Kriz kahini uyardı! Sevinmeyin!

25 Ağustos 2009 Salı

Son dönemde piyasada tartışılan en önemli konulandan biri krizin şekli… Bunun için oldukça fazla görüş var.

Bu görüşleri bazı harflerle anlatmak da savın kolay anlaşılması açısından önemli hale geldi. Zira kriz artık “V”, “W”, “L” ve “U” anlatılmaya başlandı. Bu tür tabirleri kullanan usta ekonomistler olunca da konu biraz daha önemli hale geliyor.

Biz de bigpara.com olarak her zaman için usta ve uluslar arası arenada tanınan ekonomistlerin görüşlerini sitemizde yer vermeye özen gösterdik. Bahsi geçen ekonomistler arasında belki de en çok tanınanı kriz kahini olarak da bilinen Nouriel Roubini…

Roubini de krizin şekli konusunda ciddi bir yazı yazdı. İşte kriz kahini Roubi’nin krizin şekli konusundaki uyarısı…

Küresel ekonomi en kötü durgunluk ve ‘Büyük Burhan’dan bu yana olan ekonomik krizlerin en dibine doğru ilerlemeye başlamıştır. 2008’in 4. çeyreği ve 2009’un ilk çeyreğindeki oranlar burhanın erken dönemlerine benzedi. Ancak geçen senenin sonlarında siyasetçiler cephaneliklerinde bulunan silahları kullanmaya başladılar.

Harcanan çabalar işe yaradı ve ekonomik aktivitelerdeki serbest düşüşler azaldı. Önümüzde ise ucu açık 3 tane soru bulunmakta. Ekonomik durgunluk ne zaman sonuçlanacak? Ekonomik iyileşmenin biçimi ne olacak? Bu durgunluğun yinelenme riskleri var mı?
Birinci soruya göre 2009’un ikinci yarısında küresel ekonomi dibe vuracağa benziyor. Bir çok gelişmiş ekonomilerde (Amerika, İngiltere, İspanya ve İtalya) ve diğer birçok Avrupa ülkesinde durgunluk yıl bitiminden önce tamamıyla ortadan kalkmayacak. Bazı diğer gelişmiş ülkelerde (Avustralya, Almanya, Fransa ve Japonya) ve diğer gelişen pazarlarda (Çin, Hindistan, Brezilya, diğer Asya ve Latin Amerika ülkeler) iyileşme başlamıştır.

İkinci konuya gelecek olursak tartışma şu iki konu arasında. V biçimli iyileşmenin hızlı olacağıma inanlar ve benim gibi U biçimli iyileşmeye güvenenler.

U dönüşü iyileşmeler üzerine bazı tartışmalar dönmektedir. Amerika’da ve diğer her yerde işsizlik oranı artıyor, 2010’a gelindiğinde işsizlk oranı yüzde 10un üzerinde olacak. Bu talep ve banka kayıpları için kötü haber olsa da uzun zamanlı işgücü kalitesi ve istihdam artışı için ilginç.

LİKİDİTE KRİZİ DEĞİL BORÇLARI ÖDEYEMEME KRİZİ

İkinci olarak bu kriz sadece bir likidite krizi değil aynı zamanda bir borçları ödeyememe krizidir.Ancak kaldıraçlı işlemlerden kurtulma doğru bir noktadan başlamamış onun yerine finansal kurumların kayıpları kamusallaştırılmış ve bunlar hükümet bütçelerine dahil edilmiştir.

Bu bankaların borç verme yeteneklerini, hane halkının harcama isteiğini şirket yatırımlarını sınırlayıcı bir durum..

Üçüncü olarak, cari açığı fazla olan ülkelerde tüketicilerin harcamalarını kesmelerine ve daha fazla tasarruf etme eğilimine girmesşne yol açar. Fakat borç yüküyle çevrili tüketiciler düşen ev ücretlerinden ve hisse senetlerinden, dolayı bir refah şokuna uğrayabilirler.

Dördüncü olarak finansal sistem kanunların desteğine rağmen hala ciddi ölçüde zarar görmüş durumda. Bankacılık sisteminin oluşturmuş olduğu gölgeler ortadan kayboldu ve geleneksel bankalar trilyonlarca dolar kayıplarla yüklenmişlerdir.

Beşinci olarak zayıf karlılık, yüksek borçlar ve öngörülen riskler yüzünden, yavaş büyüme ve kurumsal kar marjları üzerinde olan deflasyonist baskının artan kararlılığı, şirketlerin üretim motivasyonuna ket vurabilir, işçi alımını ve yatırımlarını engelleyebilir.

Altıncı olarak, özellikle devlet yardımlar bunun sonucundaki kamu maliyesindeki açıklarının bir süre sonra özel sektörü dışlayıcı bir duruma düşürebilir ve bu mevcut teşvik planlarının etkilerini, gelecek yılın başlarında boşa çıkmasına neden olabilir. Bu yüzden, sürekli bir büyümeyi desteklemek için, özel tüketici taleplerini arttırmak gerekiyor.
Yedinci olarak küresel dengesizlikteki azalmalar müsrif ekonomideki mevcut hesap açıklarının ne olduğunu ortaya çıkıyor, ABD gibi açık veren ülkeler tasarruf eden ülkeler yaklaşacaklar. Fakat eğer domestik talepler ödemeler dengesi fazla veren fazlalığı olan ülkelerde hızlı bir şekilde artmazsa küresel boyutta çok daha yavaş ilerleyen büyümelere tanıklık edeceğiz demektir.

Bir diğer W şekilli durgunluğuna neden olan riskin iki nedeni var. Başlangıç için, büyük mali durumdan ayrılmaya dayalı riskler var. Eğer bu hükümet burada vergiyi yükseltirse iyileşme yok olur, eğer yüksek bütçe zararlarını sürdürmeyi göze almaya devam ederlerse, tahvil piyasları bu politka yapıcıları cezalandırabilr.. Böylece enflasyon beklentileri artacak, uzun zamanlı tahvil fazileri artacak ve borç alma oranları ciddi bir şekilde tavan yapabilir.

Bu tür resesyondan korkmamın, bir diğer nedeni de petrol, enerji ve yiyecek fiyatlarının şu anda çok daha hızlı bir şekilde yükseliyor olması, üstelik çok daha hızlı artmaya da devam edebilirler. Geçen sene petrolün varilinin 145 dolar olması küresel ekonominin gidişatı hakkında bir ipucuydu. Küresel ekonomi bir diğer çelişkili şoku kaldıramaz.

Özetle, iyileşmenin bir anemiye yani kansızlık tehditi ile karşı karşıya kalması, ve genel trendin altına düşmesi söz konusu olacak gibi gözüküyor. Bu durum W resesyon için büyük risk getiriyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

1-) Yorum yazarken imla kurallarına uyunuz ve küfür etmeyiniz.

2-) Yorum yazmak için, "Yorumlama Biçimi" bölümünden "Adı/URL" seçeneğine tıklayarak, adınızı ve URL (Varsa site adresinizi)'nizi yazınız ya da "Anonim" seçeneğine tıklayarak yorumunuzu "Adsız" olarak yazınız.

Yorumunuz için şimdiden teşekkür ederiz.

Abone Olursanız Haberiniz de Olur!

Aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp gelecek olan onay linkine tıklayınız. Bu sayede en son borsa haberleri, borsa yorumları ve borsa tüyoları, e-mail adresinize gelecek.

|

Borsa-Tuyolari.Blogspot.Com

Bu sitede; başta Borsa Haberleri olmak üzere, ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri bulabilirsiniz. Borsa Yorumları ve Borsa Tüyoları ile yatırımlarınız öncesi fikir edinebilir; Canlı Borsa bandı ile Hisse Senetlerini yakından takip edebilirsiniz. Bu site, yatırım danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, bankalar ile kullanıcılar arasında imzalanan resmi bir sözleşme ile verilmektedir. Bu sitede, kişisel yorumlar da bulunabilir.
Bu blog, altyapısı Google tarafından sağlanan Blogger hizmetinden faydalanmaktadır.

Back to TOP