IMF Anlaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
IMF Anlaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

IMF'den yeni açıklamalar

28 Kasım 2009 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel ekonomideki reform ihtiyacına değindi.

Kahn, reformların biraz zaman alacağını söylerken, ‘dünya vatandaşlarının bir başka kurmarma operasyonuna daha ödeme yapmak istemeyeceği’ uyarısı yaptı. Dominique Strauss-Kahn, Paris’te yaptığı bir konuşmada zor ve karmaşık bir finansal reform gündemi bulunduğunu, bu alanda anlamlı ilerleme sağlamanın zaman alacağını bildirdi. Kahn, “Ekonomi toparlanır, finansal piyasalar normalleşirken, krizin yarattığı ivedi reform gereksinimiyle finans sektörünün gelişmesini beslemesi istenen ‘düzenleme’ reformu taahhütlerinin azalmasından kaygı duyuyorum” dedi.

Korumacılık endişesi

Kahn, ‘tarihi pencereyi’ kaçırmanın kayıp olacağını, daha fgüvenli ve istikrarlı bir finansal sistem için harekete geçilmesi gerektiğini vurgularken, şöyle konuştu: “Düzenleme reformlarına doğru hızla ve kararlılıkla hareket etmek ve böylece gelecekteki finansal krizlerin riski azaltmak bizim için kritik önemde. Bana göre dünya vatandaşları bir başka ‘kurtarma’ operasyonu için ödeme yapmayı reddedecek. Onun yerine belki de uluslararası işbirliğini azaltacak ‘korumacılığı’ isteyerek karşılık verecek. Bunun gerçekleşmesine izin veremeyiz. Küresel düzeyde birbiriyle bağlantılı hale gelmekten çok şey kazandık.”

‘Özel sektör her şeyi bilir’ eğilimi yanılttı

DOMINIQUE Strauss-Kahn, ‘düzenleme ve denetleme’ eksikliğinin, krizin anahtar önemdeki nedenlerinden biri olduğunu savunarak, şu yorumu yaptı: “Uygun ‘düzenleme’ varolsa bile, daha güçlü bir uygulama olabilirdi. ‘Denetleme’ sorunları da krizde rol oynadı. Bazı yönetim çevrelerinde, gözetimde ciddi yanılmalara yol açan, ‘özel sektör en iyisini bilir’ gibi bir eğilim bulunduğunu söylemek doğru olur.”

Read more...

Anlaşma olmazsa Türkiye batar mı

25 Mayıs 2009 Pazartesi

IMF ile anlaşmanın önemi aylardır vurgulanıyor. Küresel kriz çıkalı 7-8 ay oldu. Ama hâlâ anlaşma sağlanamadı.

Hurşit Güneş / MİLLİYET
hgunes@milliyet.com.tr

Önce krizin Türkiye’yi etkilemeyeceği, daha sonra teğet geçeceği, daha sonra IMF isteklerinin kabul edilebilir olmadığı söylendi. Sanıldı ki, bir seçim arifesinde hükümet IMF anlaşması yapmak istemiyor.
Orta vadeli bir mali disiplinin politik açıdan risklerinden kaçınıyor. Fakat son iki haftadır, IMF ile ilişkilerde hiçbir adım atılmadığı ortaya çıktı. Nihayet geçen hafta Başbakan krizin Türkiye’yi teğet geçeceği fikrini tekrar etti.

Demek ki, Başbakan Türkiye ekonomisinin IMF kapısına gidecek kadar sorunlu olmadığı kanısında. Pekiyi gerçekten IMF’siz yola devam edemez miyiz? IMF ile anlaşma sağlanmadığı takdirde piyasalarda ve ekonomide olası tepkiler ne olabilir?

Neden gerekli?

Öncelikle tekrarla belirtelim ki; IMF ile anlaşma dış borçları yüksek olan Türkiye için uluslararası finans piyasalarında daha kolay ve daha ucuz borçlanabilmesi, yahut borçlarını azaltarak sürdürebilmesi için önemli bir referans. Kaldı ki, bütçe açıkları nedeniyle hızla iç borçlar arttığı için de çok önemli.

Ayrıca, Türkiye’nin bu denli bütçe açığı varken, 2010 yılı itibariyle mali disiplinin tekrar nasıl sağlanacağının da ortaya çıkması gerekiyor. Mevcut başıbozuk gidiş elbette son derece mahzurlu.

Kısacası, IMF’yi sadece toplu bir borç kaynağı olarak görmek doğru değil. Elbette IMF ile anlaşmadan da yola devam edilebilir. Ancak bu durumda işsizliğin daha büyük boyutlara varma riski var. En azından kısa vadede. Kaldı ki, IMF ile anlaşma yapılmayacaksa, oyalamanın da bir yararı yok. Hatta aksine zararı var.

IMF ile anlaşma rafa kalkmış görünüyor. Belki de hiç masada olmadı. Ama hükümet bizleri ve piyasaları bir güzel oyaladı.. Hatta Merkez Bankası “anlaşmanın olmaması duruma göre B planımızı hazırladık” açıklaması yapıyorsa ve hükümet de bu konuda onu ikaz etmiyorsa, IMF ile anlaşma konusu kenara atılmış demektir. Kaldı ki, ekonomiden sorumlu diğer bakanlardan da bir ses çıkmıyor.

Ya olmazsa

Diyelim ki, IMF ile anlaşma olmadı, ülke batar mı? Elbette hayır. Önce mali piyasalarda, çok büyük olmayan bir tepki gözlenir. Sonra o da geçer. Tepki büyük olmaz, çünkü hem küresel krizin en berbat aşaması aşıldı hem de bu arada küresel likidite bolluğu nedeniyle içeriye sıcak para girmeye başladı.

Kur geçici bir süre için yükselir, borsa epeyce iner, faizler de yükselir. Zaten küresel boyutta emtia fiyatları yükselmeye başladı bile. Fakat asıl sıkıntılı olanı, yatırımlardaki azalma. Bu daha da büyük boyutlara ulaşabilir. Kamu harcamalarındaki hızlı artışla ortaya çıkan iç borçlar ise faizleri hızla yükseltir. Yani ekonomik canlanma büsbütün gecikir. Bozulan moraller de buna katkı yapar.

Özetle, IMF ile anlaşılmazsa Türkiye batmaz. Ama çıkış daha zor olur.

Read more...

IMF parası için geri sayım başladı

20 Nisan 2009 Pazartesi

Son günlerde televizyonlarda izlediğimiz, gazetelerde okuduğumuz kadarıyla hükümet kısa bir sürede IMF ile anlaşma niyetindeymiş. Seçime kadar uzun bir süre ortada top çevirdikten sonra stand by için düğmeye basıldığı anlaşılıyor. IMF, nisan ayı başındaki, G-20 toplantısından sonra stand by için daha önceki taleplerinde fazla da ısrarcı olmayacağı mesajını verdiğinde; hükümet de seçimleri geçirmiş olmanın rahatlığıyla stand-by görüşmeleri için eskisinden daha hazır hale gelmişti.

Bundan sonra, 6 aydır bazen hızlanan, bazen yavaşlayan meşhur deyimle teknik çalışmalar yeniden ivme kazanacak gibi gözüküyor. Bu kez, iki taraf da eskisinden daha niyetli olduğuna göre, teknik çalışmaların bir 6 ay kadar vakit alacağını sanmıyoruz. Ama şunu da unutmamakta fayda var; milli gelirdeki düşüş oranı konusundaki uzlaşmanın sağlanmasıyla başlayacak çalışmaların, çok da kısa sürmesi beklenmemeli.

2011 seçim yılı olabilir
Her ne kadar IMF yapısal önlemlerin kısa vadede daha önce ısrarcı olduğu şekliyle değil, Türk tarafının önerileri doğrultusunda gerçekleştirilmesine olur vermiş olsa da, daha üzerinde fikir üretilmesi gereken çok konu var. Milli gelirdeki kayıp, bunun yol açacağı gelir kaybı, harcamalarda tasarruf imkanı, gelir artırıcı önlemler, ekonomiye verilecek desteklerin yöntemleri, bunların finansmanı, orta vadede yatırımlarını artırması gereken bir ülke olarak, bu artışa olanak verecek vergi tabanı artışının sağlanması, mali kural ve uygulanma tarihi ile Türkiye'nin IMF'den alacağı mali kaynağın tutarı gibi konularda uzlaşmak birkaç saatlik bir mesele değil. Detaylı çalışmalar gerektiği gibi, her konuda hemen uzlaşma sağlanamayacağına göre, tarafların birbirlerini ikna süreçleri de olacak. Sonuç olarak, önümüzdeki 6 ayın değil, 3 yılın programı oluşturuluyor. Hatta bundan sonra uygulamaya konulacak politikalarla 2009'u kurtarmak mümkün olmadığına göre, 2010-2011 yıllarında uygulanacak ekonomi politikaları belirleniyor olacak bu görüşmeler sırasında. 2011'in seçim yılı olması muhtemel.

Önümüzdeki 20 ay kritik
2007 ve 2009 seçimlerinden sonra kimse 2011 yılında hükümetin reformlara aynı hızda devam edeceğini, bütçe disiplinine sağdık kalacağını düşünmeyeceği için, ne yapılırsa önümüzdeki 18-20 ayda yapılabilir. Bu düşünceden hareketle, IMF yapısal önlemler için vadeyi çok uzatmamak isteyecek, hükümet ise zamana yaymayı tercih edecek.

Görüşmelerin ana eksenini yine maliye politikaları oluşturacak. Bundan 4-5 ay öncesinde amaç faiz dışı fazlayı 2009 yılında milli gelirin yüzde 1'ine doğru çekmekti. Aradan geçen sürede bir taraftan milli gelirin o zaman yapılan tahminlerin çok daha altında kalabileceği anlaşıldı; diğer taraftan da, hükümet ekonomiyi canlandırmak, stokların erimesine yardımcı olmak adına bazı gelir düşürücü önlemler aldı. Artık, 2009 yılında faiz dışı fazla üretme imkanı olmadığı açık. Faiz dışı açığın belli bir seviyede tutulması hedeflenecek. Esas hedef öncelikle borç stokunun artış hızını kesebilmek, sonra da takip eden yıllarda borcun artmaması için gereken faiz dışı fazlayı üretecek bir bütçe yapısı kurmak.

Büyük bir görüş ayrılığı olmasa bile, bu konularda uzlaşmak birkaç hafta alabilir. IMF heyeti Türkiye'ye davet edilmedi. Muhtemelen, önümüzdeki hafta sonuna doğru IMF-Dünya Bankası ilkbahar toplantıları sırasında bir miktar ilerleme sağlanacak ve toplantılardan sonra IMF heyeti Türkiye'ye davet edilecek. Ondan sonra da en azından iki-üç hafta daha vakit geçebilir, niyet mektubunun IMF İcra Komitesi'nde onaylanması için.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP