri beklentisi Türkiye’yi özel kılmamaktadır. Yurtdışında düşen enerji-gıda fiyatları aynı zamanda Türkiye’nin dış ticaret açığını da azaltacaktır. Dünde belirttiğimiz gibi ilk 7 ayda Rusya’ya yaptığımız ihracat 4 Milyar $ iken, sadece petrol fiyatlarında yaşanan artış karşısında ödenen para 4 Milyar $ büyüklüğündedir.

Petrol ve enerji fiyatları düşerse, ithalatta görülen risk ortadan kalkacaktır. Enflasyon,faiz,kur ve dış ticarette iyileşme göstermesi beklenen bir ülke borsasının ayrışması,6 Ağustos’tan bu yana en yüksek işlemin gerçekleşirken bir günde 112 Milyon YTL net para girmesi,yabancıların banka hisselerinde yoğunlaşması ve 112 Milyon YTL yatırım alması şaşılacak bir durum değildir. Bizim yaşayıp da görmediğimiz, yabancının yaşamayıp da gördüğü bir şey değil, birçok şey var.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP