George Soros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
George Soros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dolar ile Euro Paritesi Eşitlenir mi?

3 Mart 2010 Çarşamba

Dün yayımladığımız bir haberde, George Soros'un da katıldığı bir toplantıda, Euro'daki büyük düşüşün konuşulduğu ve Euro ile Dolar paritesinin eşitlenmesi ihtimali üzerinde durulduğunu yazmıştık. Artık bu ihtimal, iyiden iyiye dillerde dolanmaya başladı. Çünkü, söz konusu yemekte, Euro'nun kuyusunun kazıldığı bildirilmekte.

Yatırımcılar ve ekonomi haberlerini iyi takip edenler bilecektir; Euro, uzun süreden beri, sürekli olarak düşüyor. Bu düşüş öyle bir hal aldı ki, Euro/Dolar paritesi, 1,51'lerden 1,35'lere kadar inmiş durumda. Euro ile Dolar paritesinin 1'e doğru seyir alma ihtimali artık konuşuluyor çünkü Euro'daki değer kaybı, korkulacak seviyelerde.

Bu vakitten sonra, Euro'nun yeniden değer kazanıp, dolar ile arasındaki farkı açması çok zor gibi görünüyor. Zaten bunalımda olan bir Euro bölgesi var. Bu bölgeye bile hakim olamayan Avrupa ülkelerinin, yeterli yatırım ile Euro'yu eski seviyelerine götürmesine, imkansız gözüyle bakılıyor.

Belki, Dolar ile Euro arasında bir eşitlenmeyi düşünmek, şimdiki süreçte çok uç görünüyor olabilir. Hatta kısa dönemde 1,25'lerin de altına inebilecek bir parite süpriz olur; fakat bilinen bir gerçek var ki, o da Euro'da ciddi bir toparlanmanın neredeyse imkansız olduğu.

Read more...

Euro'nun Katili George Soros mu?

Euro, özellikle son aylarda (2 ay) bir düşüş içerisinde. Avrupa borsalarında yaşanan düşüş, Euro'ya da yansımış durumda.


Başta Yunanistan olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde borç krizleri yaşanmıştı. Bu krizlerle birlikte, özellikle Euro bölgesi, birçok yatırımcının gözünden düşmüştü. Euro, birçok ülkede -özellikle de sanayisi gelişmiş ülkelerde- değer kaybetmiş, Amerikan Doları karşısında düşüşe geçmişti.

ABD ve İngiliz gazeteleri, Euro ile ilgili çok tartışılan bir iddia attı ortaya. 8 Şubat'ta, dünyanın önde gelen ekonomistlerin bir toplantı yaptığı ve Euro'nun son durumunu konuştuğu bilgisini veren gazeteciler, George Soros'un da katıldığı bu toplantıda, Euro/Dolar paritesinin 1'e inme olasılığı üzerinde durulduğunu yazdı.

George Soros, 1992 yılı ortalarında İngiltere Sterlini ile ilgili yine bir iddia atmıştı. Bu iddiası üzerine borsada keskin hareketler yaşanmıştı ve dövizdeki sert tepkiler nedeniyle İngiltere Merkez Bankası yıkılmıştı.

Read more...

George Soros, Citigroup Hissesi Aldı

19 Şubat 2010 Cuma

Dünyanın en zengin insanlarından birisi olarak kabul edilen George Soros, bahis oynadı ve altın fiyatlarına ilgili olduğunu belirtti.


George Soros'un Citigroup hissesi aldığı haberi ise, ekonomi dünyasında çabuk yayıldı. 313 milyon dolar değerinde hisse aldığı bildirilen Soros, borsa çevrelerinde heyecan yarattı.

Birçok kişi, George Soros'un aldığı hisseleri, bir borsa tüyosu olarak algılayıp borsaya yönelebiliyor.

George Soros ve birçok yatırımcı, ekonomik bocalamaya karşın, altının muhteşem bir sığınak olduğunu belirtmişti.

Read more...

Soros`tan korkunç kriz yorumu

22 Şubat 2009 Pazar

'Para sihirbazı' geleceği nasıl görüyor?

Kabus gibi haftaya rağmen Soros ‘Finansal çöküşün dibi görünmedi’ dedi.

Avrupa borsalarının yüzde 4’e varan düşüşler yaşadığı, Dow Jones’un ise son 6 yılın dibine indiği bir haftanın ardından ünlü dolar milyarder George Soros, finansal çöküşün dibinin görünmediğini söyledi. Dünya finansal sisteminin etkili biçimde parçalandığını ve krizin yakın dönemde çözümünün henüz görünmediğini söyleyen Soros, şimdiki durumu Sovyetler Birliği’nin parçalanmasıyla karşılaştırarak, ekonomik çalkantının gerçekten ‘Büyük Buhran’ dönemine göre çok daha ciddi olduğunu ifade etti.

Columbia Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Soros, Lehman Brothers bankasının geçen yıl Eylül ayında iflasının piyasa sisteminin çalışmasında dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek “Finansal sistemin çöküşüne tanıklık ettik. Dibin yakınında herhangi bir yerde olduğumuza dair bir işaret yok” dedi.

Read more...

Global krizde sinsi oyunlar

5 Kasım 2008 Çarşamba

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde döviz kurlarının düşük kalması, hatta daha da düşürülmesi için George Soros ve benzeri diğer büyük global oyuncularca çok büyük çaba sarf edilmektedir.

Bunlar batının gelişmiş ekonomilerinin yöneticilerini ve merkez bankalarını, IMF ve Dünya Bankası gibi global finans kurumlarını da ortak amaçları konusunda ikna ettiler.

George Soros’un ve benzeri diğer büyük global oyuncuların aşağıda belirttiğim amaçlarına uygun olarak ABD Merkez Bankasından, batılı ve diğer gelişmiş ülkelerin merkez bankalarından, diğer güçlü bankalarından, Dünya Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası ve IMF den istedikleri şu şekilde özetlenebilir.

—ABD, Avrupa ve Japonya Merkez Bankaları'nın ve IMF'in bu maksatla Brezilya, Macaristan, Polonya ve Türkiye gibi ülkelerin merkez bankaları ile “swap” anlaşmaları yaparak onlara yeterli miktarda dolar kredi sağlanması istenmiştir.

—IMF döviz darlığı olan Türkiye, Macaristan, diğer doğu Avrupa ülkeleri, Pakistan gibi ülkelere popülist harcamalardan vazgeçmeleri koşulu bile aranmadan kolayca borç vermelidir.

—ABD ve Avrupa bankalarının gelişmekte olan ülkelere açmış oldukları kredileri geri istemesi engellenmelidir.

—ABD ve Avrupa gelişmekte olan ülkelere batıdan yapılacak ihracata da ihracat kredisi vermelidir ki gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelerin mallarını kolayca ithal edebilsinler.

George Soros gibi global fon sahipleri ve yöneticileri gerçekte niçin bu sürecin fikir babası olup başlattılar?

Aşağıda belirttiğim batılı ülke çıkarlarının yanı sıra, onlara ilave olarak hem bu fonların hem de batılı ülkelerin başka ortak çıkarları da bu süreci gerektiriyor. Bu fonların gelişmekte olan Türkiye gibi ülkelerdeki sıcak para (portföy) yatırımları, kriz nedeniyle merkezlerinde ortaya çıkan acil para ihtiyaçlarını karşılamak üzere, yerel para cinsinden (Türkiye’de lira cinsinden) yatırımlardan çıkması gerekiyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerdeki döviz darlığı nedeniyle bu fonlar yerel paradan, örneğin Türkiye’deki lira portföylerinden dolara dönüşe geçince döviz kuru yükseliyor. Mesela Türkiye’de dolar kuru 1.8 olduğunda, elindeki lira portföyü ile sıcak para Türkiye’den 60 milyar dolar alıp merkezlerine götürebilecekken, dolar kuru 1.2 olduğunda 90 milyar dolar alıp götürebilecektir.

Yani sadece Türkiye’den aynı miktar lira ile 30 milyar dolar daha çok götürebilecektir. Brezilya, Meksika, Güney Kore, Singapur ve daha çok sayıda gelişmekte olan ülkeleri hesaba kattığınızda bu mekanizmanın Soros gibilere sağlayacağı fayda ( bu ülkelere vereceği zarar) yüzlerce milyar doları bulmaktadır. İşte Soros gibilerinin batılı devlet ve kurumları gelişmekte olan ülkelere kredi seferberliğine yöneltmesinin önemli sebeplerinden birisi budur. Lira portföylerinden daha çok dolar sağlamak. Halbuki IMF ve FED in bu ülkelere vereceği krediler dolar olarak verilecek ve dolar olarak herhangi bir erime, azalma söz konusu olmayacaktır.

Gelişmiş batı ekonomileri ve onların büyük oyuncularının çıkarları neleri gerektiriyor?

Global oyuncuların uygulamaya koydurduğu kredi mekanizmaları gelişmekte olan ülkelerin bağımlılığını artıracak ve batının mallarına harcama yapmalarını, batının üretimini ve gelirini artırmada ve durgunluktan çıkmasında etkili olacaktır.

Onlara göre, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin batının gelişmiş ülkelerinden ithalatları azalmamalı, mümkünse artmalıdır. Böylece gelişmekte olan ülkelerin ithalatı ile kendi ekonomileri taleple beslenip kendi vatandaşlarına gelir yaratırken (tabii ki bu Türkiye için yerli üretimi, vatandaşlarımızın gelirini azaltan tersine bir etkidir) aynı zamanda batı ekonomilerine bağımlılıkları devam edecek ve mümkünse artacaktır. Bu nasıl sağlanabilir. Elbette bu ülkeler borçlandırılarak. Batının serbest piyasa finans sistemi bu borçlandırmayı şimdiye kadar kendiliğinden yapıyordu.

Fakat şimdi krize girdi ve yapamıyor. O halde gelişmekte olan ülkelerin bu borçlanıp bağımlı kalma, kendi öz üretimlerine dönme yerine batıdan ithal etme alışkanlıklarını sürdürebilmeleri için batının büyük oyuncularının çareler bulmaları gerekiyor. Ne olabilir bu çareler? Batının özel sektör finans sistemi borçlandırmaya devam edemiyorsa o zaman devlet kurumları devreye girip Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri borçlandırmaya devam etmeliler. Batının büyük oyuncuları ve George Soros gibi büyük fonların sahipleri hemen konuyu pişirip batının kamu yöneticilerine benimsettiler ve hem IMF, hem de ( daha da ilginci tarihinde ilk defa) ABD Merkez Bankası (FED) gelişmekte olan ülkelere daha önce görülmedik bir şekilde borç verme yarışına girdiler.

ABD Merkez Bankası, George Soros’un ve batılı diğer büyük oyuncuların yukarıda özetlediğim isteklerine uygun olarak Brezilya, Meksika, Güney Kore ve Singapur’a 30’ar milyar dolarlık “swap” olanağı tanıdı. Bu ülkelerdeki döviz kurları düşmeye başladı. IMF’nin bolca dolar sağlamaya başladığı ülkelerin sayısı da giderek artıyor. Daha yenileri de olacak. Böylece gelişmekte olan ülkelere verilen astronomik borçlarla onları borçlandırıp, ithalatlarını artırıp gelişmiş ülkelerin kendi mallarına talep yaratmak suretiyle gelişmiş ülkelerdeki ekonomik krizi ve durgunluğu aşmayı kolaylaştırmak istemektedirler. Yani krizi aşmada gelişmekte olan ülkeleri borçlandırıp sömürmek bir araç olarak kullanılmaktadır.

Türkiye’de döviz kurlarının düşmesini isteyenler veya bu yönde girişimde bulunanlar bilmeyerek (bazı bağlantılı kişiler ve şahsi çıkarı gerektirenler ise bilerek) George Soros ve diğer batılı büyük oyuncularla aynı amaca hizmet etmektedirler.

Bizim Merkez Bankası’nın döviz satım ihaleleri de Soros ve benzerlerinin amaçlarına hizmet eder, cari açığı iflas edinceye kadar devam ettirir. Bu günlerde ülke çıkarları Merkez Bankasının döviz satım ihaleleri değil döviz alım ihaleleri yapmasını gerektirir. Aksi halde ülke menfaatleri ve döviz rezervleri yabancı fonlara peşkeş çekilmiş olur. Sonuç daha çok dışa bağımlılık, sömürülme ve teslimiyet olur.

Artık cari açık yoluyla yabancı malı tüketmek için yabancılardan borçlanmak, borçlanılan dövizleri düşük kur sayesinde artan ithalatla tekrar yabancılara geri vererek ülke olarak geleceğimizi tüketmekten vazgeçmeliyiz. Daha birkaç ay öncesine kadar söylenen çari açık problem değil borçlanabiliyoruz şeklindeki günü güllük gülistanlık göstermek uğruna geleceğimizi dinamitleme politikası katiyetle geride bırakılmalıdır. Döviz ihtiyacımızı daha çok ihracat yaparak, daha çok turizm geliri sağlayarak, daha az ithalat yaparak karşılamalıyız. Döviz kuru politikası bu amaca yönelik olmalı, tamamına yakını tüketim esaslı hammadde, ara mal ve tüketim malı ithalatına yapılan harcamaları, popülist nitelikli harcamaları azaltıp onun yerine enerji yatırımlarına, verimlilikte dönüşüm yaratacak teknoloji ve kalkınma yatırımlarına harcamalıyız.

Dr. Hamit BOZKURT
Eski Maliye Müfettişi

Read more...

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP