rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Petrol fiyatları düşebilir

19 Eylül 2009 Cumartesi

Rusya Maliye Bakanı Aleksiy Kudrin, petrol fiyatlarının 3-6 ay içinde yeniden inişe geçebileceğini belirtti.

Rus İtar-Tass ajansı, Kudrin'in, yaptığı açıklamada, bir varil ham petrol fiyatının 2013 yılında 50 dolar civarında seyredeceğine inandığını ve bu rakamın da uzun dönem ortalama fiyatı oluşturacağını savunduğunu duyurdu.

Kudrin, önümüzdeki 3 yıl içinde bir varil petrolün fiyatının 57-60 dolar civarında seyredeceğini belirterek, Ancak bu rakam bile son derece riskli bir rakam dedi.

Petrol fiyatlarının son 6 ayda, talepteki yüzde 50'den fazla düşüşe rağmen son dönemlerde arttığını hatırlatan Kudrin, Günümüzdeki fiyatlar aşırı şişirilmiş ve bunun en büyük nedeni de merkez bankalarının ekonomiye aktardığı yüksek orandaki likidite diye konuştu.

Kudrin, petrol fiyatlarının 3 veya en geç 6 ay içinde makul bir seviyeye geleceğine inandığını sözlerine ekledi.

Read more...

Roubini`den ürküten kehanet

29 Ocak 2009 Perşembe

Küresel krizi 2006’da tahmin etmesiyle ünlenen New YorkÜniversitesi Profesörü Nouriel Roubini, kriz sonrası dünya ekonomisinin nasıl yeniden şekilleneceğinin tartışılacağı Davos’ta ürküten bir kehanette bulundu.

Roubini, “Bu yıl Türkiye, Rusya ve Ukrayna hem ekonomik hem de finansal risklerle tehlikeli bir çarpışma yaşayabilir” dedi.

Büyük Buhran’dan beri yaşanan en büyük ekonomik krizin ortasında düzenlenen Davos’ta, bu krizi öngörmesi ile ünlenen New York Üniversitesi Profesörü Nouriel Roubini, “Bu yıl Türkiye, Rusya ve Ukrayna hem ekonomik hem de finansal risklerle tehlikeli bir çarpışma yaşayabilir” dedi. İsviçre’nin Davos kasabasında her yıl geleneksel olarak düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun 39’uncusu başladı. 1 Şubat’a kadar sürecek forum “son 40 yılın en önemli ekonomik zirvesi” olarak nitelendiriliyor.

Kriz gündemiyle toplanan zirveye katılan Profesör Roubini, oldukça karanlık bir tablo çizerek 2009’un küresel ekonomi için çok zor bir yıl olacağını belirtti. 2009’da küresel ekonominin yüzde 1 daralmasını beklediğini söyleyen Roubini’ye göre, “2010 yılı ile ilgili en önemli riskin acılı bir süreç olan U şeklindeki global resesyonun çok daha uzun süreli L biçiminde stag-deflasyona (ekonomik durgunluk, resesyon ve deflasyonun birleşmesi) dönüşmesi.“

Daha güçlenirsiniz

Roubini, Türkiye ile ilgili ise “Türk ekonomisi 2001’dekinden daha güçlü, ama zayıf yönleri var: Cari açık, borçla finansman, borcun kısa vadeli olması, özel sektörün yüklü döviz borcu. Ayrıca politik risk unsuru da piyasayı etkileyebilir. Türk ekonomisinde durgunluk bekliyorum, ekonomi en az yüzde 1 daralır. Türkiye için çok zor bir yıl olacak” şeklinde konuştu. Roubini Reuters’e yaptığı açıklamada ise krizde en riskli ülkeler olarak Türkiye, Rusya ve Ukrayna’yı gösterdi. Roubini’ye göre en az riskli ülkeler ise Hindistan, Brezilya ve Körfez ülkeleri olacak.

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab ise bu kadar kötümser değil. Schwab, Türkiye’nin yaşanan küresel krizden “daha güçlenmiş olarak çıkma” olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Davos Zirvesi’nde bu yıl, ilk gerçek küresel krizi tartışacaklarını belirten Schwab, forum ortamında, öncelikle krizden nasıl çıkılacağı ve krizinden ardından dünya ekonomisinin nasıl şekillendirileceği konularının ele alınacağını anlattı.

IMF’yle bir an önce anlaşılmalı

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 2009’un zor bir yıl olacağını belirterek, “Piyasaların canlanmasına yönelik bazı tedbirler bekliyoruz” diye konuştu.

Sabancı, IMF ile anlaşmanın bir an önce yapılmasını beklediklerini söyledi. Davos’ta CNBC-e’nin sorularını yanıtlayan Sabancı krizde Merkez Bankası Başkanı’nı çok başarılı bulduğunu vurgulayarak, “Gönül isterdi ki, alınacak önlemler bir paket olarak önümüze konsun” dedi.

Türkiye’de yatırımlar sürecek

Coca-Cola CEO’su Muhtar Kent, şirketin 12’nci büyük pazarı olan Türkiye’de yatırımlara ve ürün çeşitlendirmesine devam edeceklerini söyledi. Davos Zirvesi’nde konuşan Kent, Türkiye için IMF’nin önemli olduğunu ve stand-by anlaşmasının bir an önce imzalanması gerektiğini vurguladı. Kent, krizde Coca-Cola’da harcamalarını gözden geçirildiğini ancak yeni ürün yatırımlarına devam edeceğini açıkladı. 2010’dan önce ABD’de ve gelişen ekonomilerde toparlanma beklemediklerini belirten Kent, büyük gelişen ekonomilerde de 2009 yılında büyümenin yarı yarıya düşmesinin beklendiğini kaydetti.

Dünya krizi Türkiye’nin 2001 tecrübesiyle aşabilir

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şahenk, krizden çıkış için kolektif olarak hareket edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu son konjonktürden sonra Türkiye’ye hem ekonomik hem siyasi anlamda çok büyük ağırlık ve önemli bir rol gelecektir” dedi. Davos Zirvesi kapsamında düzenlenen “Yeni Ekonomik Çağ” konulu panelde konuşan Ferit Şahenk, “Eğer bana bir çözüm nedir diye soracak olursanız, bizim 2001-2002 yıllarında çok güçlü ve zorlu bir IMF programı uyguladığımızı ve bunun işe yaradığını söyleyebilirim. Ancak ana nokta şuydu; Türkiye biraraya geldi tamamen. Türkiye kendisini bütün varlıklarıyla birlikte bu işe adadı. Ve bu işin arakasında kolektif bir şekilde durdu. Belki dünyanın küçük bir tablosu olabilir bu ama muhtemelen büyük tabloda da bizim bunu uygulamamız gerekiyor. Kolektif eyleme geçmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Yılmaz: IMF anlaşması faizi daha da aşağı çeker

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, IMF’den gelecek kaynağın sıkışan kredi koşullarını yumuşatabileceğini ve faiz indirimlerini biraz daha aşağı çekebileceğini söyledi.

- Krizde çok uzun vadeli bir L olmayacak ama hemen V de olmayacak. Belki bir yıllık geniş tabanlı bir U gibi olabilir.

- 2009’da Türkiye’nin 30 milyar dolar finansman ihtiyacı var.

- Türkiye’nin IMF ile anlaşma yapmasına ihtiyaç var, ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi olur.

- IMF’den gelecek para MB’ye verilirse, ihtiyaç duyulduğunda bunu kullandırabilir. Bizim rezervlerde olumlu etkisini göreceğiz. Bizim tercihimiz bu paranın Hazine’ye gitmesi.

- Bundan sonraki faiz indirimleri ölçülü olabilir.

Bu yıl daha az bankacı daha fazla siyasetçi var

Garantİ Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, bu yıl Davos’ta daha az bankacı, daha çok siyasetçi bulunduğunu belirterek, bunun da çok şeyi anlattığını söyledi. Özen, şöyle devam etti: “Bankacılar yaptıkları hataları biliyorlar, anlıyorlar. Bankacılık sektörü ekonomiye lazım. Global anlamda bankacılık sektörünün bir an evvel düzelmesi lazım. Herkesin daha yapıcı olması gereken bir dönemi yaşıyoruz” diye konuştu.

Dünya sefahatin bedelini ödüyor

Davos’a katılan medya baronu Rupert Murdoch, “Kriz giderek kötüleşiyor, dünya sefahatin bedelini ödüyor” dedi. News Corp.’un patronu birçok insanın tasarruflarının eridiği şok edici bir dönem yaşandığını vurguladı ve toparlanmanın zaman alacağını düşündüğünü söyledi. Murdoch, “Bu dünyada zenginliği neyin yarattığını unutmayın: Serbest piyasa ve kapitalizm...” diye konuştu.

CEO’lar gelecek için çok kötümser

Bu yıl “Başarının Yeni Tanımı” teması ile yayınlanan PricewaterhouseCoopers 12. Yıllık Küresel CEO Araştırması’na göre, dünya genelinde yaşanan resesyonla birlikte CEO’ların geleceğe yönelik iyimserlikleri dibe vurdu. CEO’lar ekonomideki düzelmenin üç yıl içinde yavaş ve kademeli olarak gerçekleşmesini bekliyor. Araştırmaya göre, PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) CEO tahminlerini izlemeye başladığı 2003 yılından bu yana CEO’ların geleceğe ilişkin güvenleri en düşük seviyeye geriledi. Dünya genelinde CEO’ların sadece yüzde 21’i önümüzdeki bir yıl içinde gelir artışı konusunda umutlu, bu oran geçen sene yüzde 50 civarındaydı. CEO’ların dörtte birinden fazlası da gelecek yıla ilişkin karamsar olduklarını açıkladı.

Modern dünyanın Bretton Woods’u

- Zirvenin teması “Kriz sonrası dünya”. Financial Times gazetesi de zirvenin ana konusunun küresel finansal kriz olacağına katılıyor. Davos Zirvesi’nın yaratıcısı Klaus Schwab, bu yılki zirvenin modern dönemin “Bretton Woods”u olacağını ileri sürüyor. “Bretton Woods” toplantılarında 1945 sonrası dünya ekonomisi tartışılmış, Dünya Bankası ve IMF gibi kurumların temelleri atılmıştı.

- Zirvenin resmi katılımcılarına pedometre dağıtıldı. Reuters’in haberine göre zirve sonunda en çok kimin yürüdüğü hesaplanacak.

En popüler toplantı Lehman Brothers’ınki

- Zirvenin konusu finansal kriz ama dünyanın önde gelen bankaları zirveye katılmama kararı aldı. Citigroup ve Merrill Lynch’ten sonra önceki gün de Barclays’in yöneticisi Bob Diamond zirveye katılmaktan son anda vazgeçti. Banka Davos’a gitmekten neden vazgeçtiğini açıklamadı.

- Financial Times muhabiri Gillian Tett’in Davos’tan düzenli olarak tuttuğu bloğa göre bu yılın en popüler toplantısı Lehman Brothers’ın geleneksel akşam yemeği olacak.

“Eylül’de 36 saat: Yanlış olan neydi” başlıklı yemeğin katılım formu basıldıktan dakikalar sonra doldu. Tett’in haberine göre Amerikan dolarının gizemiyle ilgili bir oturum ve Çin-Hindistan ekonomilerini ilgilendiren tüm toplantılar çok popüler.

Angelina ve Bono bu yıl zirvede yok

Davos Zirvesi’nde bu yıl rekor sayıda katılımcı var. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcı arasında 40 devlet lideri (geçen yılın neredeyse iki katı), 30 maliye bakanı, 1.400 CEO ve 400 gazeteci bulunuyor.

Bu yıl kriz nedeniyle Angelina Jolie, Bono ve Sharon Stone gibi ünlüler zirveyi renklendirmeyecek. Böyle olunca Davos’un en renkli ismi haline gelen budist rahip de dün basının ilgi odağı oldu

Read more...

Borsa neden düşüyor?

21 Kasım 2008 Cuma

İMKB'deki kan kaybı bir türlü durmak bilmiyor. Hükümetten IMF ile anlaşma sağlanacağına yönelik sızan bilgilere rağmen borsa serbest düşüşe devam ediyor.

Dün yüzde 6.6 düşen borsa bugün ilk seansı da yüzde 4.11'lik kayıpla 21 bin 27 puandan tamamladı. Endeks böylece Eylül 2004'ten bu yana en düşük seviyelerini görmüş oldu.

İMKB'nin ilk seanstaki kaybı ile birlikte hafta başından bu yana gerçekleşen düşüş yüzde 18'e dayandı. Şirketlerin piyasa değeri de yaklaşık 17 milyar dolar azaldı.

NEDEN DÜŞÜYOR?

Piyasayı değerlendiren uzmanlar, bankalarla başlayan satış dalgasının halen etkisinin sürdüğüne işaret ediyor. Ayrıca hedge fon satışları ve yurtdışındaki sert düşüşler de İMKB'deki düşüşü hızlandırıyor.

IMF ile anlaşılacağı yönünde gelen haberlerin de borsayı etkilemediği görülüyor. Özellikle yabancı yatırımcıların satışları hız kesmeden devam ederken, uzmanlar, yabancılar ellrindeki hisseleri nakite çevirmek istiyor. Türkiye piyasası da likit bir piyasa olduğu için burada satış yapabiliyor diyor.

Uzmanlar, IMF konusunun piyasayı etkilememesinin nedeni olarak da bir süredir konu ile ilgili birçok haber çıkmasını ve piyasanın artık bu anlaşmanın imzalandığını görmek istemesini gösterdi. Piyasalar IMF ile ilgilim beklentiler yerine şimdilik dış piyasalardaki gerilime daha odaklı bir seyir izliyor.

RUSYA YİNE KAPATTI

Yaşanan kriz dalgası ile birlikte borsayı kapatma rekoru kıran Rusya'da bugün işlemler yine durdu. Petrol fiyatlarının 50 dolar sınırına gerilemesi ile birlikte Rusya'daki kayıp yüzde 9'a ulaştı ve işlemlere ara verildi. Rusya Borsası yılbaşından bu yana yüzde 75 değer yitirdi.

Türkiye'de ise aynı dönemde yaşanan kayırp yüzde 62.14 oldu

Read more...

Borsalarda tarihi yükseliş

19 Eylül 2008 Cuma

Piyasalarda hafta başından bu yana süren kabus sona erdi. ABD Hazinesi ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) mali sektörü kurtaracak yeni bir plan hazırladığı yönündeki haberler borsaları uçurdu.

HÜRRİYET

ABD borsaları, yeni plan umutlarıyla son 6 yılın en büyük yükselişini yaptı. Gün içinde 10 bin 459 puana gerileyen Dow Jones günü yüzde 3.86 yükselişle 11 bin 19 puandan tamamladı. Nasdaq yüzde 4.78, S&P 500 de yüzde 4.33 yükseldi.

ABD'deki yükseliş en çok finans hisselerine yaradı. Günlerdir ağır darbeler alan banka hisseleri sonunda rahat bir nefes aldı. En çok yükselen ise yüzde 59 primle Wachovia Bank oldu. Wachovia, Morgan Stanley'le satınalma görüşmeleri yapıyor. Öte yandan Washington Mutual yüzde 49, UBS yüzde 24, Citigroup da yüzde 19 değer kazandı.

Yükselişin yeni hazırlanacak planla ilgili olduğunu kaydeden uzmanlar, şimdi piyasaların FED ve Hazine cephesinden bu yönde gelecek haberleri bekleyeceğini belirtiyor.

Henüz resmiyet kazanmayan ama görüşmelerin başladığı yönündeki haberlerin geldiği kurtarma planı, mali sektördeki batıkların yeni bir fona alınmasını öngörüyor. Yani fonun ABD'ye maliyetinin 500 milyar dolar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Toronto Dominio Bank Trader'ı Süha Yaygın, ABD'den gelen haberlerin çok önemli olduğunu belirtti. FED'in ve Hazine'nin bu hafta sonu elinden geleni yapacaklarını ve piyasalarda güveni sağlayacak bir yapılanmaya gidileceğini belirten Yaygın, Şu ana kadar piyasaya likiditenin verilmesi de çok önemlidi ve olumlu oldu. Fakat bankaların hala birbirine güveni tam değil ve bu güven 1 günde sağlanmaz. Piyasanın zamana ihtiyacı var. Atılan adımlar olumlu ama yeterli olur mu bilmiyoruz.

ASYA DA UÇTU

ABD'deki bu yükseliş Asya'daki borsaları da uçurdu. Gün açılışından itibaren havanın olumluya döndüğü Asya'da hızlı yükselişler izleniyor. Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 3'ün üzerinde değer kazanırken Hong Kong Borsası yüzde 6.25 yükseldi. Çin borsasındaki yükseliş ise yüzde 9'u aştı.

Avrupa borsalarında da yüzde 5'e yaklaşan yükselişlerle günün başlaması bekleniyor.

İMKB SERT YÜKSELİŞLE BAŞLADI

Endeks güne 2.124 puanlık artışla 34 bin 350 puandan başladı. Bu seviyede hisse senetleri ortalama yüzde 6,62 oranında değer kazandı.

RUSYA'DA HIZLI YÜKSELİŞ

Öte yandan üç gündür kapalı olan Rusya borsaları da güne fırtına gibi başladı.

Endeksler hızla yukarı çıkarken, açılışın ardından RTS endeksi yüzde 10.9, MICEX endeksi de yüzde 16.8 değer kazandı.

Read more...

Petrol ithalatı azalıyor, fatura kabarıyor

8 Eylül 2008 Pazartesi

Türkiye'nin bu yılın ilk yarısındaki (Ocak-Haziran dönemi) ham petrol ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,46 azalırken, petrol faturası yaklaşık yüzde 71 arttı.

AA muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye 2007 yılının Ocak-Haziran döneminde toplam 11 milyon 534 bin 744 ton petrol ithal eden Türkiye'nin bu yılın aynı dönemindeki ham petrol ithalatı 11 milyon 134 bin 486 tonda kaldı. Bu verilere göre Türkiye'nin bu yılın ilk yarısında yaptığı ham petrol ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,46 azaldı.

Petrol ithalatındaki azalmaya rağmen Türkiye'nin ödediği ham petrol faturası yüzde 71 arttı. Türkiye geçen yılın ilk yarısında ithal ettiği petrole 4 milyar 979 milyon 378 bin dolar öderken, bu yıl ilk yarıda ithal ettiği ham petrole tam 8 milyar 515 milyon 717 bin 43 dolar ödedi.

HANGİ ÜLKELERDEN NE KADAR PETROL ALINDI

Türkiye bu yılın ilk yarısında ithal ettiği petrolün 4 milyon 27 bin 388 tonunu Rusya'dan, 3 milyon 916 bin 228 tonunu İran'dan, 1 milyon 727 bin 845 tonunu Suudi Arabistan'dan, 760 bin 731 tonunu Irak'tan, 254 bin 162 tonunu Kazakistan'dan, 237 bin 729 tonunu Suriye'den, 210 bin 413 tonunu da İtalya'dan aldı.

Bu arada 2005 yılında 23 milyon 389 bin 647 ton, 2006 yılında 23 milyon 786 bin 875 ton, 2007 yılında 23 milyon 445 bin 764 ton, bu yılın ilk 6 ayında ise 11 milyon 134 bin 496 ton ham petrol ithal eden Türkiye'nin son 3,5 yıldaki petrol faturası yaklaşık 39 milyar 656 milyon doları buldu.

Read more...

Rusya`nın ihracat engeli aşılamadı

3 Eylül 2008 Çarşamba

Çarşamba , 3 Eylül 2008 Haber

Rusya`nın ihracat engeli aşılamadı

Rusya ile yaşanan gümrük krizi İstanbul'da Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la da konuşuldu ancak somut bir sonuç çıkmadı. Lavrov, Türk muhatabı Ali Babacan'a Moskova'ya döner dönmez konuyu Başbakan Vladimir Putin ile görüşme sözü verdi.

CNNTURK

Önce Rusya gümrüklerde Türk mallarına zorluk çıkarmaya başladı. Arkasından Türkiye'nin tepkisi geldi. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Kısasa kısas, bize ne yapılırsa biz de aynısını yapacağız dedi.

Ancak Bakanlar Kurulu'nda reddedilince bu tehdidin arkası gelmedi. Bir yanda Türk malları Rus gümrüklerinde bekletiliyor. Diğer yanda Ankara sorunu diplomasiyle çözmeye çalışıyor.

Konu Kafkaslar'daki kriz için İstanbul'a gelen Rus Dışişleri Bakanı Lavrov'un da gündemindeydi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve heyet üyelerini Türkiye'de görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Türkiye ve Rusya dost iki ülkedir. İlişkilerimize koymuş olduğumuz hedef çok boyutlu geliştirilmiş bir ortaklıktır dedi.

Rusya'yı yalnızca komşu ve dost bir ülke olarak değil, aynı zamanda Türkiye'nin ticaret ve enerji alanlarında başlıca ortaklarından biri olarak görmekteyiz diyen Babacan, Son dönemde ortaya çıkan Rus gümrüklerinde Türk mallarının uzun süre incelemeye tabi tutulması sonucunda yaşanan gecikmelerden kaynaklanan sorunu da değerli dostumla samimi ve yapıcı bir yaklaşımla ele aldık dedi.

Babacan, sorunun Rus tarafından bekledikleri esneklik ve işbirliği yaklaşımı sayesinde aşılacağına inandıklarını belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacminin hızla arttığını belirterek, Periyodik olarak fiili bazı sorunlar çıkabiliyor. Söz konusu olan birçok ülke Rusya gümrük mevzuatını ihlal etti. Gümrük idaresi daha katı tedbirler almak zorunda kaldı diye konuştu.

Burada Türklere karşı bir ayrımcılığın olmadığını söyleyen Lavrov, Türkiye ile ticareti devam ettirmekten yanayız. Bizim gümrük yöneticilerimiz arasında yapılan görüşmelerde somut yaklaşımlar değerlendirildi. Bizim gümrük idaremiz Türk mallarını basitleştirilmiş yöntemle Rusya'ya ihraç edilmesi yönünde teklifte bulundu. Halihazırda hava yolu taşımacılığıyla ilgili bir pilot uygulama var. Bir an evvel bu basitleştirilmiş gümrük düzenine geçebiliriz. Sayın Bakan ile de konuştuk. Bizim gümrük idarecilerimiz en kısa zamanda görüşmeler yapacak ve bu sorununuzu halledecektir dedi.

Rusya'nın ABD ile ticaretinde ise herhangi bir siyasi yaklaşımın olmadığını belirten Lavrov, dönemsel olarak özellikle et ve tarım ürünleri gibi gönderilen malların kalitesiyle ilgili sorunların çıktığını, ürünlerin standartlara uygun olmamasıyla çıkan sorunların bazı diğer ülkelerle de yaşandığını söyledi.

Lavrov, geçen sene et ürünlerinin kalitesi konusunda ABD'nin uyarıldığını, bir yıl içinde hiçbir şey yapılmadığını gördüklerini ve bu durum düzelinceye kadar ABD'den et ürünleri almamaya karar verdiklerini kaydetti.

Türkiye ile ticarette basitleştirilmiş gümrük düzeninin içeriğinin ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine Lavrov, kendisinin gümrük uzmanı olmadığını ifade ederek, Rusya gümrük idaresi uzmanları Türk meslektaşlarıyla birlikte konuyu profesyonel olarak ele alıyorlar ve bu sürece dışişlerinin bir müdahalesi olmayacaktır. Çünkü bu konuyu siyasileştirmek olacaktır. Bir sorun olduğunda biz ilgili makamlara bu sorunu bir an evvel çözmeleri konusunda talimat veriyoruz diye konuştu.

Read more...

İşte petrol ve euroyu geriletecek oyun

Çarşamba , 3 Eylül 2008

İşte petrol ve euroyu geriletecek oyun

Kerem ALKİN / REFERANS GAZETESİ

Siyasi İstikrar Endeksi'ni yayınlamakta olan ve isabetli değerlendirmeleriyle tanınan S Bilişim Danışmalık tarafından 28 Ağustos'ta acil koduyla yayınlanan rapor, 13 Ağustos'taki başlığımızı teyit eden bir uluslararası siyasi analize yer verdi.

Buna göre, Birleşmiş Milletler'in desteğini almadan Irak'a giren ABD'nin uluslararası ekonomi-politik arenada neden olduğu kargaşa, kademeli olarak, başta petrol olmak üzere tüm emtia fiyatlarında ciddi yükselmelere neden oldu ve emtia fiyatlarının patlamasından doğan uluslararası likiditeyle Körfez Ülkeleri ve Rusya olağanüstü bir birikim elde ettiler.

Hem Körfez ülkeleri, hem de Rusya Federasyonu için 1. ve 2. kuşak komşu ülke konumunda olan Türkiye ise, gerek ihracatının giderek artan bir bölümünü bu ülkelere yaparak, gerekse de söz konusu iki coğrafik bölgeden daha fazla turist ağırlayarak, son 4 yıldır yakın coğrafyasındaki biriken değerden nemalandı.

Malum, Körfez ülkelerinin ve Rusya'nın, Güney Doğu Asya'da ise Çin ve Singapur'un birikimleri 3 trilyon doları aşan bir birikimi temsil eden Sovereign Wealth Fundsları, yani Devlet Yatırım Fonları'nı gündemin başına taşıdı. Ancak, ABD başkanlık seçimi yaklaşırken, küresel oyunun içeriği değişiyor, gözüküyor.

ABD Irak'tan çekiliyor

ABD başkanlık seçimi yaklaşırken, Bush yönetiminin Cumhuriyetçi Parti başkan adayı McCain'e destek olmak amacıyla, ABD askeri gücünün belirli bir bölümünü kademeli olarak Irak'tan çekecek bir planı hayata geçirmekte olduğu yönündeki değerlendirmeler yoğunlaşıyor.

S Bilişim Danışmalık'ın raporu da bu noktada oluşan riske işaret etmekte. ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın son Irak ziyareti esnasında hiç Türkiye'ye uğramaması, Türkiye ile bir fikir alışverişi yapılmadan belirli bir planın yürürlüğe girdiği izlenimini güçlendiriyor.

Bununla birlikte, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ'un konuşmasındaki kimi cümleler, ABD ile bir fikir alışverişinin de varlığına işaret etmekte. Sonuç olarak, Irak'ın Sünni ağırlıklı en önemli eyaleti Ambar'ın yönetiminin ve güvenliğinin törenle ABD güçlerinden Merkezi Irak Yönetimi'ne devri önemli bir gelişme.

Ve, bu süreçte, ABD askeri gücünün çekilme planı ve Irak'ın yönetiminin devir süreci nasıl işleyecek? Türkiye kiminle muhatap olacak? Irak Yönetimi'nde Sünni'lerin konumu güçlendirilmeden, Şii ve Kürt ağırlıklı bir yönetim, düzeni ve istikrarı sağlayabilecek mi?

Rusya'nın geliri azalabilir

Bu durumda, küresel petrol fiyatlarının seyri açısından, Irak'ın konumu kritik önem arz ediyor. ABD yönetiminin yeni oyun kurgusuna yönelik değerlendirme ve spekülasyonlar yoğunlaşırken, dünya petrol arzı açısından zayıf halka konumundaki Irak'ta, farklı mezhepler arasında diyalog oluşturulabilirse ve ABD'nin ülke güvenliğini kademeli olarak devretme süreci, bölgesel gerginlikleri azaltırsa, Irak'ın dünya petrol üretimine katkısının artması, Körfez Ülkeleri ve Rusya açısından, son 4 yıldır petrolden kazanılan parayı dizginleyecektir.

Kaldı ki, Irak'ın petrol üretiminin ve ihracatının artması, petrolün varil fiyatını da düşürecektir. Bu durumda, Ankara, birkaç soruya cevap bulmak durumunda.

ABD yönetimi, Irak'taki stratejisine yönelik süreci ne ölçüde bir detaylandırmayla Türkiye ile paylaşacak? ABD'nin olası yeni oyun kurgusuna yönelik olarak, Türkiye siyasi ve ekonomik boyutta kendini kimi sürprizlere hazırlamalı mı? Ve, ABD'nin olası yeni oyun kurgusu, Rusya'nın ve Körfez ülkelerinin yer altı zenginliklerinden elde ettikleri gelirlerin azalmasına bağlı olarak, Türkiye açısından da bölgesel likidite birikiminden yararlanma imkanlarını zayıflatacak mı?

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin verileri, daralan Avrupa Birliği pazarına, Körfez ülkelerinin ve Rusya'nın artan bir tempoda alternatif oluşturduğunu göstermekte. Ancak, söz konusu ülkelerin ihracat gelirlerinde bir daralma gözlenirse, bu ülkelerin Türkiye'den gerçekleştirdikleri ithalat da olumsuz yönde etkilenebilir.

Paritedeki gerileme sürer

Temmuz ve ağustos aylarında kaleme aldığımız yazılarda, petrol fiyatlarında 104-98 dolar aralığına kadar bir düzeltmenin mümkün olduğunu ifade etmiştik.

İşin ilginç yanı, OPEC Genel Sekreteri'nin doların değeriyle petrol fiyatı arasındaki ilişkiye yönelik olarak kurguladığı formül tersine çalışmaya başladı. Yani, petrol fiyatları geriliyor ve geriledikçe de, euro-dolar paritesini de kendisiyle birlikte aşağı çekiyor.

Bu satırları yazarken, petrol fiyatı 110 dolardan 106 dolara kadar geldi ve paritede 1.4520 destek noktası kırıldı. Petrol 110 doların altına sarkarsa paritenin 1.44 dolara kadar gerileyeceği belirtmiştik. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Trichet'in yarın yapacağı açıklamalar ve petrolün 104-98 dolar aralığına girmesi, paritenin de yönünü belirleyecek.

Read more...

Gümrükte kırmızı hat tartışması

1 Eylül 2008 Pazartesi

Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in Rus mallarının gümrükte kırmızı hatta alındığını açıklamasına karşın Devlet Bakanı Çiçek'ten tersi yönde bir açıklama geldi. Bakan Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, normal uygulama devam ediyor dedi.

HÜRRİYET

Bakan Çiçek, şunları söyledi:

Sıkıntının ortadan kaldırılması için görüşmeler sürdürülüyor. Yarın Rus Dışişleri Bakanı gelecek. Bu konu gündeme alınacak. Bakan Tüzmen'in bu olumsuz gelişmeler karşısında tedbir alınmasına yönelik talebi söz kosunu oldu. Bakanlar Kurulu'nda değerlendirildi ama bu konuda olumsuz bir karar almadık. Biz ilişkilerin iyi şekilde ilerlemesini istiyoruz.dedi.

Çiçek,Bakan Tüzmen'in teklifi kabul edilmedi dediniz. Rus mallarına yönelik kırmızı hat söz konusu değil mi? sorusuna şöyle yanıt verdi:

Normal uygulama devam ediyor. Biz sorunun çözümü için değişik girişimler yapıyoruz. Yarın Dışişleri Bakanları gelecek.Bu konuları görüşme imkanı olacak. Biz sorunun yarın çözülmesini istiyoruz. Tüzmen talebini iletti ama biz ona olumlu cevap vermedik.

TÜZMEN KIRMIZI HATTA ALIYORUZ DEMİŞTİ

Öte yandan Çin'deki temaslarını sürdüren Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, sabah yaptığı açıklamada, Rusya'nın Türk ürünlerinin içinde bulunduğu TIR'ları gümrük kapılarında bekletmesiyle başlayan gerginlik sonrasında, Türkiye'nin de Rus ürünlerini bugünden itibaren kırmızı hatta aldığını açıklamıştı.

Tüzmen, şöyle konuştu:

Rusya ile yaşanan sıkıntı sürüyor. Bu ülke ile 38 milyar dolar ticaret hacmi hedefliyoruz. Geçen yıl 27 milyar dolardı. Türk ihraç ürünlerine yapılan nedenini anlamadığımız engellemelerin karşılığını vermek zorunda kaldık ve istemeye istemeye önlem aldık. Mütekabiliyet esasına göre davranıyoruz. Rusya'dan gelen malları kırmızı hatta alıyoruz, biz de onlar gibi muamele edeceğiz.

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP