Euro'nun Katili George Soros mu?
3 Mart 2010 Çarşamba
Euro, özellikle son aylarda (2 ay) bir düşüş içerisinde. Avrupa borsalarında yaşanan düşüş, Euro'ya da yansımış durumda.
Euro, özellikle son aylarda (2 ay) bir düşüş içerisinde. Avrupa borsalarında yaşanan düşüş, Euro'ya da yansımış durumda.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanı Hüseyin Erkan'dan Avrupa ekonomisi ve borsası ile ilgili bazı açıklamalar geldi. Avrupa Borsalar Federasyonu'ndan bahseden Erkan, Türkiye için iç tüzük değişikliği yapıldığını vurguladı.
Küresel ekonominin ana motoru ABD'den üçüncü çeyrekte gelen sürpriz büyümenin ardından Avrupa ekonomisi de aynı çeyrekte ilk kez resesyondan çıkma sinyalleri gösterdi.
Euro Bölgesi ve Avrupa Birliği'nden (AB) cuma günü gelen verilere göre Almanya yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7, Fransa ise yüzde 0,3 büyüdü.
Euro Bölgesi'nin en büyük cari açığa sahip ülkelerinden biri olan İtalya'da da Gayrısafi Yurtiçi Hasıla'da (GSYİH) büyüme sinyalleri görülmesi Euro Bölgesi dahil olmak üzere Avrupa'nın genelinin resesyondan teknik olarak çıktığı yönünde algılandı.
İspanya ve İngiltere'de büyüme verileri yetersiz kalsa da, Euro Bölgesi üretiminin 3'te 2'sinden fazlasını sağlayan Almanya, Fransa ve İtalya üçlüsünün beklenenden iyi performansı üçüncü çeyreği Euro Bölgesi'nin tümü için dönüm noktası haline getirdi. Bu olumlu veriler, AB ülkelerinin krizi en az hasarla atlatması için yoğun çaba sarf eden Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Jean Claude Trichet'nin bundan sonra atacağı adımlarda elini biraz rahatlatacakmış gibi değerlendiriliyor.
Almanya ve Fransa zaten ikinci çeyrekte resesyondan çıkmıştı. Fransa ise ekonomistlerin beklentisinin ancak yarısını karşılayabilecek bir büyüme sergiliyor. Beklenti yüzde 0,6'lık bir büyüme yönündeydi. Ancak talebin zayıflaması ve ihracattaki düşüşlerin etkisiyle Fransa sadece yüzde 0,3 büyüyebildi. Beş çeyrek dönemdir çakılan İtalyan ekonomisi ise üçüncü çeyrekte yüzde 0,6 büyüme kaydetti. AB'nin istatistik birimi Eurostat hem Euro Bölgesi hem de 27 üyeli AB ekonomisinde büyümenin pozitife döndüğünü, çeyrek dönemlik büyümelerin sırasıyla yüzde 0,4 ila yüzde 0,2 olduğunu bildirdi.
Tüketici ve İşletme Henüz Etkisini Hissetmedi
Almanya Federal İstatistik Bürosu (FSO) Almanya'nın ikinci çeyrekte yüzde 0,3 olarak açıklanan büyümesini de yüzde 0,4 olarak revize etti. FSO'un açıklamasında, İkinci çeyrekte ekonomide gözlenen hafif yukarı yönlü eğilimin devam ettiği görülüyor denildi.
Üçüncü çeyrekteki büyümenin en önemli unsurunun ihracat olduğu, ayrıca inşaat ve ekipman yatırımının büyümeyi etkilediği, ancak tüketici harcamalarının azaldığı belirtildi. Küresel ekonomik kriz nedeniyle ihracatı düştüğü için geçen yıl resesyona giren Almanya'da, son aylarda yabancı talebinin artmasıyla sanayi malları siparişleri arttı ve güven düzeldi. Alman hükümeti, bu yıl yüzde 5 daralması beklenen ekonominin gelecek yıl yüzde 1,2 büyüyeceğini tahmin ediyor. Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde ise Europe 1 Radyosu'na yaptığı açıklamada, Fransız ekonomisinin bu yıl daralacağını, ancak 2010 yılına canlanmayla gireceğini ifade etti.
Özellikle Euro Bölgesi ekonomisinin en büyük ayağı olan Almanya'nın iyi sinyalleri bölge ekonomisi için kilit önem taşıyor. Almanya büyüme rakamına ilişkin detaylı verilerini ay sonunda açıklayacak ancak uzmanlar yükselişte tıpkı Fransa'da olduğu gibi ihracatın artmasının büyük etkisi olduğunu düşünüyor. Ayrıca şirketlerin stoklama faaliyetlerini azaltma telaşı içinde de değil.
Tüm bunlar Alman ekonomisinde işlerin rayına oturmaya başladığının en önemli işaretleri. Uzmanlara göre Euro Bölgesi'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gördüğü en kötü resesyon süreci teknik olarak sona ermiş olsa da bunun tüketici ve işletmeler üzerindeki etkisi bir süre daha devam edecek.
AB'ye aday ülkelere, Avrupa Birliği tarafından "mali destek" amaçlı çeşitli maddi yardımlar yapılıyor. Bu bağlamda bu yıl Türkiye'ye 566 milyon dolar yardım yapmayı planlayan Abrupa Birliği, gelecek yılki desteği ise 653 milyon dolar olarak açıkladı.
Yıllar geçtikçe mali desteğin de artacağı belirtilirken, mali destek rakamlarının 2013'te 935 milyon dolara, 2015'te ise 1 milyar doları aşacağı belirtildi.
Bu yardımları belirleyen temel konular, bölgesel ve kırsal kalkınma rakamları. Türkiye, kalkınma bazında gelişim sağlarsa AB'nin parasal yardımı daha da artabilecek.
Global piyasalar yeni haftaya olumlu bir başlangıç yaptı.
Asya borsaları son 2 ayın zirvesine tırmanırken, Avrupa borsalarının da yükselmesi bekleniyor. İçeride ise dolar 1.5251 TL'ye geriledi, borsa ise güne yüzde 2.16 artışla 27 bin 589 puandan başladı.
Piyasalarda bir süredir etkili olan olumlu hava yeni haftaya da taşındı. Hükümetlerin ve merkez bankalarının müdahaleleri ile dünya ekonomilerinin toparlanacağına olan inanç borsaları yukarı taşıyor.
Cuma günü ABD'de yaşanan yüzde 2'lik yükselişin ardından bugün Asya borsaları da yükselişe eşlik etti. Asya'da borsalar yüzde 2-3 arasında değişen oranlarda değer kazanırken, son 2 ayın zirvesine tırmandı.
İÇERİDE DE HAVA OLUMLU
Yurtdışındaki olumlu havaya paralel içeride de piyasalar güne iyi başladı. Borsa açılışla birlikte yüzde 2.16 değer kazandı ve 27 bin 589 puana çıktı. Borsanın yurtdışı ile paralel bir hareket serglediğini belirten uzmanla, dışarıda olumlu havanın sürmesi durumunda İMKB'nin de yükselişe devam edeceğini belirtiyor.
Ekinciler Menkul Değerler'in raporunda, 27 bin üzerinde kalınmaya devam edilmesi durumumda hedef seviye 28 bin 500 olacaktır denildi.
Borsa yükselirken dolar da güne düşüşle başladı. Cuma gününü 1.5280 YTL'den tamamlayan dolar yeni haftanın açılışında 1.5250 YTL oldu.
Dolarda hızlı bir düşüş beklemeyen uzmanlar, piyasada seri faiz indirimleri beklentisi bulunduğunu ve bu nedenle doların 1.50'nin üzerinde tutunabileceğini belirtiyor...
Piyasalarda hafta başından bu yana süren kabus sona erdi. ABD Hazinesi ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) mali sektörü kurtaracak yeni bir plan hazırladığı yönündeki haberler borsaları uçurdu.
HÜRRİYET
ABD borsaları, yeni plan umutlarıyla son 6 yılın en büyük yükselişini yaptı. Gün içinde 10 bin 459 puana gerileyen Dow Jones günü yüzde 3.86 yükselişle 11 bin 19 puandan tamamladı. Nasdaq yüzde 4.78, S&P 500 de yüzde 4.33 yükseldi.
ABD'deki yükseliş en çok finans hisselerine yaradı. Günlerdir ağır darbeler alan banka hisseleri sonunda rahat bir nefes aldı. En çok yükselen ise yüzde 59 primle Wachovia Bank oldu. Wachovia, Morgan Stanley'le satınalma görüşmeleri yapıyor. Öte yandan Washington Mutual yüzde 49, UBS yüzde 24, Citigroup da yüzde 19 değer kazandı.
Yükselişin yeni hazırlanacak planla ilgili olduğunu kaydeden uzmanlar, şimdi piyasaların FED ve Hazine cephesinden bu yönde gelecek haberleri bekleyeceğini belirtiyor.
Henüz resmiyet kazanmayan ama görüşmelerin başladığı yönündeki haberlerin geldiği kurtarma planı, mali sektördeki batıkların yeni bir fona alınmasını öngörüyor. Yani fonun ABD'ye maliyetinin 500 milyar dolar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Toronto Dominio Bank Trader'ı Süha Yaygın, ABD'den gelen haberlerin çok önemli olduğunu belirtti. FED'in ve Hazine'nin bu hafta sonu elinden geleni yapacaklarını ve piyasalarda güveni sağlayacak bir yapılanmaya gidileceğini belirten Yaygın, Şu ana kadar piyasaya likiditenin verilmesi de çok önemlidi ve olumlu oldu. Fakat bankaların hala birbirine güveni tam değil ve bu güven 1 günde sağlanmaz. Piyasanın zamana ihtiyacı var. Atılan adımlar olumlu ama yeterli olur mu bilmiyoruz.
ASYA DA UÇTU
ABD'deki bu yükseliş Asya'daki borsaları da uçurdu. Gün açılışından itibaren havanın olumluya döndüğü Asya'da hızlı yükselişler izleniyor. Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 3'ün üzerinde değer kazanırken Hong Kong Borsası yüzde 6.25 yükseldi. Çin borsasındaki yükseliş ise yüzde 9'u aştı.
Avrupa borsalarında da yüzde 5'e yaklaşan yükselişlerle günün başlaması bekleniyor.
İMKB SERT YÜKSELİŞLE BAŞLADI
Endeks güne 2.124 puanlık artışla 34 bin 350 puandan başladı. Bu seviyede hisse senetleri ortalama yüzde 6,62 oranında değer kazandı.
RUSYA'DA HIZLI YÜKSELİŞ
Öte yandan üç gündür kapalı olan Rusya borsaları da güne fırtına gibi başladı.
Endeksler hızla yukarı çıkarken, açılışın ardından RTS endeksi yüzde 10.9, MICEX endeksi de yüzde 16.8 değer kazandı.
Dünyanın en büyük ekonomisinin en büyük borsası tam anlamıyla çöktü. Lehman Brothers'ın iflası ile başlayan ve tüm mali sektörü etkisi altına alan süreç ABD borsalarını yıktı geçti.
Dünyanın en büyük şirketlerinin hisselerinin işlem gördüğü Dow Jones endeksi dün tam yüzde 4.4 değer yitirirken, son 7 yılın en kötü gününü yaşadı. Dow Jones en son 11 Eylül'deki saldırıların ardından bu kadar çok değer yitirmişti.
Wall Street'de Standard & Poor's 500 yüzde 4.5, teknooji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq da yüzde 3.6 düştü.
KARA PAZARTESİ
Pazar gecesi Lehman Brothers'ın iflasını ilan etmesi ve arkasından finans devi Merrill Lynch'in apar topar Bank of America'ya satılması ile gerginleşen piyasalar bir türlü sakinleşemiyor. Bir taraftan 'yeni kurban kim?' sorusunun yanıtını arayan yatırımcılar diğer yandan borsalarda ellerine ne geçerse satıyor.
Pazartesi gündüz Avrupa'yı yerden yere vuran satış dalgası ABD'yi de pas geçmedi. Finans devleri bir bir çökerken, yatırımcılar borsa tarihinin en karanlık günlerinden birine tanıklık etti.
BANKA HİSSELERİ ÇÖKTÜ
ABD'de yaşanan deprem en çok finans sektörünü vurdu. Hakkında batacak söylentileri ayyuka çıkan sigorta devi AIG hisseleri yüzde 58, iflas eden Lehman hisseleri yüzde 95, Wachovia Bank ve Washington Mutual hisseleri de sırasıyla yüzde 27 ve yüzde 25 değer yitirdi.
Öte yandan Merrill Lynch'i alan Bank of America hisseleri yaşanan depremden büyük bir vurgun yedi ve yüzde 20 geriledi.
DURUN, DAHA BİTMEDİ!
ABD'de yaşanan bu çöküşe karşılık birçok analist halen fırtınanın geride kaldığını söyleyemiyor.
PNC Advisors yöneticisi Jim Dunigan, "Tarih kitaplarını bir tarafa fırlatın. Çünkü bu yaşananlar daha öncekilere hiç benzemiyor" derken, Jefferies & Co Başstratejisti Art Hogan da yaşananların sadece 1930'lardaki Büyük Bunalım veya 1800'lerin sonundaki demiryolu iflasları ile karşılaştırılabileceğini ileri sürdü. Hogan, "buradan çıkış için bir yol haritası yok" ifadesini kullandı.
Back to TOP