Japonya Ekonomisi Dünya İkincisi
16 Şubat 2010 Salı
Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra Dünyanın en büyük ekonomisi, hala Japonya. Son günlerde Çin'in Japonya'yı geçtiği söylentileri, Japonya Merkez Bankası'nın açıkladığı rakamlarla son buldu.
Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra Dünyanın en büyük ekonomisi, hala Japonya. Son günlerde Çin'in Japonya'yı geçtiği söylentileri, Japonya Merkez Bankası'nın açıkladığı rakamlarla son buldu.
Dünya borsaları, son 10 günlük süreçte, büyük düşüşler yaşadı. Birçok Avrupa ülkesi, borç krizleri altında kıvranır hale geldi. Borsa haberleri, hep olumsuz gelmeye başladı.
Son günlerde Şangay Borsası da Türk yatrımcıların ilgi alanına girdi. Son bir yılda özellikle müthiş bir performans gösteren Çin Borsası genelde bilgi verme konusunda çok da sağlıklı değil.
Times dergisinden Bil Powell doğrudan gözlemler yapıyor. Aşağıdaki makale hem çin piyasasaı hakkında bizlere bilgi veriyor hem de ülkemizdeki piyasalar ile Çin’deki piyasaların karşılaştırmalı bir analaizini yapmamıza imkan veriyor.
Aşağıdaki yazıyı ilgiyle okuyacağınızı ümid ediyoruz.
Bigpara Editörü
Yoksa Greenspan haklı mıydı?
Çılgın Çin piyasaları....Çin hisseleri rekor seviyelere yükselirken, ülke ekonomisinde meydana gelebilecek ağır bir sarsıntı tüm korkuları açığa çıkarıyor.
Yaklaşık 18 ay önce, yeni yükselen sınıfın sesi Liu Jungling, geniş politik bağlantıları olan, Şangay’ın önde gelen gayrimenkul geliştirme şirketinin CEO’su ile bir konuşma yapıyor. Elinde bir miktar parası olan ve yatırım yapmak isteyen Liu Jungling, aslında gayrimenkul yatırımını mantıklı buluyor.
Çünkü yaklaşık son beş yıldır, Çin’in büyük şehirlerinde yatırımcılar, gayrimenkul piyasası ile çok yakından ilgilenmekte. Üst sınıf Çin yatırımcıları, kelepir apartmanlar ve daireler alıyor. Daha sonra bu mülkleri değerinin üstünde satarak kazandıkları parayı tekrar gayrimenkulde değerlendiriyorlar. Liu da sermayesini bu yönde değerlendirmeyi düşünüyordu ki, CEO ile teması sonrasında kafası karıştı.
Ünlü şirketin CEO’su, Junglig’e içinde bulundukları sürecin gayrimenkul almak için çok uygun olmadığını, aksine yatırımını menkul değerler üzerine yapmasının daha sağlıklı olduğunu belirtti. O’na borsada hisse satın almasını önerdi. Liu geçmişten beri hisse piyasalarıyla hiç ilgilenmediği için konu hakkında pek bilgi sahibi değil fakat sorular saorarak konuya adapte olmaya çalışıyor...
Liu’nun sorusu
Çin piyasalarında gerçekten bahsedildiği gibi her an patlayabilcek bir balon durumu söz konusu mu? Aslında tüm dünyayı yakından ilgilendiren bu durum, dünya genelindeki ekonomilerin erimesine neden olabilecek bir darbe etkisi yaratabilir.
Geçen yılki, %130’luk inanılmaz yükselişten sonra Şangay Bileşik Endeksi’nin, 27 Şubat’ta ani bir şekilde %8.8 değerinde bükülme göstermesi , yatırımcıda Çin piyasasının sanki virütik bir soğuk algınlığına kapılmış hissi yaratmıştır.
O zamandan bugüne kadar, Çin piyasası dikeye yakın yükselişini sürdürmekte. Bazı tahminlere göre, tüm ülke sınırlarında, Şangay piyasasında dönen para miktarı, bankalarda yatırım için nadasa bırakılmış paradan daha çok.
Düşündürücü olan nokta ise, bu gelişmelerin, geçen sene kişi başına düşen milli gelirin, 1.750 dolar dolaylarında olan bir ülkede gerçekleşiyor olması.
9 Mayıs’ta Çin borsalarındaki toplam ciro, diğer bütün Asya ülkelerindeki menkul değerler borsasını hacim olarak aşmıştı. Şangay’da ekonomistlik yapan Andie Xie, ‘Korkarım ki, durumlar son çılgınlığını yaşıyor’ diyor ve ekliyor. ‘ İnsanlar zarar görecek...’
Sonuç olarak, Çin gerçek anlamda sarsıyor. Sorun sadece zavallı yatırmcıların tüm birikimlerinin tehlikede olması değil, aynı zamanda ciddi bir darboğazın eşiğine girmemiz veya piyasaların ters takla atması olabilir...
Çin'in ihracatı kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.2 daraldı.
Bu, Çin'in ihracatının, küresel finansal krizin etkisiyle daralmaya başladığı geçen yılın kasım ayından bu yana en küçük daralma oranı oldu.
Çin'in ithalatı ise kasım ayında, geçen yıla göre yüzde 26,7 artarak 94,6 milyar dolara ulaşırken, ihracatın 113,7 milyar doları bulmasıyla dış ticaret yüzde 9,8 genişledi.
Çin'in ekim ayında 24 milyar dolar olan dış ticaret fazlası geçen ay 19,9 milyar dolara geriledi.
Çin Devlet İstatistik Bürosu sözcüsü Şeng Layyün, Pekin'de yaptığı açıklamada, ihracattaki düşüşün yavaşlamasının dış talebin artmaya başlamasından kaynaklandığını belirtti.
Çin'in sanayi çıktısının kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2, perakende satışların da yüzde 15,8 artması uzmanlar tarafından Çin ekonomisindeki toparlanmanın ivme kazanması olarak yorumlandı.
Enflasyonun başlıca göstergelerinden olan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) kasım ayında yüzde 0,6 arttı, Üretici Fiyatları Endeksi de (ÜFE) yüzde 2,1 düştü. Çin'de TÜFE, yüzde 1,6 düşüş kaydettiği şubat ayından bu yana ilk kez artış gösterdi.
Sözcü Şeng, TÜFE'deki artışın makul düzeyde kaldığını ve gıda fiyatlarındaki mevsimlik artışın yansıması olduğunu savunarak, Halen enflasyon baskısı olmadığını söyledi.
Devlet İstatistik Bürosu, şehirlerdeki sabit yatırımların ocak ile kasım ayları arasındaki 11 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32.1 artış gösterdiğini açıkladı.
Çin Sosyal Bilimler Akademisi, bu yıl yüzde 8 oranında büyüyeceğine kesin gözüyle bakılan Çin ekonomisinin önümüzdeki yıl yüzde 9'luk büyümeyi yakalayabileceği tahmininde bulundu.
Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından açıklanan “2010 Ekonomi Mavi Kitabı” adlı raporda, devletin uyguladığı ekonomiyi canlandırma paketine bağlı olarak 2009'da ülkede gerçekleştirilen sabit sermaye yatırımlarının yüzde 32 oranında artarak son 16 yılın en yüksek seviyesine ulaştığına işaret edildi.
Raporda yatırım, tüketim ve ihracat üçlüsünde yatırımın öne çıkmaya devam edeceği ileri sürüldü. Etkin mali politika ile ölçülü gevşek para politikasının sürdürüleceği hatırlatılan raporda, Çin'de önümüzdeki yıl yapılacak yatırımların yüzde 24 oranında artarak ulusal ekonomide yüzde 70'ten fazla paya ulaşacağı tahminine yer verildi.
İç talebin istikrarlı artışına bağlı olarak perakende satış hacminin de önümüzdeki yıl yüzde 16 oranında artmasının beklendiği kaydedilen raporda, fiyatlardaki negatif artışın pozitife dönüşeceği, Tüketici Fiyatları Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 2,1 oranında artacağı ve bununla birlikte ciddi enflasyon baskısının oluşmayacağı öngörüleri yer aldı.
Çin Uluslararası Radyosu'nun haberine göre, raporda ayrıca yeni serbest ticaret bölgelerinin kurulmasına paralel olarak Çin'in geleneksel ihraç mallarının satışının yeniden artışa geçeceği, ihracatta yüzde 17,3'lük, ithalatta ise yüzde 18,7'lik artış beklendiği ifade edildi.
Çin ekonomisindeki olumlu gelişmeler devam ediyor. Üçüncü çeyrek ile önceki yılın üçüncü çeyreğini karşılaştıran ekonomistler, Çin ekonomisinin yüzde 8.9 oranında büyüdüğünü belirledi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun açıklamalarına göre, bu yıl Çin'de kişi başına düşen garyi safi milli hasılası yüzde 7.7 oranında artış gösterdi.
Ekonomisi büyüyen Çin'in doğal olarak enflasyonunda da düşüş gözlendi. Tüfe, önceki yılın çeyreğine göre yüzde 1.1 oranında düşüş gösterdi.
Çin'deki sanayi imalatı da yüzde 12.4 oranında arttı.
Çin borsası 10 Haziran 2008 tarihinden bu yana en büyük düşüşü gösterdi.
Şanghay borsası, günü yüzde 6,7 düşüşle 2667,75 puandan kapadı. Sabah seansında borsaya düşen kredilerde daralma haberleri, Çin borsasını sarstı.
Ağustos başında 3400 puan barajını aşan borsa, çıktığı noktadan yuvarlanarak ay sonuna kadar yüzde 23 değer kaybetmiş oldu.
Back to TOP